11. Hukuk Dairesi 2024/4546 E. , 2025/3145 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/828 Esas, 2024/992 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/281 E., 2023/155 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA VE KARŞI DAVAYA CEVAP Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Cam isimli kendisine ait iş yerinden cam üretimi yaptığını, davacının müşterilerine temin edeceği ısı cam ürünler için davalı şirketten satın almak için teklif aldığını, teklifin davacı tarafından onaylandığını, davacının camların bedelini toplam 130.000,00 TL tutarında çekler ve bono ile ödediğini, davalı tarafından senet ve çeklerin alındığına dair 09.10.2021 tarihli tahsilat fişinin davacıya verildiğini, kalan 4.563,87 TL ödemenin camların teslimi sırasında verileceğinin kararlaştırıldığını, davalının edimini yerine getirmediğini, müvekkilinin ürünlerini teslim edemediği müşteriler nedeniyle maddi olarak ve itibar kaybı yaşayarak zarara uğradığını ileri sürerek davalının sözleşmeden ... edimini aynen ifasına ve toplam 2.824,80 m² camın davacıya teslimine, davacının gecikmeden ... zararı belirlendiğinde alacağı belirli ... getirmek üzere şimdilik 1.000,00 TL gecikme tazminatının davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, karşı davanın reddini istemiştir.
II. CEVAP VE KARŞI DAVA Davalı vekili cevap dilekçesinde; 05.10.2021 tarihinde davalı şirket tarafından davacıya cam satış fiyatlarını bildirir teklif formu gönderildiğini, ürünleri temin edeceği dava dışı ... Cam San. Tic. A.Ş.'nin senet kabul etmediğini söylemeleri üzerine davacının senedin teminat olarak durmasını, daha sonra müşteri çeki ile değiştireceğini bildirmesine rağmen bu taahhüdünü yerine getirmediğini, bu sürüncemede cam fiyatlarındaki artıştan dolayı zarara uğradıklarını, davalı şirketin camları ... Cam San. Tic. A.Ş.'den alıp piyasaya sunduğunu, cam fiyatlarındaki artış üzerine davacı yana bildirimde bulunduğunu, davacının zamlı fiyatları öğrenince çok fahiş olduğunu iddia ederek siparişten vazgeçtiğini, çeklerin ... Cam San. A.Ş. tarafından iade edildiğini, bu sebeple sözleşmenin aslında hiç kurulmadığını, taraflar arasında irade uyuşmazlığı bulunduğunu, davacı tarafından verilmiş olan 30.12.2021 tarihli çekin ödemesinin davacıya iade edildiğini, davacının buna ilişkin herhangi bir itirazının olmadığını, sürecin davacının kusuruyla sürüncemede kaldığından uzadığını, bu sırada cam fiyatlarında olağan üstü bir artış olduğunu, eğer sözleşmenin kurulduğu varsayılırsa davalının teklif formundaki bedelle malı temin etmesi ve edimini ifa etmesinin fiyatlardaki öngörülmeyen olağanüstü artış nedeniyle dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bu yüzden sözleşmenin artan fiyatlara göre ifa edilmesine yönelik olarak uyarlanması taleplerinin olduğunu, uyarlanma mümkün olmazsa 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı TBK) 138. maddesi gereğince sözleşmeden dönme hakkını kullanacaklarını savunarak davanın reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise karşı davalarının kabulü ile sözleşmenin artan bedellere göre ifasına yönelik uyarlanmasını, uyarlanma mümkün olmazsa sözleşmeden dönülmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından hazırlanan 05.10.2021 tarihli teklif formunun 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 8/2 hükmü uyarınca icap (öneri) niteliğinde olduğu, davacı şirket tarafından teklif formunun imzalanıp onaylanarak davacıya gönderilmesinin ise kabul niteliği taşıdığı, böylelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin kurulduğu, kaldı ki davacı tarafından mal teslim edilmeden bir takım ödemeler yapıldığı, bu ödemelerin davalının da kabulünde olduğu göz önüne alındığında ödeme sözleşmenin ifa safhasına ilişkin olup bunun dahi tarafların sözleşme kurulmasından sonra ifa safhasına geçtiklerini, davacının teklif formunda belirtilen malları teslim borcu altına girdiğini gösterdiği, davalı tarafın tedarikçi firmanın çek ile yapılan ödemeleri kabul etmediği ve fiyatları yükseltmesi sebebi ile sözleşme koşullarının uygulanamayacağına ilişkin savunmasının tedarikçi firma ve davalı arasındaki ilişkide üçüncü kişi olan davacıyı bağlamayacağından yerinde görülmediği, davacı tarafından temerrüt ihtarının yapıldığı, somut olayda davacının seçimlik hakkını aynen ifa yönünde kullandığı, gecikme tazminatı yönünden Mahkemece verilen kesin süre içerisinde talep sonucunun ve miktarının açıklanmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 05.10.2021 tarihli sözleşmenin aynen ifası ile m2 birim fiyatı 40,37 TL olan toplam 134.563,87 TL bedelli 3210 en 2500 boy 11 adet/blok şeklinde 352 adet 2.824,800 m2 camın davalı-karşı davacıya aynen teslimine, gecikmeden ... zarara yönelik davasının açılmamış sayılmasına, karşı dava yönünden yapılan incelemede; her ne kadar davalı cam fiyatlarındaki artıştan ve camı tedarik ettiği firmanın sözleşmede belirtilen fiyatları kabul etmemesinden bahisle uyarlama isteminde bulunmuşsa da davacı tarafın tacir olduğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18/2 hükmüne göre, her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, ülkemizde 1958 yılından beri devalüasyonların ilân edildiği, zaman zaman ekonomik krizlerin vuku bulduğu, devalüasyonlar ve ekonomik kriz sebebiyle para biriminin yabancı para birimleri karşısında, değerinde önemli oranlarda düşüş yaşadığı, döviz ile borçlanmanın risk taşıdığı da toplumun büyük bir çoğunluğu tarafından bilinen bir olgu olduğundan, tacir olan davacının ülkemizde zaman zaman yaşanan işbu nevideki krizlerin yaşanabileceği olgusu ve bilinciyle ticari faaliyetini sürdürmesi gerektiği, işbu durumun davacı tarafça öngörülemeyecek ve sözleşmenin uyarlanmasını gerektirir sebeplerden olmadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından hazırlanan 05.10.2021 tarihli teklif formunun icap niteliğinde olup davacı tarafından teklif formunun imzalayıp onaylanmasının kabul niteliği taşıması nedeniyle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalının mal teslimi yapmadığı, davacının seçimlik hakkını aynen ifa yönünde kullanması nedeniyle Mahkemece verilen hükmün yerinde görüldüğü, aynen ifaya ilişkin hükümde bedel belirlendiği, bedel ödeme borcunun mal tesliminden sonra muaccel ... geleceği, sözleşmenin uyarlanmasını gerektirir sebeplerin bulunmadığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı-karşı davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş , hüküm davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, aynen ifa ve gecikmeden ... zararın tazmini; karşı dava, satış sözleşmesinin şartlarının uyarlanması talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, asıl dava sözleşmenin aynen ifasına ilişkin olup, Mahkemece davacının aynen ifa talebinin kabulü ile toplam 134.563,87 TL bedelli camın davacı-karşı davalıya teslimine karar verilmiştir. Davalı-karşı davacının asıl davaya yönelik temyize konu ettiği meblağ Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığından davalı-karşı davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davalı-karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b (1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin asıl davaya yönelik vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde karşı dava yönünden davacıya iadesine, 07.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b5410698bd306cc7 978adfd658e16ff2