11. Hukuk Dairesi 2024/3992 E. , 2025/2553 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1199 Esas, 2024/810 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/73 E., 2022/95 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin her türlü toprak eşya mamulleri ile porselen ve seramikten mamul mutfak eşyalarını, inşaat malzemelerini, nalburiye emtiası ile porselen ve seramik sanayinde kullanılan bilumum hammaddeyi, yarı maddi, malzeme ve teçhizatı yapmak, alıp satmak ve pazarlama faaliyetlerini gerçekleştirdiğini, müvekkilinin 2020/04721 tescil numaralı tasarımın hak sahibi olduğunu, davalının İstanbul'da faaliyet gösterdiği işyerinde, müvekkili şirkete ait ve tescilli bulunan tasarıma konu ürünlerin taklidini yaparak satışa sunduğunu, davalının bu satış ile haksız kazanç sağladığını ve davalının söz konusu eylemlerinin müvekkilinin tasarımdan doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek müvekkili adına tescilli tasarıma yönelik tecavüzün tespitini, şimdilik 1.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL itibar ve 30.000,00 TL manevi tazminatın, tecavüzün yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait ürünler ile benzerlik göstermeyen ve henüz kesinleşmeyen tescil başvurusuna dayanılarak öne sürülen tasarım hakkına tecavüz iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, davacının haksız rekabet iddialarının gerçeği yansıtmadığını, tazminat talepleri açısından ispat yükünün davacı tarafta olduğunu ve kullanılan soyut ifadeler dışında zararı ispata yönelik hiçbir somut delil sunulmadığını, davacının dosya kapsamındaki tüm iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafa ait 2020/04721 numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait olduğu iddia edilen ve dava dilekçesi ekinde sunulan “...” isimli ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebeple farklı olarak algılandıkları, dolayısıyla ürünlerin farklılaştığı, ürünler arasında iltibasın olmaması nedeniyle davalı kullanımının tecavüz niteliği arz etmediği ve bu tespitlere bağlı olarak haksız rekabet ve tazminat koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyeti raporunda davacının tescilli tasarımları ile davalı ürününün geometrik biçim ve oranlarının, yüzey özelliklerinin birbirinden farklı olduğu, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar olduğu tespit edilmiş olmakla tasarımda korunanın görünüm olduğu, davacının tasarımları ile davalı ürünü arasında benzerlik olmadığından davalının ürün görselinde ... ibaresini kullanmasının da tecavüz oluşturmayacağı dikkate alındığında davanın reddi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, men'i, ref'i, maddi, manevi tazminat, itibar tazminatı istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! de2f4d5dadb0b7dc cb8ba06b3b327a87