Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/2429 E., 2025/1082 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2429 E., 2025/1082 K. (19.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2429
Karar No
2025/1082
Karar Tarihi
19.02.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/2429 E. , 2025/1082 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/139 E., 2024/306 K. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/128 E., 2020/269 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; merhum Prof. Dr. ...'in "İslam'da Bilim ve Teknik" adlı Almanca orijinal eserinin Türkçeye çevirisinin müvekkili tarafından Türkiye Bilimler Akademisi (...) ile yapılan sözleşme kapsamında yapıldığını, bu sözleşme ile ...'nın yalnız kendisinin basım, çoğaltım, yayım ve dağıtımı hususunda müvekkilinin muvafakatinin gerektiğini, müvekkilinin "çeviri eser sahibi" olarak sahip olduğu mali hakların mutlak haklar nev'inde olduğunu, kanunda muhteviyatı açıkça belirtilen bir devir sözleşmesine sahip olmayan hiç kimsenin "çeviri telifin mali haklarını" bir başkasına devredemeyeceğini, ...'nın da bu hakları devredemeyeceğini, davalı şirketin çeviri eser sahibinin müvekkili olduğunu bilmesine rağmen müvekkili ile telif konusunu görüşmediğini ve eserin ismini orijinalinden farklı olarak "İslam Uygarlığında Astronomi, Coğrafya ve Denizcilik" olarak belirlediğini, müvekkili ile hiçbir sözleşme yapmadığını ve telif bedeli ödemediğini müvekkilinin mali haklarına haksız tecavüzde bulunduğunu iddia ederek 5846 sayılı Fikir ve sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) 68. maddesi hükümlerine göre müvekkili için sözleşme yapılsaydı hak edeceği telif bedelinin üç kat fazlası olan 966.000,00 TL'nin arabuluculuk tutanağının tarihi olan 23.01.2019 tarihinden itibaren bu durum kabul görmez ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açma hakkının olmadığını, ... ile davacının yaptığı sözleşmede tercümeye ilişkin hakların ...’ya ait olduğunu, dava konusu kitabın 16.10.2009 tarihinde basıldığını, kitap yayınlandığında kitabın yazarının bizzat katılımı ile Topkapı Sarayı bahçesinde basın toplantısı düzenlendiğini, davacının haksız fiil iddiasına dayalı kitabın yayınlandığını yeni öğrendiği iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda ... ile davacı arasında yapılan 25.11.2005 tarihli çevirmenlik sözleşmesinin mali hakların tam ruhsat şeklinde devri sözleşmesi niteliğinde olduğu, sözleşmenin 6. maddesi gereğince davacının davaya konu orijinal eseri, sipariş sözleşmesi başka bir deyişle istisna akdi ile Türkçe’ye çevirdiği ve tercümesi üzerindeki tüm mali hakları da ...’ya devrettiği, dolayısıyla tercümeye ilişkin mali hakların ihlali sebebiyle talepte bulunma hakkının davacıya değil sözleşmenin tarafı olan ve mali hakları devr alan ...'ya ait olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının çevirmen sıfatıyla teliften doğan mali haklarına tecavüzden dolayı FSEK'in 68. maddesi hükümlerine göre tazminat istemine ilişkindir. 3. Değerlendirme 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve her ne kadar İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde sübut bulmayan davanın reddine denilmişse de gerekçe içeriğinin davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı yönünde olmasına ve bu hususun sonuca etkili olmamasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava, çeviri eser üzerinde davacının telif haklarının ihlal edildiği iddiasıyla FSEK'in 68. maddesi kapsamında tazminat istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı sebebiyle davanın reddine karar verilerek davalı yararına 65.350,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ancak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13. maddesinin dördüncü fıkrasında maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı düzenlemesi mevcuttur. Bu durumda karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin ikinci kısmın ikinci bölümünde Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinde takip edilen davalar için kararlaştırılan vekalet ücreti 4.910,00 TL olarak belirlenmişken, davalı yararına bu miktarın aşılması sureti ile 65.350,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “65.350. TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “4.910,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı