11. Hukuk Dairesi 2024/1338 E. , 2025/1047 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/2408 Esas, 2023/1393 Karar HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2020/518 E., 2022/550 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 18.02.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Türkiye ve yurtdışından turist getiren acente faaliyetinde bulunan bir tur operatörü firması olduğunu, davalının ise otel işletmeciliği yaptığını, taraflar arasında 2018 yaz sezonunu kapsayan oda kontenjan sözleşmesi akdedildiğini, davalının, müvekkilinin göndereceği müşterileri otelinde konaklatacağını taahhüt ettiğini, davacının sözleşmeye uygun şekilde pazarlama faaliyetlerine başladığını, davalı otelinde sözleşmede öngörülen tarih aralıklarında konaklatmak için müşteri temin ettiğini, muhataptan müşterilerinin rezervasyonlarını onaylanmasını istediğini, muhatabın sözleşmeye uygun biçimde ilk yapılan iki rezervasyonu konfirme ettiğini, davalının sonradan iletilen rezervasyonları akde aykırı şeklide kabul etmediği gibi online rezervasyon sistemine düştüğü notta da otelin davacının satışına kapatıldığının belirtildiğini, ayrıca davalının gönderdiği başka bir mailde de otel ile alakalı başka bir tur operatörü ile tek satıcı olarak anlaştığı için otele müşterileri kabul edemeyeceklerini ifade ettiklerini, davalıya o ana kadarki tüm rezervasyonları komfirme etmesi gerektiği ve tavrının akde aykırı olduğuna ilişkin noterden ihtarname gönderildiğini, davalının kendisine tanınan sürede veya sonrasında müşteri rezervasyonlarına onay vermediği gibi yeni rezervasyonları da teyit etmediğini, davacının akdi haklı nedenle fesh etme ve sözleşmede belirtilen cezai şart bedelini isteme hakkının doğduğunu, davalıya fesih ve cezai şart ile ilgili ihtarname gönderildiğini ve cezai şart bedelini 3 gün içinde ödemesi gerektiğinin bildirildiğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 euronun faiziyle birlikte davacıya ödemesine karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 780.808,82 euroya yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin tek taraflı olarak sadece davalıya yükümlülükler yüklediğini, hukuka ve ticari ahlaka aykırılık taşıdığını, sözleşmenin kontenjan sözleşmesi olduğunu, garanti oda temini sözleşmesi niteliği taşımadığını, bu tip sözleşmelerde tarafların dönem dönem birbirlerini satışa kapatabildiklerini, davalı tarafça önce otelin satışa kapatıldığını, ancak daha sonra yapılan görüşmeler neticesinde otelin satışa açıldığını, sadece davacı tarafın menfaatini gözeten aşırı yararlanma hükümlerini içeren sözleşmenin ve dolayısıyla cezai şartın da geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin feshinde davalının haksız olduğu, sözleşme hükümlerine göre davacının cezai şart talep edilebileceği, dosya kapsamında tespit edilen 780.808,82 euro cezai şartın tahsilinin davalı şirketin eskiden olduğu gibi ticari hayatını sürdürmesine engel teşkil etmeyeceği, davalı şirketin rayici değerlerine bakıldığında ise söz konusu cezanın iktisaden davalı şirketin mahvına sebep olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 780.808,82 euro cezai şart alacağının 04.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarının euro cinsinden açılan 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek orandaki faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesince, sözleşmenin feshinde davalının kusurlu olduğu ve davacının cezai şart talep edebileceği yönündeki İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin yerinde olduğu, davalı otelin rayiç bedelinin de değerlendirilmeye alınarak cezai şartın fahiş olmadığı ve davalının ekonomik mahvına neden olmayacağı yönündeki değerlendirilmelerde isabet bulunmadığı, taraflar arasındaki 07.07.2017 tarihindeki sözleşmenin 2018 yılı yaz sezonu başlamadan 11.12.2017 tarihinde feshedildiği, davalı şirketin borca batık oluşu, sözleşmenin turizm sezonu başlamadan feshedilişi, tarafların iktisadi durumu, davalının ödeme kabiliyeti, borcunu yerine getirmemiş olması dolayısıyla sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı ölçü olarak alındığında cezai şartın takdiren 30.000,00 euro olarak belirlenmesinin daha isabetli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak 30.000,00 euro ceza-i şart alacağının 04.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarının euro cinsinden açılan 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek orandaki faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, oda kontenjan sözleşmesinin feshinden kaynaklı cezai şart talebine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Bölge Adliye Mahkemesince bilirkişi raporu ile hesap edilen 780,808,82 euro cezai şartın kararda yazılı gerekçelerle fahiş olduğu belirlenerek bu miktardan indirim yapılarak takdiren 30.000,00 euronun davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bilirkişilerce belirlenen 780.808,02 euro cezai şart miktarı somut dosya kapsamına göre fahiş ise de Bölge Adliye Mahkemesince takdir edilen 30.000,00 euro cezai şart miktarı da dosya kapsamına göre çok düşük kalmıştır. Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince daha hakkaniyetli ve kabul edilen miktardan daha yüksek bir miktarda cezai şarta hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde davalıya iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7a777f5d4026f883 72ad37267a607910