11. Hukuk Dairesi 2024/2336 E. , 2025/874 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/94 Esas, 2023/1111 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1279 E., 2020/590 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile dava dışı ... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalıların bu kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, krediden kaynaklanan borcun süresinde ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine 337.367,51 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibine geçildiğini, takibin davalıların itirazı üzerine durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmelerine ve müvekkili banka tarafından dava dışı şirkete verilen çek karnelerinden 4.800,00 TL'nin davalılar tarafından nakdi teminat olarak depo edilmek üzere takip talepnamesindeki şartlar dahilinde takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından takip dosyasında borcun sebebi olarak 21.04.2014 ve 27.04.2017 tarihli genel kredi sözleşmelerinin gösterildiğini, ancak 27.04.2017 tarihli genel kredi sözleşmesinin icra dosyasına sunulmadığını, 27.04.2017 tarihli genel kredi sözleşmesi ile 21.04.2014 tarihli genel kredi sözleşmesinin ödenerek kapatıldığını ve borcun sonlandırıldığını, müvekkillerinin bu sözleşmelere istinaden herhangi bir borçlarının bulunmadığını belirterek davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 21.04.2014 tarihli kredi sözleşmesine ilişkin bir borcu bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacı banka ile dava dışı ... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 21.04.2014 tarihli 3.500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı ve davalıların bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıkları, ayrıca yine davacı banka ile adı geçen şirket arasında 27.04.2017 tarihli 450.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, ancak bu sözleşmede davalıların kefaletinin bulunmadığı, 27.04.2017 tarihli genel kredi sözleşmesinde sözleşmenin 21.04.2014 tarihli sözleşmenin ayrılmaz parçası olduğu belirtilmiş ve iki sözleşme arasında bağlantı kurulmuş ise de anılan hükmün sözleşmede imzası bulunan dava dışı ... yönünden hüküm ifade edeceği, bilirkişi tarafından yapılan incelemede dosya kapsamında kullandırılan kredilerin tamamının 27.04.2017 tarihinden sonra olduğu, bu tarihten öncesini taşıyan bir borç kaydının bulunmadığı, davalı kefillerin kefalet imzası bulunmayan 27.04.2017 tarih ve 450.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan dava konusu taksitli ticari kredi ve bu sözleşme kapsamında verilen çek karnesindeki çeklerden doğacak çek yasal garanti tutarından sorumlu tutulamayacakları, davacının kendi kayıtlarından davaya konu kredilerin hangi kredi sözleşmesinden dolayı verildiği yapacakları basit bir inceleme ile anlaşılabileceği, davacının yaptığı takipte haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davanın değerinin %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalılara ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında birden fazla genel kredi sözleşmesi bulunduğu, davalıların kefil olduğu sözleşme nedeniyle kullandırılan kredi borcunun yeni imzalanan 27.04.2017 tarihli sözleşme ile sona erdiği, yine bu bahsi geçen ve takibe konu borcu kredi sözleşmesinden ötürü bakiye borcun da bulunduğu, bu sözleşmede davalıların imzasının bulunmadığı, takip konusu borcun davalının imzasının bulunmadığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, kredi sözleşmesi ve kefalete dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 67a9888cbe5245fb 34d2fe1598ebf038