11. Hukuk Dairesi 2024/2464 E. , 2025/865 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/775 Esas, 2024/403 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/750 E., 2023/136 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle takibin kesinleştiğini, müvekkili ile ... tarafından kurulan ... Hayvancılık Gıda Tar. İnş. Enerji İth. İhr. Tic. Ltd. Şti. adına 07.10.2016 tarihinde müvekkilinin imzası bulunduğu 1815 numaralı sözleşme ile davalı bankadan kredi çektiklerini, 04.12.2017 tarihinde müvekkilinin şirket paylarını şirketin diğer ortağı ...'a devrettiğini, bu devirden sonra 20.02.2018 tarihinde adı geçen şirketin 2343 numaralı sözleşme ile ikinci bir kredi çektiğini, bu kredilerin ödenmediği gerekçesiyle müvekkili adına icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin imzasının bulunduğu 1815 numaralı kredi sözleşmesi kapsamında borç bulunmadığını, takibe dayanak gösterilen 2343 numaralı kredi sözleşmesinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti ile takibinin müvekkili yönünden iptaline, davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, müvekkili banka ile ... Hayvancılık Gıda Tar. İnş. Enerji İth. İhr. Tic. Ltd. Şti. arasında 07.10.2016 tarihli kredi sözleşmesi ile 20.02.2018 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeler gereğince krediler kullandırıldığını, davacının 07.10.2016 tarihli sözleşmeye kefalet verdiğini, kefalet tarihinde davacının, asıl borçlu şirketin ortağı ve yetkilisi olduğunu, sözleşme borçlusu şirketin sözleşme hükümlerini yerine getirmemesi ve borçlarını ödememesi nedeniyle hesap kat ihtarnamesinin asıl borçlu şirkete ve kefillere gönderildiğini, borçların ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını, davacı tarafından kefalet limitleri doğrultusunda müvekkili bankaya ödenen herhangi bir tutar olmadığını, kredi sözleşmesi gereği sorumluluğun devam ettiğini, davacının borcunun banka kayıtları ile sabit olduğunu savunarak davanın usulden ve esastan reddine, davacı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 20.02.2018 tarihli genel kredi sözleşmesinde imzasının olmaması nedeniyle bu sözleşme nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, ancak davacının kefil olarak imzası bulunan 07.10.2016 tarihli sözleşmeye istinaden dava dışı ... Hayvancılık Gıda Tar. İnş. Enerji İth. İhr. Tic. Ltd. Şirketi'ne 06.07.2017 tarihinde spot borçlu cari hesap kredisi verildiği, bu borcun tamamının ödenmediği, buna göre davacının takip tarihi itibariyle davalı bankaya 898.739,62 TL asıl alacak, 17.963,55 TL işlemiş temerrüt faizi, 898,18 TL faizin %5 BSMV'si olmak üzere toplamda 917.601,35 TL borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının Kulu İcra Müdürlüğünün 2020/57 Esas sayılı dosyasından 655.828,80 TL asıl alacak, 17.134,00 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.790,52 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 674.753,32 TL borçlu olmadığının tespiti ile takibin bu miktar üzerinden iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının imzası bulunmayan sonraki tarihli kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerden sorumlu olmayacağı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.