Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/8887 E., 2025/13093 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8887 E., 2025/13093 K. (07.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8887
Karar No
2025/13093
Karar Tarihi
07.10.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/8887 E. , 2025/13093 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/14 E., 2025/75 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.09.2003-23.04.2009 tarihleri arası sigortalılığının geçerli olduğunun ve tahsis talep tarihi olan 22.02.2013 tarihi itibarıyla emekliliğe hak kazandığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının emekli olmak için 49 yaş şartını yerine getirdiğini ancak 9000 gün şartını yerine getirdiği tarihte prim ve prime ilişkin tüm borçlarını ödediği takdirde ve yeni tahsis talep delikçesi verdiğinde değerlendirileceğinin bildirildiğini, davacının 2000 yılından 2009 yılına kadar vergi kaydının bulunmadığını, bu nedenle zorunlu Bağ-Kur kapsamında değerlendirilemeyeceğin açık olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2024 tarihli kararı ile; ''1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 2-Davacının 01.09.2003- 21.04.2009 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğu ve tahsis talebi olan 22.02.2013 tarihini takip eden aybaşı olan 01.03.2013 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine,'' karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk derece mahkemesinin 13.02.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "eldeki dosyada, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının doğum tarihinin 01.01.1965 olarak dikkate alındığı belirtilerek 25 tam yıl hizmet süresini (01.01.1983+25) 01.01.2008 tarihinde gerçekleştirdiğinin kabul edildiği ve buna göre 01.06.2002 itibariyle 25 yılı doldurmasına 5 yıl 7 ay bulunduğu, 47 yaşını ikmal etmesi ile yaşlılık aylığına hak kazanacağı değerlendirmesine yer verildiği, bilirkişi tarafından yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları belirlenirken 506 sayılı Kanun'un geçici 81. maddesine koşut şekilde sigortalılık süresi esas alınarak bir değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır. 1479 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesine göre yaşlılık aylığı koşullarının belirlenmesinde ise öncelikle 01.06.2002 tarihi itibariyle sigortalının sahip olduğu " primi ödenmiş gün" sayısı bulunmalı, bu şekilde 25 tam yıl prim gün sayısına ulaşılması için gerekli bakiye süre hesaplanarak, davacının yaşlılık aylığı koşulları ve bu kapsamda Kanun'da kademeli olarak belirtilen aylığa hak kazanacağı yaş bulunmalıdır. Somut olayda, 1479 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesi kapsamında davacının yaşlılık aylığı hesabında doğum tarihinin 01.01.1965 olarak dikkate alınması ile 1479 sayılı Kanun'un geçici 10/2. maddesine göre 49 yaşını tamamladığı 01.01.2014 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığı anlaşılmakta olup Mahkemece bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi bozma sebebidir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; '' Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi İle, 1-Davacının 01.09.2003-21.04.2009 tarihleri arasındaki bağ-kur sigortalılığının geçerli olduğunun ve 01.01.2014 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine,'' dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı