Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/2660 E., 2025/13056 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2660 E., 2025/13056 K. (07.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2660
Karar No
2025/13056
Karar Tarihi
07.10.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/2660 E. , 2025/13056 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/91 E., 2024/102 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı ve davalılar Milli Eğitim Bakanlığı ile Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, ... İlkokulu ve ... Yetiştirme Yurdunda geçen çalışmalarının ve 3600 günü doldurmuş olduğundan emekli olabileceğinin tespiti ile 31.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.02.2015 tarih ve 2012/733 - 2015/109 E.K. sayılı kararı ile yargı yolunun caiz olmadığı gerekçesiyle davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 25.05.2015 tarih ve 2015/7486 - 2015/11862 E.K. sayılı kararı ile "Dosyadaki kayıt ve belgeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacının ... İlkokulu ve ... Yetiştirme Yurdundaki geçtiği iddia edilen çalışmalarının 506 sayılı Kanun hükümlerine göre mi yoksa 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre mi geçtiği hususlarının açıklatılmadığı, yine davacının yaşlılık aylığı talebinin 506 sayılı Kanun hükümlerine göre mi; yoksa 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre mi sitenildiği hususunun da açıklatılmadığı, hükmün bu eksik haliyle verilmiş olduğunun anlaşıldığı, Mahkemece yapılacak iş, davacının ... İlkokulu ve ... Yetiştirme Yurdundaki geçtiği iddia edilen çalışmalarının 506 sayılı Kanun hükümlerine göre mi; yoksa 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre mi geçtiği hususlarının açıklatmak, yine davacının yaşlılık aylığı talebinin 506 sayılı Kanun hükümlerine göre mi yoksa 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre mi sitenildiği hususunu da açıklatmak, toplacak delillere göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir." şeklindeki gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 03.02.2021 tarih ve 2015/445 - 2021/36 E.K. sayılı kararı ile davacının davasının kabulü ile davacının 01.03.19 62... .06.1962 tarihleri arası 105 gün, 19 62... yılı eğitim ve öğretim yılında 270 gün, 19 63... yılı eğitim ve öğretim yılında 270 gün olmak üzere toplam 645 gün vekil öğretmen olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 10.06.2021 tarih ve 2021/2901 - 2021/8094 E.K. sayılı kararı ile Mahkemece, davacının hizmetlerinin geçtiği “... İlkokulu ve ... Yetiştirme Yurdu” olduğu ve davaya dahil edilmediği, kamu kuruluşu olan işverenlikte herhangi bir yazılı belgeye ulaşılamadığı, yetersiz tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca kesintisiz çalışma iddiası olduğundan yukarıda ilkeleri ortaya konulan hak düşürücü sürenin hesaplanması için kesintisiz çalışma süresinin sonu, hak düşürücü sürenin hesabında başlangıç tarihi olarak dikkate alınmalıdır. Yapılacak iş, öncelikle “... İlkokulu ve ... Yetiştirme Yurdunda” nezdinde işverenin davaya dahil edilmesi sağlanmalı, ilgili Kaymakamlık ve Valilikten kapatılan davalı kurumların hizmet belgelerinin istenmesi sağlanmalı, bozmadan sonra dinlenen ve davacının çalışmasını doğrulayan tanıkların davalı ... Rasim İlkokulu ve ... Yetiştirme Yurdundaki çalıştıklarına dair kurum kayıtları araştırılmalı, dava edilen dönem için başka bordro tanıkları araştırılmalı ve tespit edilecek tanıklardan resen seçilecek tanıklar dinlenmeli, davacının çalışmasının varlığı, ne zaman sona erdiği şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmalı ve buna göre hak düşürücü süre yönünden değerlendirme yapılmalıdır, şeklindeki gerekçeyle eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen hüküm bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 30.03.2022 tarih ve 2021/360 - 2022/201 E.K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma kararı uyarınca Milli Eğitim Bakanlığı davaya dahil edilerek yapılan yargılama ile davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairenin 14.11.2022 tarih ve 2022/12539 - 2022/14088 E.K. sayılı kararı ile "...506 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinin 17.07.1964 tarihi olması karşısında; 1964 öncesi dönem yönünden mülga 04.02.1957 tarihli ve 6900 sayılı Malûliyet, İhtiyarlık ve Ölüm Sigortaları Hakkında Kanun'un halen yürürlükte olduğu göz önünde tutularak eldeki davada yasanın yürürlük tarihi öncesi talep dönemi yönünden hak düşürücü süre söz konusu olmadığından, davanın esasına girilerek bir karar verilmesi gerekir. Öte yandan davacının yaşlılık aylığı talebi hakkında olumlu veya olumsuz hüküm kurulmaması hatalı olup, davacının yargılama sırasında gerçekleştirdiği doğum borçlanması da dikkate alınarak aylık bağlanması istemi hakkında bir karar verilmelidir. Mahkemece, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar Mahkemenin 22.02.2024 tarih ve 2023/91 - 2024/102 E.K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davasının kısmen kabulü ile davacının hizmet tespitine ilişkin talebinin reddine, davacıya 13.09.2012 tarihli talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar'la taleplerinin karşılandığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesinin ve davacı aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bu yönüyle bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... Bakanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece hizmet tespiti yönünden davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğunu, ancak aleyhe vekalet ücreti tayin edilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bu yönüyle bozulmasını istemiştir. 3.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı yönünden aylık koşulları oluşmadığı halde kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hatalı değerlendirme sonucu kurulan hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalılar Milli Eğitim Bakanlığı ve Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı