Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/8844 E., 2025/12200 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8844 E., 2025/12200 K. (22.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8844
Karar No
2025/12200
Karar Tarihi
22.09.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2025/8844 E. , 2025/12200 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/4958 E., 2023/2450 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 44. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/493 E., 2022/474 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 27.11.2016 tarihinde gerçekleşen iş kazasında, işveren tarafından gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması sebebiyle ayakkabı kutularını yerleştirdiği esnada merdivenin kayması sonucu düşerek malul kaldığını belirterek 5.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini 415.841,28 TL olarak arttırmıştır. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde, 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, iş kazasından dolayı bir maluliyeti ve zararı var ise bu ödemelerin SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemeleri ve/veya sürekli iş göremezlik ödemeleri ve bağlanan gelirlerle ödenmiş olacağını, davacının kazadan sonra da işyerinde çalışmaya devam ettiğini, dava konusu iş kazasının deneyimli bir işçi olan davacının görevini gereği gibi yapmaması, işini yaparken kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemesi neticesinde meydana geldiğini, müvekkili şirkete atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece alınan 02.01.2019 ve 02.10.2019 tarihli kusur raporlarında ve SGK denetmen raporunda; kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin %70, davacının %30 oranında kusurlu bulunduğu, somut olayda hükme dayanak alınan 02.01.2019 ve 02.10.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporlarının, 6331 sayılı Kanun'un öngördüğü koşulları gözönünde tutarak ve özellikle iş yerinin niteliğine göre, işverenin, iş yerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususları ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyetini ve oranını hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptadığı, Adli Tıp İkinci Üst Kurul Raporunda davacının % 28,2 oranında işgücü kaybına uğradığının tespit edildiği, davacının 27.11.2016 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle işgücü kaybına uğradığı, iş kazasının meydana gelmesinde davalının iş hukuku bakımından kusurunun bulunduğu anlaşılmakla 415.841,28 TL maddi tazminata hükmedildiği, davacının geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde yaralandığı, bu olay nedeniyle davacının geçici ve sürekli iş göremezlik kaybının oluştuğu, davacının uğradığı manevi zararın giderimi amacıyla paranın satınalma gücü itibariyle belirli bir meblağın davalıdan alınarak davacıya verilmesi suretiyle davacının zedelenmiş olan yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketi özlenir kılmamak, davalıyı ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin daha dikkatli ve özenli olmaya sevketmek hedeflenerek günün ekonomik koşulları ve tarafların durumları itibariyle manevi tazminatın belirlendiği, borcun kaynağı haksız eylem olduğundan davalı olay tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulduğu gerekçesiyle, davanın ve birleşen davanın kabulüne, "1- 415.841,28 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 27.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2- 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle kazanın seyyar merdivene çıkarak işyerindeki çelik raflarda duran ayakkabı kutularını alırken yaklaşık 3 metre yükseklikten düşmesi ile meydana geldiği, Sosyal Güvenlik Kurumu sağlık kurulu raporu ile davacının iş göremezlik derecesinin %35,2 olarak belirlendiği, davalı itirazı üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 29.07.2019 tarihli kararı ile aynı oranın teyit edildiği, davalı itirazı üzerine İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 08.02.2021 tarih ve 2057 sayılı raporuna göre E cetveline göre %19 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının rapor edildiği, taraf itirazları üzerine Adli Tıp Üst Kurulunun 03.02.2022 tarih ve 475 sayılı kararı ile E cetveline göre %28,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının rapor edildiği ve oranın bu suretle kesinleştiği, Mahkemece hükme esas alınan 02.10.2019 kusur heyet raporunda davacı işçi %30 oranında, davalı Şirket ise % 70 oranında kusurlu bulunduğu, iş yerinin niteliğine göre, işverenin, iş yerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer verilmeyecek biçimde saptandığı, SGK resmi kayıtları ve dosya kapsamı nazara alınarak günlük brüt ücretin tespitinde hata bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan ve ıslaha konu edilen maddi tazminat miktarında, bilirkişi marifetince yerinde şekilde belirlenen peşin değerli sermaye geliri ile rücuya tabi alacaklar yönünden yapılan mahsupta ve tüm hesaplamalarda hata bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıya bağlanan peşin değerli gelirin Sosyal Güvenlik Kurumundan celbedilmediği, bilirkişi tarafından peşin sermaye değerinin hesaplanarak tenzil edildiği, iş göremezlik oranına itirazının dikkate alınmadığı, davacının maluliyetinin tespiti amacıyla Ankara 7. İş Mahkemesinin 2022/589 E. sayılı dosyasında tespit davası açtığını ve davanın derdest olduğunu, bekletici mesele yapılması gerektiği, zarar hesabının kesin malüliyete giriş tarihi esas alınarak yapılması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren başlatılmasının hatalı olduğu, maluliyet oranı %60’dan az olduğu için pasif dönem zarar hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, tazminata esas ücretin hatalı tespit edildiği, kusur oranının hatalı tespit edildiğini, kusur raporlarının çelişkili olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı