10. Hukuk Dairesi 2025/8233 E. , 2025/10594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1583 E., 2024/2144 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/172 E., 2024/89 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı ...'a ait .... .... ve Tekel Bayii unvanlı iş yerinde 01.05.1992 tarihinde çalışmaya başladığını, işveren tarafından işe giriş bildirgesinin verildiğini, ancak bu çalışmanın hizmet dökümünde görünmediğini, Kuruma 02.06.2023 tarihinde başvuru yapıldığını, bu başvurunun Kurum tarafından red edildiğini, işe giriş bildirgesindeki fotoğrafın ve imzanın müvekkiline ait olduğunu belirterek; müvekkilinin sigortalılık başlangıç tarihinin 01.05.1992 olduğunun tespiti ile Kurum kayıtlarının buna göre düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığının yeterli olmadığını, aynı zamanda eylemli olarak çalışmanın da ispatı gerektiğini, Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesi gerektiğini, Kurumun bu davada feri müdahil olduğunu, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek; davanın reddini talep etmiştir. Davalı asil duruşmadaki beyanında, davacının iddiasını doğrulamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davacının ... unvanlı işyerinde sigorta başlangıç tarihinin 01.05.1992 tarihi olduğunun ve 1 gün süre ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, fiili çalışma olgusunun ispatlanamadığını ve davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek eksik inceleme sonucunda karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2, 6, 9, 79 ve 108. madde hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı "... Büfe ve Tekel Bayii" ünvanlı işverenin ... sicil. nolu işyerinden 01.05.1992 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, ... sicil. nolu işyerine ait işyeri tescil bilgilerinin ve bordrosunun gelmediği,bunun yerine işe giriş bildirgesi adresinde kurulu olduğu analaşılan ...-Site ... ve ... Bayii" ünvanlı işverenin bir başka işyeri sicil no.lu işyeri olan ... sicil no.lu işyerinin tescil bilgilerinin ve 1992/1 ve 3. dönem bordrolarının geldiği, büfe ve tekel bayii mahiyetinde bu işyerinin 10.02.1992-31.12.1995 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu,bu işyerinden dava konusu 1992/2. dönemden bordro verilmediği 1 ve 3. dönem bordrolarının olduğu ve bu bordrolarda yer alanların dinlendiği,dinlenen tanıklardan ..., işyerinin büfe olduğundan tek kişinin çalıştığı, davacının da kendisi işyerinden ayrıldıktan çalışmaya başladığını beyan ettiği,geniş çaplı komşu işyeri araştırmasında komşu işyeri tespit edilemediği, davacının işe giriş bildirgesinde belirtilen sicil no.lu işyerinin bordrolarının mahiyeti ve kanun kapsamının araştırılmadığı, böylelikle mahkemece davacı tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 4.Buna göre, Mahkemece ... sicil. nolu ".. ... ve .. Bayii" ünvanlı işverenin işyeri tescil bilgileri ve dava konusu dönem bordrosu araştırılarak celbedilmeli, işverenin vergi mükellefiyet dönemleri araştırılmalı, dava konusu dönem bordrosu olması halinde bordrolu çalışanlar dinlenmeli, bordrolu çalışan olmadığının anlaşılması halinde tarafların da beyanları alınarak çalışmayı bilebilecek olan kişilerin tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle , toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 750b4b54fc3b7ec1 26f647df0933887e