10. Hukuk Dairesi 2025/8127 E. , 2025/13266 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3103 E., 2025/511 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/132 E., 2022/177 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 23.11.2005–07.11.2016 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını, davacının davalıdan olan işçilik alacaklarının tespiti ile hüküm altına alınması için Bakırköy 9. İş Mahkemesinin 2016/619 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine alacak davası ikame ettiğini, yargılama sonunda fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, mahkeme kararının icrası için Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün 2018/12239 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını ve davacının kesinleşmiş ilamdan kaynaklanan ücret alacaklarının davalı yanca ilgili icra dosyasına ödendiğini, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Prime Esas Kazançlar Başlıklı 80. maddesi de göz önüne alındığında, Mahkeme kararına istinaden yapılan ücret niteliğindeki ödemelerin ödendiği ayın kazancına, eğer hizmet akdinin mevcut olmadığı bir tarihte ödeme yapılmış ise prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilerek prime esas kazancın tespit edileceğini, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2020/2601 E. 30.12.2020 tarihli 2020/7943 K. sayılı; 2020/105 E. 11.03.2020 tarihli 2020/2309 K. sayılı; 2017/5556 E.23.10.2019 tarihli 2019/7818 K. sayılı; 2018/1745 E. 12.12.2019 tarihli 2019/9833 K. sayılı, 2014/19943 E. 11.05.2015 tarihli 2015/9093 K. sayılı ilamlarının emsal nitelikli olduğunu belirterek davacıya ait prime esas fark kazancının olduğunun ve miktarının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının davalı ... Dizayn Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nden ayrılmadan önce ücret bordrolarında gösterilen tutar kadar aylık net ücret aldığını kabul ederek bu bedel üzerinden hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatlarını almak suretiyle ibraname imzaladığını, davacıya toplamda 26.000,00 TL tazminat ödemesinin yapıldığını, davanın haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacıya ait bordrolardaki bilgilerin aksinin ancak yazılı deliller ile ispat edilebileceğini, işçinin aylık net ücretinin 2.300 TL olarak kabul edilmesinin kesinlikle mümkün olmadığını, ücret bordroları ve davacı tarafından imzalanan ibranamelerin kesin delil teşkil ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; ücret tespiti davalarında işçilik alacaklarına yönelik davalarda olduğu gibi son ücretten geriye doğru asgari ücrete oranlama yapılarak belirleme yapılmasının mümkün olmadığını, emsal ücretin delil niteliğinde olmadığını, ücret bordrolarının celbedilerek bordrolardaki imzaların davacıya ait olmaması halinde davanın reddinin gerektiğini, Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun madde 288’de yazılı sınırları taşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranması gerektiğini, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2005/14319 E. 2006/7166 K. sayılı kararının bu hususta emsal nitelikte olduğunu, Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesinin gerektiğini, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2001/7661 E. 2001/8229 K. Sayılı 03.12.2001 tarihli kararında da belirtildiği üzere bu tür hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin icap ettiği hususunun Yargıtayın yerleşmiş içtihatları gereği olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalı iş yerindeki 01.11.2016 - 30.11.2016 dönemine ait sigorta primine esas kazancının brüt 10.705,50 TL olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı 01.11. 20 16... .11.2016 tarihleri arasındaki prime esas kazancının tespitini talep ettiği, Kuruma başvuru şartının yerine getirildiği, davacının davalı şirket aleyhine açtığı işçi alacakları davasında Bakırköy 9 . İş Mahkemesinin 2016/619 Esas, 2018/252 K. sayılı dosyası ile ücretinin belirlendiği, istinaf incelemesinden geçen kararın kesinleştiği, kesinleşen ilamın İcra Dairesi olan Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün 2018/12239 Esas sayılı dosyası ile tahsil edildiği, mahkemece kesinleşen mahkeme ilamı ile verilen kararın icra kararı ile tahsil edilmiş olması nedeniyle davacının ücretinin son ay olan 01.11.20 16... .11.2016 tarihindeki prime esas kazancına yansıtılması gerektiğinden davanın kabulüne karar verdiği anlaşılmış olup verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu bu nedenle istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece bilirkişi raporuna yapılan itirazın değerlendirilmediğini, davacının talebi somutlaştırmadığını, davanın yazılı delille ispatlanamadığını, imzalı bordroların dikkate alınmadığını, hükme esas alınan raporun yetersiz ve eksik olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının iddiasını somutlaştırmadığını, ücret bordrolarındaki imzalar davacıya ait ise tespit yapılamayacağını, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini, aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prime esas kazançların tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi