Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2025/741 E., 2025/2440 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/741 E., 2025/2440 K. (19.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/741
Karar No
2025/2440
Karar Tarihi
19.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/741 E. , 2025/2440 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/70 E., 2024/214 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 01.08.1987 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı .... vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, işe giriş bildirgesinin fiili çalışmanın kanıtı olmadığını, çalışma olgusunun somut ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2020 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının, sigorta başlangıç tarihi 18 yaşını tamamladığı 21.10.1987 tarihi olmak üzere, .... sicil numaralı iş yerinde 01.08.1987 tarihinde 1 gün hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine, tespitine karar verilen 1 günlük sigortalılık için yatırılacak primin, prim ödeme gün sayısına dahil edilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.04.2021 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA KARARI A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 12.04.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı .... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 01.12.2021 tarihli kararı ile davacının çalışmasının geçtiği iddia edilen iş yerine o tarihte komşu olan ve dava konusu dönemi kapsar diğer işyerlerinin sahipleri, kapsama alınış tarihleri ve bildirge tarihinde anılan iş yeri çalışanları, davalı Kurumdan sorulmak suretiyle tespit edilerek, bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bordro çalışanı olduğu ancak TC no.su bulunmadığından dinlenilemediği anlaşılan tanık ...’nın kimlik bilgilerinin tespiti için davalı Kurum nezdinde gerekli araştırma yaptırılmalı ve bulunması halinde ifadesine başvurulmalı, ifadesi alınan tanık ...’nun, davacının teyzesi ile 1987 yılında evlendiğini belirtmiş olmasına karşısında nüfus kayıtlarının getirtilerek beyanı doğrulanmalı, tüm bu araştırmalara rağmen beyanına başvurulacak hiçbir tanığın tespit edilememesi halinde, dosya kapsamında yer alan davalı işverenlikten verilmiş, imzalı, işe giriş bildirgesi üzerinde bilirkişi marifetiyle imza incelemesi yaptırılmak suretiyle aidiyeti saptanarak eylemli çalışmanın var olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. ..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kuruma başvuru şartı yerine getirilerek "... Bozma ilamı öncesi ve sonrasında toplanan deliller, işe giriş bildirgesi, sair yazılı belgeler, tanık beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesinde; davalı ... Turizm San. ve Tic.Ltd. Şirketinin, 01.06.1987 tarihinde kanun kapsamına alındığı, 30.11.2000 tarihinde kanun kapsamından çıkarıldığı görülmekle davalı şirketin ticaret sicil kaydından silindiğinin anlaşılması nedeniyle, şirketin ihyası davası açması için davacıya süre verilmiş, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1363 Esas, 2019/920 karar sayılı kararıyla davalı şirketin ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'nin atanmasına karar verildiği ve kararın 27.12.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış, tasfiye memuru olarak atanan ... için usulüne uygun davetiye çıkarılarak taraf teşkili sağlanmıştır. Davacının, 12.08.1987 tarih ve ....sayı ile Kurum kayıtlarına alınan sigortalı işe ilk giriş bildirgesinin, 10.08.1987 tarihinde davalı şirketçe düzenlendiği, .... sicil numaralı iş yerinde 01.08.1987 tarihinde sigortalı olarak işe başladığının bildirildiği görülmektedir. .... tanıklarından ... ....'ın ölü olması, ... ve ...'in yurt dışında olması nedeniyle bu tanıklar dinlenememiş, bununla birlikte bordro tanığı ..., davacının 1987 yılında garson olarak davalı şirkette çalıştığını açık bir şekilde beyan etmiştir. Yine davacının işe giriş bildirgesinde sigorta sicil numarasının ... olduğu, dönem bordrosunda ...'nun sicil numarasının ... olduğu, dönem bordrosunda ...'nın sicil numarasının ... olarak bildirildiği, üç sicil numarasının seri olarak birbirini takip ettiği görülmektedir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının sigorta sicil numarası ile dönem bordrosunda bulunan kişilerin sigorta sicil numaralarının aynı iş veren tarafından aynı anda seri olarak alındığının değerlendirilmesi,.... tanığı ...'nun beyanlarının davacının iddialarını doğrulaması yine davacının diğer tanıklarının, davacının iddiaları doğrular beyanlarda bulunması, davacının teyzesi ile 1987 yılında evlendiğini belirten tanık ...'nun nüfus kayıt örneğinde evlilik tarihinin 04.04.1987 oluşu, böylelikle tanık beyanının doğruluğunun teyit edilmiş olması gibi nedenlerle, davacının 01.08.1987 tarihinde bir gün hizmet akdine dayalı olarak çalıştırıldığının tespitine karar vermek gerekmiştir.... " gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının, sigorta başlangıç tarihi 18 yaşını tamamladığı 21.10.1987 tarihi olmak üzere, .... sicil numaralı iş yerinde 01.08.1987 tarihinde 1 gün hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine, tespitine karar verilen 1 günlük sigortalılık için yatırılacak primin, prim ödeme gün sayısına dahil edilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın reddinin gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve bu tarihin sigortalılığının başlangıç tarihi olarak tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 6, 9, 79 ve 108. hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp aynı zamanda o kimsenin Yasa'nın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir. 2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, bozma hükmüne uyularak yapılan yargılamada otel mahiyetli iş yerine komşu işyerlerinin tespiti amacıyla SGK, belediye, emniyet ve vergi dairesi aracılığıyla yapılan araştırmada komşu iş yerinin tespit edilemediği, işe giriş bildirgesi üzerinde yapılan imza incelemesi sonucu, imzanın davacının el ürünü olduğunun tespit edildiği, otel işletmesinin ruhsat tarihinin 23.06.1987 tarihinde verildiğinin Belediye tarafından bildirildiği, öte yandan bozma ilamında belirtildiği üzere bordro tanığı ...’nın kimlik bilgilerinin tespit edilerek dinlenmesi gerektiği belirtilmişse de adı geçenin Hollanda'da ikamet ettiği gerekçesiyle dinlenmediği, Mahkemece bozma öncesi dinlenen bordro tanıklarından ...'nun davacının çalışnasını doğruladığı ve davacı ile ... ve ...'ın sigorta sicil no.larının birbirini takip eder şekilde verildiği gerekçesiyle eksik inceleme ve değerlendirme sonucu hüküm kuruduğu ve bozmanın gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Mahkemece Hollanda'da ikamet eden ... uluslararası istinabe hükümleri uygulanmak suretiyle beyanı alınmalı,her ne kadar Mahkeme gerekçesinde ...'nun davacının çalışmasını doğruladığı belirtilmişse de bu tanığın davacıyı hatırlamadığı yönünde beyanı olduğu değerlendirilmeli, öte yandan ...'ın dinlenememesi halinde tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, davacının da beyanı alınarak kimlerle birlikte çalıştığı, ne iş yaptığı hususunda beyanı alınarak birlikte çalıştığını beyan ettiği kişilerin de hizmet cetvelleri ve iş yerinden verilen işe giriş bildirgeleri celbedilerek beyanlarına başvurulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının iş yerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b6d01eb13c0a52a7 3a579441eea5c468

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı