10. Hukuk Dairesi 2024/15893 E. , 2025/2449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/244 E., 2024/256 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 06.02.1979 tarihinde 1 günlük hizmetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı SGK vekili, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2019 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA KARARI A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 01.12.2021 tarihli kararı ile "... Somut dosyada; öncelikle davacının öğrenim durumu araştırılmalı, çıraklık eğitim merkezi ile yazışma yapılmak suretiyle bu dönemde davacının merkezde kayıtlı olup olmadığı ve hangi tarihlerde, hangi sıfatla eğitim aldığı sorulmalı; ayrıca 14 yaşında olan davacının niteliği hususunda, dinlenilmeyen bordro tanıkları saptanmak suretiyle; tanıkların beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeli; bu şekilde davacının çalışmasının meslek ve sanat öğrenimine yönelik mi yoksa üretime yönelik mi olduğu tespit edilerek elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir...." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kuruma başvuru şartı yerine getirilerek "... Bozma ilamından sonra Mahkemece .... SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; Mahkemece resen seçilen bordro tanıklarının SSK sicil numaraları belirtilmek suretiyle ...,...,.............'ın TC kimlik numalararı ile varsa tebligata yarar açık adreslerinin, ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne davalı şirketin güncel adres bilgilerinin, .../İzmit İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne davacının 1979 yılından önce örgün öğrenci olup olmadığı vs. bilgilerin, ... Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü'ne davacının 1979 yılında Çıraklık Eğitim Merkezi'ne kayıtlı olup olmadığı vs.bilgilerin, ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne (T.C.....) ...'ın 1979 yılında örgün eğitim öğrencisi olup olmadığının araştırılarak öğrenim gördüyse hangi yıllarda öğrenim gördüğü hususuyla birlikte davacının öğrenim bilgilerine ilişkin bilgi ve belgelerin kayıtlarınızdan tespiti ile buna ilişkin evrakların, ... Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğüne (T.C..... ...'ın 1979 yılında Çıraklık Eğitim Merkezine kayıtlı olup olmadığının araştırılarak kayıtlı ise hangi tarihlerde, hangi sıfatla eğitim aldığı hususundaki tüm bilgi ve belgelerin kayıtlarınızdan tespiti ile buna ilişkin evrakların gönderilmesi için yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazı içerikleri dosya arasına alınıp incelenmiştir...Yapılan yargılama sonucu toplanan tüm deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı adına işe giriş bildirgesi düzenlenerek Kuruma verilmesi ve Kurumun da bu işe giriş bildirgesi üzerine davacıya sicil numarası vermesi, davacının daha sonraki hizmetlerinin de yine bu sicil numarası ile kayıt altına alınması, davacının tespiti istenen tarihte üretime yönelik olarak fiili bir şekilde çalıştığının; dinlenilen tanıkların yukarıda altı çizili beyanları ile doğrulanması, davacı ile dava dışı işveren arasında çıraklık ilişkisi olduğuna yönelik gerek ilgili Kurum ve kuruluşlar nezdinde bir belgenin bulunmaması ve gerekse bu yönde herhangi bir tanık beyanı olmaması, işe ilk giriş bildirgesi verilmesinin en azından bir gün çalışıldığına karine teşkil etmesi, işverenin üzerine düşen yasal yükümlülükleri yerine getirmeyerek aylık bildirge ve dönem bordrolarını davalı Kuruma vermemesinde davacının herhangi bir kusurunun bulunmaması... " gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının, 06.02.1979 tarihinde 1 gün süre ile .... Halıcılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. ünvanlı iş yerinde çalıştığının tespiti ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 01.06.1983 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın reddinin gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve bu tarihin sigortalılığının başlangıç tarihi olarak tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 6, 9, 79, 108. ve Geçici 54. madde hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir. 2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, bozma hükmüne uyularak yapılan yargılamada, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Bozma sonrasında Mahkemece davacının çıraklık kaydı araştırıldığı ve çıraklık kaydının olmadığının tespit edildiği, öte yandan davacı adına "ÇIRAK" ibaresi ile ... Halı İmalatı ve Merkezi ünvanlı işverenin ... sicil no.lu iş yerinden işe giriş bildirgesinin verilmesine karşın .... sicil no.lu iş yerinin, dava dışı ... Hal. San. Tic. A.Ş. adına halı imalathanesi mahiyetli olarak 01.10.1976-31.03.1995 tarihleri arasında kanun kapsamında olan iş yerine ait olduğunun gelen iş yeri tescil bilgilerinden anlaşıldığı, Mahkemece bu hususun araştırılmadığı, öte yandan davacının işe giriş bildirge tarihinde 13 yaşında olduğu, o tarihte örgün eğitime devam edip etmediğinin de tespit edilmesi gerektiği, öte yandan .... sicil no.lu iş yerinin dosyaya gelen 1979/1-4. dönem arası dönem bordrolarında da işveren olarak .... Halı İmalat Merkezi ibaresinin olduğu ve bozma sonrası Mahkemece dava konusu 1979/2. ayında da bildirimi olan bordrolu çalışanlar yerine 1979/3. ayından ya da 5. ayından itibaren iş yerinden çalışmaları bulunan sigortalıların dinlendiği, böylelikle eksik inceleme ve değerlendirme sonucu hüküm kurulduğu ve bozmanın gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Mahkemece, öncelikle işverenlik araştırılmak suretiyle işverenlik belirlenmeli, akabinde de buna göre eldeki ya da celbedilecek dönem bordrolarında 1979/Şubat ayını içerecek şekilde sigortalılığı bulunan bordro çalışanları dinlenmeli, davacının dava konusu dönemde örgün eğitime devam edip etmediği belirlenmeli, bordro tanığının bulunamaması halinde dava konusu dönemde iş yerine komşu iş yeri sahipleri ile kayda geçmiş çalışanları emniyet, vergi dairesi, SGK ve belediye aracılığıyla tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da celbedilerek dinlenmeli, komşu iş yeri tanığının da bulunamaması halinde tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının iş yerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Kabule göre de 5510 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde "Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmü öngörülmüştür. Öte yandan, aynı Kanun'un Geçici 54. maddesinde, 01.04.1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında 60. maddenin (G) bendi uygulanmaz” hükmü mevcuttur. Buna göre, 06.02.1979 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti talepli davada, sigorta başlangıcı tarihinin 06.02.1979 tarihi olduğunun tespiti yerine yasanın 60/G maddesinin uygulanarak davacının 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 01.06.1983 tarihinin, sigorta başlangıcı olduğunun tespitine şeklinde karar verilmesi de isabetsiz bulunmuştur. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.