Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/7049 E., 2025/13250 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/7049 E., 2025/13250 K. (08.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7049
Karar No
2025/13250
Karar Tarihi
08.10.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/7049 E. , 2025/13250 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3643 E., 2025/505 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Acıpayam 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/56 E., 2023/227 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ... Çit Geri Dönüşüm Firmasının iş yerinde işçi olarak 19.02.2018 tarihinde işe başladığını, 02.03.2019 tarihine kadar aynı pozisyonda çalıştığını, işten son ayrılma tarihinde asgari ücret tutarında aylık aldığını, davacının çalışmalarının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğini, hiçbir surette sigorta primi ödenmediğinin anlaşıldığını, işçilik alacaklarını arabuluculuk aracılığıyla aldığını, ayrıca sigortalı hizmetinin tespiti ve 12.11.2018 tarihinde işyerinde çalışırken geçirmiş olduğu ve malül kaldığı iş kazasının tespiti için 27.05.2019 tarihli bir dilekçe ile Denizli Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğüne başvuru yapıldığı halde henüz sonuç alınamadığını, davacının çalışması tanık beyanlarıyla da sabit olup, yasal olarak hak ettiği sosyal güvenlik haklarından yararlanabilmesi ve bu çalışmalarının sigortalık hizmetlerinden sayabilmesi için 19.02.2018 - 02.03.2019 tarihleri arasında sigortalı çalıştığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP 1-Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı iş yerinde 19.02.2018 - 02.03.2019 tarihleri arasında işçi olarak çalıştığına, davalı müvekkili tarafından davacının sigorta bildiriminin yapılmadığına ilişkin iddiayı kabul etmelerinin mümkün olmadığını, çünkü davacının, davalı müvekkiline ait iş yerinde hiç çalışmadığını, davalı şirket sahibi ile davacı arasında küçük bir ilçede olmaları sebebiyle tanışıklık olup, davacının ara sıra işyerini ziyarete geldiğini, kendisinin işsiz olduğunu, borçlarının olması sebebiyle sigortalı bir işte çalışmak istemediğini, ancak davalı Şirkette sigortasız olarak çalışabileceğini söyleyerek müvekkil şirketten kendisini işe almalarını teklif etti ise de davalı müvekkili tarafından sigortasız işçi çalıştırma şeklindeki bu teklifin olumsuz karşılandığı, davalı Şirketin yaptığı işin, çevre belediyelerden toplanan hurda ve geri dönüşüm işi olup, davacı ...’ın birkaç kere çöplerden ve çevreden topladığı hurda atıklarını davalı Şirkete getirerek kendi kendine para kazanmaya çalıştığını, ancak davacının hiçbir zaman davalı şirketin sözleşmeli, mesaili bir işçisi olmadığını, söz konusu olayın ancak 1-2 sefer olduğu, davacının şirkete hurda getirerek para kazanmaya çalıştığı zamanlarda bir kırtasiyede çalıştığı da bilinmekte olup, bu hususta tanık dinleteceklerini, davacı taraf, dava dilekçesinde Denizli Arabuluculuk Bürosuna, 2019/1466 başvuru numarası ile başvurulduğu, davacının işçilik alacaklarını davalı Şirketten aldığını ileri sürmüşler ise de söz konusu belgenin taraflarına tebliğ edilmemesi nedeniyle, içeriği hakkında bilgi sahibi olamadıklarını, söz konusu belgenin arabuluculuk tutanağı olması halinde, davacı tarafça sunulan belgenin gizlilik ilkesi gereğince başkaca bir yerde paylaşılmasına muvaffaklarının olmadığını, diğer yandan kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının iddia ettiği arabuluculuk görüşmesi, davalı müvekkilin süreci ve hukuki durumu bilmemesi nedeniyle yapılmış olup, davacının şirkette işçi olduğunun kabulü anlamına da gelmediğini, hizmet tespiti davalarında Kurum kayıtları esas olup, aksi ancak benzer yazılı deliller ile ispatlanabileceği, bu tür hizmet tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden, davanın hiç kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2-Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve yersiz açılmış bir dava olduğunu, davacıya ait sigorta sicil dosyasının incelenmesinde; davacının davalıya ait iş yerinde kayıtlı çalışmalarının bulunmadığının görüldüğünü, davacının tespitini istediği dönemlerde herhangi bir sigortalı çalışma kaydının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının ... Geri Dönüşüm Hırdavat Enerji Tarım Aletleri Hayvancılık ve İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi unvanlı davalı iş yerinde 01.04.2018 - 02.03.2019 tarihleri arasında aylık asgari ücret üzerinden hizmet akdi ile çalıştığının bu tarihler arasında SGK'ya bildirilmeyen toplam 332 gün hizmeti bulunduğunun ve bu hizmet süresine ait primlerin davalı işveren tarafından ödenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, delil durumu itibariyle Acıpayam 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi 2020/ 56... /227 Karar sayılı ilamına yönelik fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; dava kamu düzenini ilgilendirdiğinden kesin delillerle ispatının gerektiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, işbu davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, Mahkemece hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde tanık dilenmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 19.02.2018 - 02.03.2019 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı