10. Hukuk Dairesi 2025/6108 E. , 2025/7504 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/572 E., 2025/17 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının muris eşi ...'in, davalı ... Mobilya Dekorasyon San. ve Tic. A.Ş.'ye ait işyerinde 09.07.1975 tarihinden itibaren yaklaşık beş yıl çalışmasına rağmen çalışmalarının ve ödenen primlerin sigorta cetvelinde görünmediğini, eşinden dolayı kendisine ölüm aylığı tahsisi ilgili sigorta müdürlüğünden talep edilmiş ise de 14.09.2012 tarihli cevabi yazıda davacının eşinin 15 gün sigortalı çalışmasının olduğunun belirtildiğini ileri sürerek, ... eşinin 09.07.1975 başlangıç tarihli olmak üzere davalıya ait işyerinde sigortalı olarak çalıştığının tespiti ile ödenmeyen primlerin davalı işveren tarafından ödenmesine karar verilmesini istemiş; 05.02.2019 tarihli duruşmada davacı vekili, davacının eşinin 1975 yılının 7. ayından 1977 yılının sonuna kadar davalı işyerinde çalıştığının tespitini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; işe giriş bildirgesinin verildiğini, ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtların aranması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2019 tarih ve 2013/130 E. - 2019/313 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.06.2021 tarih ve 2020/1469 E. - 2021/895 K. sayılı kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. 1 inci Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Daire kararı ile Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu, yapılması gereken işin, davacının fiilen askerlikte geçirdiği süreler ile hastalık veya firar nedeniyle askerlikten sayılmayan sürelere ilişkin bilgi ve belgeler ilgili Askerlik Şubesinden getirtilmeli, çalışma süresi ve niteliğinin ona göre değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen 2 nci Karar İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2023 tarih ve 2022/155 E. - 2023/209 K. sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddine, -Davacının murisi ...'in (TC:.....) ... Mobilya Dekorasyon Sanayi ve Ticaret A.Ş. ünvanlı ve .... sicil numaralı işyerinde Kuruma bildirilen süreler haricinde 09.07.1975-18.07.1975 ve 09.08.1975-31.12.1977 tarihleri arasında dönemin asgari kazanç miktarı ile hizmet akdine bağlı sigortalı olarak çalıştığının tespitine, -Davacının 19.07.1975-08.08.1975 tarihleri arasına ilişkin talebinin Askerlik Şubesi tarafından gönderilen katılış ve firar kayıtları esas alınarak reddine karar verilmiştir. C. 2 nci Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Daire kararı ile bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, somut olayda, murisin 28.07.1975 tarihinde kıta birliğine katıldıktan sonra ne kadar süre daha askerde kaldığı hangi tarihte terhis olduğu/firar ettiği dosya içeriğinden anlaşılmadığı gibi Askerlik Şubesinden gelen yazıdada 28.02.1981 tarihinde aynı birliğe ikinci kez katılışının bulunduğu, arada geçen sürede askerlik hizmetine dair bilgiye rastlanılmadığının bildirilmesi karşısında, bu hususun açıklığa kavuşturulmadığı, yapılacak işin, murisin 28.07.1975 - 28.02.1981 tarihleri arasında askerlik yaptığı süreler ilgili Askerlik Şubesinden, kıta birliğinden, gerekirse Milli Savunma Bakanlığından sorularak, gelen bilgi ve belgeler değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek, hüküm bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen 3 üncü Karar İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2025 tarih ve 2024/572 E. - 2025/17 K. sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, -Davacının murisi ...'in (TC:....) ... Mobilya Dekorasyon Sanayi ve Ticaret A.Ş. Unvanlı ve .....sicil numaralı işyerinde Kuruma bildirilen süreler haricinde 09.07.1975-18.07.1975 ve 09.08.1975-31.12.1977 tarihleri arasında dönemin asgari kazanç miktarı ile hizmet akdine bağlı sigortalı olarak çalıştığının tespitine, -Davacının 19.07.1975-08.08.1975 tarihleri arasına ilişkin talebinin Askerlik Şubesi tarafından gönderilen katılış ve firar kayıtları esas alınarak reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, çalışma olgusu yöntemince ispatlanamadığını, Kurum resmi kayıtlarının aksinin eşdeğer belgelerle ispatlanması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2.Sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder ( Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s.288). Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir. Şu halde yapılması gereken iş; anılan HGK kararı çerçevesinde, tüzel kişiliği sona eren davalı şirketin ihyası için tasfiye memurluğu ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa uygun bir süre verilmeli, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucu beklenmeli, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, ihya kararı veren mahkemece temsile yetkili kılınan şirket temsilcisinin usulüne uygun davetiye ile davalı şirket adına davaya katılımının sağlanmasına müteakip, delilleri sorulup ilgiliye savunma hakkı tanınıp mevcut davayla ilgili itirazları karşılandıktan sonra karar verilmelidir. 3.Dosya kapsamına göre hakkındaki davada hüküm kurulan davalı şirketin, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi uyarınca sicil kaydının resen silindiği ve bu durumda taraf ehliyeti bulunmayan davalı şirket adına karar verildiği anlaşılmakla, anılan davalı şirket hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle ihyasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.