Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/595 E., 2025/8309 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/595 E., 2025/8309 K. (15.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/595
Karar No
2025/8309
Karar Tarihi
15.05.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/595 E. , 2025/8309 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1364 E., 2024/2635 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 61. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/236 E., 2023/93 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı Kooperatife ait lokanta ve seyyar yemek hizmeti sunulan iş yerinde 2017 yılında işçi olarak çalışmaya başladığını, 28.08.2019 tarihinde işe girişinin yapıldığını, 17.08.2021 tarihinde işten çıkarıldığını belirterek 2017 senesi ile - 17.08.2021 tarihleri arasında eksik gösterilen hizmetlerinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 28.08.2019 tarihinde işe başladığını, 01.04.2020 tarihinde istifa ettiğini, 01.06.2020 tarihinde işe ihtiyacı olduğunu belirterek yeniden çalışmaya başladığını, 17.08.2021 tarihinde sürekli sorun yaratan bir personel olduğundan işten çıkarıldığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; çalışma olgusunun duraksamaya yer kalmayacak biçimde tespitinin gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının davalıya ait .... sicil numaralı iş yerinde 01.10.2017-27.08.2019 tarihleri arasında kesintisiz olarak dönemin asgari ücreti üzerinden hizmet akdiyle çalıştığının tespitine, ödenmeyen sigorta primlerinin işverence ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı tarafın 2017 - 17.08.2021 döneminde davalı nezdinde çalıştığı halde eksik bildirilen sürelerinin tespitini talep ettiği, davacı adına davalı tarafından dava konusu dönemde 28.08.2019 tarihinden itibaren bildirilen hizmetlerin bulunduğu, bordro ve komşu iş yeri tanıklarının dinlendikleri anlaşılmaktadır. Somut olayda, Kurum kayıtları, bordro tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının hüküm altına alınan şekilde çalışmasının sabit olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı işveren vekili özetle; davacı tanıklarından ... ve ...’ın Kooperatif çalışanı olmayıp, AŞTİ’de işletmeci olduklarını, dolayısıyla davacının müvekkil Kooperatifte ne zaman çalışmaya başlayıp, ne zaman işten çıktığını bilebilecek durumda olmadıklarını, üstelik müvekkil Kooperatif ile ciddi husumetleri bulunduğunu, tanık ....'in ise yine müvekkili Kooperatife karşı Ankara 45. İş Mahkemesinde davasının bulunduğunu, anılan tanıkların tanıklıklarına itibar edilemeyeceğini, davalı tanık beyanlarının ise hiç dikkate alınmadığını, davacı ile Kooperatif Başkanı arasındaki husumet ve bu husumeti gösteren savcılık dosyalarının da dikkate alınmadığını ileri sürerek eksik inceleme neticesinde verilen usule ve yasaya aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 27acc050ff076e7a 8d8fb998428e2c98

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı