Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/4003 E., 2025/8296 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4003 E., 2025/8296 K. (15.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4003
Karar No
2025/8296
Karar Tarihi
15.05.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/4003 E. , 2025/8296 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/78 E., 2024/200 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı Kurum tarafından davacı müvekkilinin yetim aylıklarının kesilmesine dair işlemin iptaline, müvekkiline ödenmesi gereken ancak kesildiğinden ödenmeyen yetim aylıklarının kesilme tarihinden yasal faizi ile tekrar bağlanarak kendisine ödenmesine, kesilme tarihi itibariyle dava sonuna kadar müvekkiline ödenmesi gereken aylıkların ihtiyati tedbir yolu ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle Kurumdan yetim aylığı alan hak sahibi kızı davacının aylığının boşandığı eşi ile birlikte yaşamasının tespit edilmesi nedeniyle kesildiğini, Kurum il müdürlüğü Sosyal Güvenlik Denetmeni .... tarafından tanzim edilen 28.02.2013 tarih ve 49 sayılı raporda davalının boşandığı eşi ... ile ... Mah. .. Sk. ... Apt. Daire No:... .../.. adresinde birlikte yaşadığının tespit edildiğini, 5510 sayılı Kanun'un 59. Maddesinin ikinci fıkrasında Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemlerin, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir denildiğini, davacının boşandığı eşi ile birlikte ikamet ettiğinin denetmen raporunda yer alan tanık beyanlarından da anlaşıldığını, bu nedenlerle davanın reddine yönelik karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.01.2019 tarihli kararı ile "davanın reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 08.01.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 16.11.2022 tarihli kararı ile "... Somut olaya dönüldüğünde eldeki davada, davanın reddine karar verilmişse de verilen hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalı bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, Mahkemece, müfettiş raporundaki beyanı hükme esas alınan tutanak tanığı .., Mahkemede beyanından dönmüş ve tutanağı imzalamadığını beyan etmiş ise de tutanağın imzalı olduğu anlaşılmakla çelişkinin Mahkemece giderilmediği anlaşılmaktadır. Dinlenen tanık ...'nın imzayı inkar etmesi halinde imza incelemesi yaptırılmalı, davacının boşandıktan sonra adresini boşandığı eşinin ... Mahallesi'ndeki adresine naklettirdiği, bu adreste yapılan Emniyet araştırmasının yeterli olmadığı görülmekle; Mahkemece yeniden araştırma yapılarak bu adreste davacı ve boşandığı eşinin birlikte yaşayıp yaşamadıkları hususu komşuları, apartman kapıcı ve yöneticilerinden, mahalle muhtar ve azalarından sorulmalı ve tanık olarak beyanları alınmalı, MEDULA kayıtlarında davacı ve eşinin bildirdiği adresler sorulmalı, davacı ve boşandığı eşinin aile hekimliği bilgileri celbedilmeli ve toplanan tüm deliller değerlendirilerek birlikte yaşama olgusunun açıkça ortaya konulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz bulunmuştur." gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın reddine" karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulü gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 76b4aa0a874c3d49 6b4278cab1907576

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı