10. Hukuk Dairesi 2025/5370 E. , 2025/11828 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1842 E., 2024/2534 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/156 E., 2023/38 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı şirket vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı iş yerinde 01.02.2017 tarihinde belirsiz iş sözleşmesi ile endüstri mühendisi olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin 21.03.2020 tarihinde işverence haksız ve kötü niyetli olarak feshedildiğini ve işbu tarihte müvekkilinin net ücretinin 4.200,00 TL olduğunu, müvekkilinin her ne kadar davalının iş yerinde 01.02.2017 tarihinde çalışmaya başlamışsa da giriş tarihinin SGK’ya 29.04.2017 tarihi olarak bildirildiğini ve dolayısıyla 86 gün müvekkilinin SGK primlerinin davalı tarafça yatırılmadığını, müvekkilinin en son net maaşının 4200,00 TL olmasına karşın davalı tarafça SGK’ya müvekkilinin maaşının asgari ücret üzerinden bildirildiğini belirterek, davalı tarafça müvekkilinin SGK primlerinin eksik gün ve miktar üzerinden yatırıldığının tespitini, eksik gün ve miktardaki SGK primlerinin davalı tarafça SGK’ya ödenmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesi özetle; davacının, müvekkili şirkette 29.07.2017 tarihinde çalışmaya başladığı, davacı her ne kadar mühendis olsa da daha önce mesleğini hiç icra etmediğinden müvekkili şirkette tecrübesiz eleman statüsüyle asgari ücretle çalışmaya başladığını, ayrıca davacının müvekkili şirkette yaptığı işin öğrenimi ile bir ilgisinin olmadığını, davacının mühendis sıfatıyla değil, satış departmanında satış elemanı/ temsilcisi olarak görev yaptığını, yani asgari ücretten daha fazla ücret talep edecek pozisyonda olmadığını, iş yerinde elden ödeme olmadığını, iş yeri dosyası incelendiğinde davacının hem ücret pusulalarını hem de ücret bordrolarını ayrı ayrı imzaladığının görüleceğini, davacının imzalı ücret pusulalarının ve ücret bordrolarının yerleşik Yargıtay kararları gereğince kesin ve yazılı delil niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. 2. Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesi özetle; davacının, asgari ücretten daha yüksek bir ücretle çalışıldığı iddiası karşısında bu iddianın yazılı delillerle ispatlanmasını, ücret konusunda tanık beyanları bulunması halinde bu beyanların çalışıldığı iddia edilen iş yerinin kapasite ve niteliğinin gözetilerek değerlendirilmesinin gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı şirket vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; işbu karar eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeler neticesinde hukuka aykırı olduğunu, dosya o kadar eksik incelenmiştir ki dava dosyasında mübrez birçok delile gerekçeli kararda yer verilmemiş ve delillerin değerlendirilmediğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının iddiasını şüpheye mahal vermeyecek kesinlik ve inandırıcılıktaki tanık beyanlarının yanı sıra, resmi ve yazılı belgelerle ispatı zorunlu olduğunu, oysa tanık ifadeleri yeterli ve şüpheden uzak olmadığı gibi dosya kapsamında somut bir delil de olmadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 3.Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; usul ve yasaya aykırı istinaf kararının bozulmasını gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilince, davalı şirket vekilince ve feri müdahil Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c22b30266a18a4c2 79e6440ff1674eee This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2025/5370 E. , 2025/11828 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1842 E., 2024/2534 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/156 E., 2023/38 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı şirket vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı iş yerinde 01.02.2017 tarihinde belirsiz iş sözleşmesi ile endüstri mühendisi olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin 21.03.2020 tarihinde işverence haksız ve kötü niyetli olarak feshedildiğini ve işbu tarihte müvekkilinin net ücretinin 4.200,00 TL olduğunu, müvekkilinin her ne kadar davalının iş yerinde 01.02.2017 tarihinde çalışmaya başlamışsa da giriş tarihinin SGK’ya 29.04.2017 tarihi olarak bildirildiğini ve dolayısıyla 86 gün müvekkilinin SGK primlerinin davalı tarafça yatırılmadığını, müvekkilinin en son net maaşının 4200,00 TL olmasına karşın davalı tarafça SGK’ya müvekkilinin maaşının asgari ücret üzerinden bildirildiğini belirterek, davalı tarafça müvekkilinin SGK primlerinin eksik gün ve miktar üzerinden yatırıldığının tespitini, eksik gün ve miktardaki SGK primlerinin davalı tarafça SGK’ya ödenmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesi özetle; davacının, müvekkili şirkette 29.07.2017 tarihinde çalışmaya başladığı, davacı her ne kadar mühendis olsa da daha önce mesleğini hiç icra etmediğinden müvekkili şirkette tecrübesiz eleman statüsüyle asgari ücretle çalışmaya başladığını, ayrıca davacının müvekkili şirkette yaptığı işin öğrenimi ile bir ilgisinin olmadığını, davacının mühendis sıfatıyla değil, satış departmanında satış elemanı/ temsilcisi olarak görev yaptığını, yani asgari ücretten daha fazla ücret talep edecek pozisyonda olmadığını, iş yerinde elden ödeme olmadığını, iş yeri dosyası incelendiğinde davacının hem ücret pusulalarını hem de ücret bordrolarını ayrı ayrı imzaladığının görüleceğini, davacının imzalı ücret pusulalarının ve ücret bordrolarının yerleşik Yargıtay kararları gereğince kesin ve yazılı delil niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. 2. Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesi özetle; davacının, asgari ücretten daha yüksek bir ücretle çalışıldığı iddiası karşısında bu iddianın yazılı delillerle ispatlanmasını, ücret konusunda tanık beyanları bulunması halinde bu beyanların çalışıldığı iddia edilen iş yerinin kapasite ve niteliğinin gözetilerek değerlendirilmesinin gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı şirket vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; işbu karar eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeler neticesinde hukuka aykırı olduğunu, dosya o kadar eksik incelenmiştir ki dava dosyasında mübrez birçok delile gerekçeli kararda yer verilmemiş ve delillerin değerlendirilmediğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının iddiasını şüpheye mahal vermeyecek kesinlik ve inandırıcılıktaki tanık beyanlarının yanı sıra, resmi ve yazılı belgelerle ispatı zorunlu olduğunu, oysa tanık ifadeleri yeterli ve şüpheden uzak olmadığı gibi dosya kapsamında somut bir delil de olmadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 3.Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; usul ve yasaya aykırı istinaf kararının bozulmasını gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilince, davalı şirket vekilince ve feri müdahil Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c22b30266a18a4c2 79e6440ff1674eee ... ...