Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/5340 E., 2025/11588 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/5340 E., 2025/11588 K. (10.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5340
Karar No
2025/11588
Karar Tarihi
10.09.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2025/5340 E. , 2025/11588 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2883 E., 2025/396 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/364 E., 2022/206 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... San.Tic.A.Ş. şirketinin ödenmeyen prim ve diğer borçlarından dolayı yönetim kurulu üyesi olduğundan bahisle kendisine ödeme emirlerinin gönderildiğini, ödeme emrinde yer alan borcun asıl alacak ve gecikme zammı ve borcun ferileri yönünden zamanaşımına uğramış olması nedeni ile iptaline, müvekkilin bahsi geçen şirkette herhangi bir ortaklığı veyahut yetkili sıfatı bulunmaması ve sahtecilik yapılmış olması nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine karar verilerek bu yönden ödeme emrinin iptaline veyahut bahsi geçen şirketle ilişiğini kabul etmemekle birlikte yalnızca yetkili veyahut ortak olarak bulunduğu süreler dikkate alınarak borçlandırma işlemi yapılmasına karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kocaeli Sigorta İl Müdürlüğünde işlem gören ... San.Tic.A.Ş. şirketinin ödenmeyen prim ve diğer borçlarından dolayı 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre icra takibi başlatıldığını, davanın ise 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde öngörülen 7 günlük süresi dışında açıldığını, öncelikle süre yönünden reddi gerektiğini, davacı şirketin ortağı ve müdürü olması sebebiyle 506 ve 6183 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri uyarınca ödenmeyen prim borçlarından sorumlu olup, yine 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesine göre “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacaklarıhaklı bir sebep olmaksızın Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen (birlikte) sorumludur” hükmünün yer aldığını, davacının zamanaşımı iddiasını da kabul etmediklerini, 5183 sayılı Kanun'un 58/5. maddesi uyarınca itirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan hakkındaki davanın red olunduğu miktardaki amme alacağının %10 zamla tahsil edilir hükmü uyarınca da davacının haksız çıkma tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yersiz ve yasal dayanaktan yoksun açılan davanın süre ve esastan da reddi ile itirazında haksız çıkması halinde alacağın % 10 zamla tahsiline, ücreti vekalet ve mahkeme masraflarının davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olduğu ancak İlk Derece Mahkemesince gerekçeli kararda zamanaşımı itirazının değerlendirilmemesinin hatalı olduğu gerekçesine dayalı olarak istinaf istemlerinin kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme sonucu karar verildiğini, Kurum aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesini kabul etmediklerini beyanla kararın bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3392c54ce0f65bbe fcba08afc4cd92a1

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı