Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/5104 E., 2025/7735 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/5104 E., 2025/7735 K. (08.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5104
Karar No
2025/7735
Karar Tarihi
08.05.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2025/5104 E. , 2025/7735 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3004 E., 2024/3342 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/794 E., 2024/670 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde çalıştığı sırada 16.12.2011 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu %20'den fazla sürekli iş göremez duruma geldiğini, davalı işverenin hiçbir iş güvenliği tedbiri almadığını, makinasının bakımını yapmadığını, yeterli eğitim ve bilgi vermeden çok yeni almış işçisini çok tehlikeli bir yerde çalıştırdığını belirterek HMK'nın 107. maddesi gereğince şimdilik 50.000,00TL sürekli ve geçici iş gücü kaybı tazminatı, 1.000,00 TL tedavi gideri, 100,00 TL bakıcı gideri, 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; zamanaşımı definde bulunduklarını, davaya konu kazanın tamamen davacının kusuru ile meydana geldiğini, davacının daha kolay çalışabilmek adına ustasının emir ve talimatlarına uymaksızın pres makinesinin ayak pedalını iptal ettiğini, el pedalına aldığı makinede iki elle çalışması gerekirken tek elle çalıştığını, davalı işyerinde gerekli tüm güvenlik tedbirlerinin alındığını, işçilere güvenlik önlemleri ve işyeri kurallarının anlatıldığını, davalı işverenin hiçbir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; meydana gelen iş kazasında davalı işveren şirketin %80 oranında, kazazede davacının % 20 oranında kusurlu olduğu, davacının davaya konu kaza nedeniyle %16,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı açıklanarak alınan bilirkişi raporları doğrultusunda; "1-Geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat talebinin reddine, 2-924.528,63 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminatın 16.12.2011 kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Tedavi ve bakım gideri taleplerinin reddine, 4-30.000,00 TL manevi tazminatın 16.12.2011 iş kazası tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda son karar tarihi itibari ile güncel ücret parametrelerinin esas alınarak hesaplama yapılması gerekirken alacaklarının eksik hesaplandığını, davacının ücretinin düşük belirlendiğini, davalıların kusur oranının eksik tayin edildiğini, TRH 2010 hesap tablosuna göre hesaplama yapılması gerektiğini, maddi tazminat hesabında net ücrete iş veren tarafından sağlanan yol yemek ücretleri ile çocuk yardımı, giyim yardımı, yakacak yardımı, erzak yardımı, bayram yardımı ve diğer ikramiyelerin eklenmesi gerektiğini ayrıca ödeme yapılan fazla çalışma ücretlerinin de maddi tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini, faiz başlangıç tarihi ve faizin nevinin eksik belirlendiğini, davacının hesaplamaya esas olan ücretin ve sid oranının düşük alındığını, Sid oranına itirazlarının ayrıntılı olarak araştırılmadığını, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, leh ve aleyhlerine hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, tanık anlatımları ve davacının kaza sonrası ifadesi ile davaya konu kazanın tamamen davacının kusuru ve ihmali neticesinde gerçekleştiğinin ortaya çıktığını, davacının ağır kusuru ile illiyet bağının kesildiğini, işyerinde gerekli tüm güvenlik tedbirlerinin alındığı, işçilere güvenlik önlemleri ve işyeri kurallarının anlatıldığını, müvekkili şirketin kazanın yaşanmasından sonra insani ve vicdani tüm yükümlülüklerini yerine getirmeye devam ettiğini, kazadan sonra uzunca bir süre çalışmadığı halde davacının sigortasının ve maaş ödemesinin devam ettirildiğini, davacının kazadan sonra tam 6 yıl 5 ay daha çalıştığını, davacının kazadan önce iş yerinde 5 ay aynı makinede pres makine işçisi olarak çalıştığını, davacının tecrübesizliğinden bahsedilemeyeceğini, işe başladığı tarihte oryantosyon eğitimi verildiğini, kullanması gereken güvenlik ekipmanlarının teslim edildiğini, makine mühendislerinden rapor alınmasının hatalı olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından müvekkili şirket aleyhine Konya 3. İş Mahkemesinin 2014/425 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan rücuen tazminat davasında verilen karar gereği Konya 1. İcra Dairesinin 2017/111 Esas sayılı dosyasına ödeme yapıldığını, yapılan ödemelerin dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme A)Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde 60.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde reddine veya kabulüne karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B)Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından; davacı vekilince dava dilekçesinde davacının aylık 1.000,00 TL net ücretle çalıştığının ve kazanın pres makinesinde çalıştığı sırada meydana geldiğinin beyan edildiği, Mahkemece emsal ücretin tespitine dair araştırma yapılmasına gerek duyulmadan dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edildiği, hükme esas alınan 29.04.2024 tarihli hesap bilirkişi raporunda davacı kazalının ücretinin işveren kayıtları gibi asgari ücret olarak esas alınması suretiyle maddi zararın 924.528,63 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilince süresi içerisinde rapora ücret tespiti yönünden itiraz edildiği, itiraz hakkı saklı kalmak üzere talebini raporda hesaplanan miktar üzerinden arttırdığı, Mahkemece davacı lehine 924.528,63 TL maddi tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır. İş kazasına maruz kalan sigortalının veya ölümü halinde desteği altında bulunanların maddi zararılarının hesabında gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı iş yeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir. Somut olayda, davacının ücret iddiası yönünden emsal ücret araştırması yapılmaksızın işveren kayıtlarındaki gibi kazalı ücretinin asgari ücret olarak esas alındığı rapora itibarla hüküm tesisi hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş; işçinin yaşı, işi, iş yerindeki kıdemi, mesleki kıdemi belirtilmek suretiyle meslek odalarından, TÜİK, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen İşleri Kurulundan sigortalının alabileceği ücretleri araştırmak ve bu suretle kazalının ücretini yukarıda açıklanan hususları da gözeterek tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlemek ve oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davacı vekilinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bb6f9d2d2e3ee486 08c1b5e4d2612129

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı