Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/10653 E., 2025/7749 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/10653 E., 2025/7749 K. (08.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10653
Karar No
2025/7749
Karar Tarihi
08.05.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/10653 E. , 2025/7749 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/902 E., 2024/925 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkezköy 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/227 E., 2023/618 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının işyerinde iş kazası geçirdiğini iddia ederek; maddi ve manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi ile haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; kalp krizi nedeniyle vefat ile sonuçlanan davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin %50, davacılar murisinin %25 oranında kusurlu olduğu, bünyesel faktörün ise %25 oranında etkili olduğu kabulünden hareketle; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 1-Davacı ... bakımından, maddi tazminat talebinin kabulü, 1.597.017,75 TL tazminatın vefat tarihi olan 11.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak işbu davacıya verilmesine, 2-Davacı ... bakımından, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü, 180.000,00 TL tazminatın vefat tarihi olan 11.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak işbu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Davacı ... bakımından, maddi tazminat talebinin kabulü, 392.445,79 TL tazminatın vefat tarihi olan 11.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak işbu davacıya verilmesine, 4-Davacı ... bakımından, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü, 180.000,00 TL tazminatın vefat tarihi olan 11.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak işbu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5- Davacı ... bakımından, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü, 70.000,00 TL tazminatın vefat tarihi olan 11.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak işbu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 6-Davacı ... bakımından, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü, 30.000,00 TL tazminatın vefat tarihi olan 11.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak işbu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 7-Davacı ... bakımından, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü, 30.000,00 TL tazminatın vefat tarihi olan 11.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak işbu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 8- Davacı ... bakımından, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü, 30.000,00 TL tazminatın vefat tarihi olan 11.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak işbu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 9- Davacı ... bakımından, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü, 30.000,00 TL tazminatın vefat tarihi olan 11.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak işbu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, " şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar tarafının istinaf dilekçesinde belirttiği sebepler; Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca düzenlenen 23.09.2021 tarihli rapor ile ... ...'un meydana gelen iş kazasında hiçbir kusurunun bulunmadığı, işveren ... ... .. A.Ş.'nin kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, 01.11.2022 tarihli kusur raporunda ise müteveffanın kusur oranının %30, işverenin kusur oranının %70 olarak hesaplandığı, ilk derece yargılamasında hükmün raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin müteveffanın kusur oranını %30 olarak belirleyen bilirkişi raporunun esas alınarak kurulduğu, bu durum oluşa, dosya kapsamına ve işçi yararına yorum ilkesine aykırılık teşkil ettiği, müteveffanın meydana gelen kazada %30 kusurlu olduğuna ilişkin değerlendirme hakkaniyete, oluşa ve dosya kapsamına aykırı olduğu, müteveffanın kazanın meydana gelmesinde en küçük bir ihmalinin olmadığı, müteveffanın ölümüne sebep olan kazada işveren şirketin kazanın meydana geldiği makinede en yeni teknolojik güvenlik önlemlerini almamış olmasının etkili olduğu, mezkur rapordan da anlaşılacağı üzere kazanın müteveffanın kusuru nedeniyle değil, işverenin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatından kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle gerçekleşmiş olup kazanın meydana gelmesinde işveren şirketin %100 kusurlu olduğu, işverenin mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemiş olduğu Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/1685 nolu soruşturma dosyasındaki ve Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/567 Esas sayılı dosyasındaki belgelerden anlaşıldığı, kusur raporunda belirtildiği üzere işveren tarafından müteveffaya çalıştığı makine özelinde iş güvenliği açısından herhangi bir eğitim verilmediği, makinenin kullanımı sırasında karşılaşabileceği tehlikelere karşı uyarı ve açıklamada bulunulmadığı, tüm bunlara rağmen İlk Derece Mahkemesinin davacılar bakımından hükmedilecek tazminatın hesaplanmasında hatalı şekilde hazırlanmış olan kusur raporunu esas alan hesap raporuna göre karar verdiği, davacı eşin yeniden evlenme ihtimalinin %22 olarak hesaplanmasının hatalı olduğu, ilk derece yargılamasında müteveffanın eşi ve oğlu bakımından maddi tazminat miktarları hesaplanırken 24.10.2023 tarihli bilirkişi raporunun esas alındığı, mezkur rapora itirazlarlarında da belirttikleri üzere raporda tazminat miktarları Temmuz 2023 asgari ücret artışı dikkate alınarak hesaplandığı, ancak kararın 19.12.2023 tarihli duruşmada verilmiş olup gerekçeli kararın 19.01.2024 tarihinde yazıldığı, somut olayda hüküm tarihine en yakın asgari ücretin Ocak 2024 asgari ücret bedeli iken Temmuz 2023 asgari ücret bedeli dikkate alınarak hesaplama yapılmasının hem yerleşik Yargıtay içtihadına hem de işçi yararına yorum ilkesine aykırılık teşkil ettiği, İlk Derece Mahkemesinin davacılar bakımından manevi tazminata hükmederken taleplerini kısmi olarak kabul ettiği, manevi tazminatta indirime gittiği, yüksek enflasyon ve güncel ekonomik koşullar göz önünde bulundurulduğunda gayet makul olan manevi tazminat taleplerinin tenkis edilerek kabul edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yakınlarını elim iş kazasında kaybeden davacıların hissettikleri acı, elem ve ızdırabın bir nebze de olsa hafifletilmesi için oldukça makul miktarlarda talep edilen manevi tazminatın tamamına hükmedilmesinin yasanın ve hakkaniyetin gereği olacağı şeklindedir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları ile dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve İlk Derece Mahkemesinin objektif, mantıksal ve bilimsel veriler ile dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine, davanın vasıf-mahiyetine, ispat hukuku hükümleri çerçevesinde delillerin takdirinde ve hukuki mevzuatın olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ayrıca istinaf talebine konu kararın hukuki güvenlik ve istikrarın temini açısından uygulama hukukuna yönelik istikrar kazanmış yüksek mahkeme kararlarına ile yargısal içtihatlara uygun olarak Dairemiz'ce de benimsenen usule ve maddi hukuka ilişkin yasal ve hukuksal gerekçelere dayandırılarak verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebeplerinin karar yerinde tartışıldığı, bu doğrultuda ortaya konulan gerekçenin isabetli olduğu değerlendirilerek; ileri istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle oybirliği ile davacı tarafın maddi-manevi tazminata yönelik istinaf başvurulararının HMK.353.1.b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme A) Davacılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde davacı eş ... için 200.000.00 TL. davacı çocuk ... çin 200,000,00 TL, davacı baba ... için 100.000,00 TL ve davacı kardeşlerin her biri için 50.000,00'er TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı ... ve Çocuk ... lehine ayrı ayrı 180.000,00'er TL; baba ... lehine 70.000,00 TL; kardeşler ..., ..., ... ve ... lehine ayrı ayrı 30.000,00'er TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde reddine karar verilen tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacılar vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davacılar vekilinin davacılar ... ve ... yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR : Açıklanan sebeple; Davacılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davacılar vekilinin davacılar ... ve ... yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı