Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/464 E., 2025/6209 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/464 E., 2025/6209 K. (17.04.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/464
Karar No
2025/6209
Karar Tarihi
17.04.2025
Konu
Boşanma

10. Hukuk Dairesi 2025/464 E. , 2025/6209 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/516 E., 2024/2670 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 62. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/94 E., 2022/248 K. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının babası üzerinden bağlanan ölüm aylığının kesildiğini ve yapılan ödemelerin yersiz ödeme olduğundan bahisle iadesine karar verildiğini, gerekçe olarak 2015 yılında boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının gösterildiğini ancak somut delil bulunmadığını belirterek öncelikle ihtiyati tedbir kararı ile aylıklarının ödenmesine ve sağlık hizmetlerinden faydalanmasına; 2021 Ağustos ayından itibaren kesilen aylıkların ödenmesine ve Kurumun borç tahakkuk işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı SGK vekili özetle; yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu beyanla yersiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, "Dosya kapsamına göre; Sosyal Güvenlik Denetmeninin düzenlediği inceleme raporu ve rapor ekindeki bilgi-belgelerden, davacının 28.06.2017 tarihinde eşinden boşandığı, davacının eşinden boşandıktan sonra ... Mah. ... ... ... Cad. Toki Blokları 5/7 No:16 ... adresinde birlikte yaşadıkları, apartman görevlisi ... ve komşulardan ...'ın da birlikte yaşamayı doğruladıkları, tanık beyanları, davacının boşanma gerçekleştikten sonra açtırdığı banka mevduat hesabında irtibat adresi olarak eski eşine ait adresi göstermesi ve toplanan diğer delillere göre; davacının boşandıktan sonra eşiyle birlikte yaşamaya devam ettiği sabit olup 5510 sayılı Kanun'un 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden davanın reddi yönündeki Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" belirtilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, temyiz dilekçesinde özetle, davalı Kurum tarafından yapılan inceleme ve düzenlenen raporda; müvekkilin eski eşi ile yaşadığına dair güvenilirliği kanıtlanmamış tanık ifadeleri dışında başkaca bir ispata yarar bilgi, belge bulunmadığını; İlk Derece Mahkemesince, eski eşin re'sen tanık olarak dinlenilmesine karar verilmesi gerekirken yalnızca davalı Kurumun düzenlemiş olduğu denetmen raporuna ve burada yer alan tanıkların ifadelerine göre hüküm verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, sonuç olarak yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın davanın reddine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, boşandığı eş ile fiilen birlikte yaşama nedeniyle aylığın kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen aylıkların ödenmesi ve Kuruma borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı