Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/3976 E., 2025/8429 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3976 E., 2025/8429 K. (20.05.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3976
Karar No
2025/8429
Karar Tarihi
20.05.2025
Konu
Boşanma, Nafaka

10. Hukuk Dairesi 2025/3976 E. , 2025/8429 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2667 E., 2024/2691 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/75 E., 2022/145 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı birleşen dava davacısı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının babasından dolayı almış olduğu 3/1485096 tahsis numaralı yetim aylığının boşandığı eşi ... ile boşandıktan sonra birlikte yaşadığının tespit edildiği gerekçesiyle kesildiğini, ödenen aylıkların ve yapılan sağlık giderlerinin kanuni faizleri ile birlikte geri ödenmesinin istendiğini, Kurumun bu işlemine karşı yapılan itirazın aynı gerekçelerle reddedildiğini, davacının eski eşi ile Düzce 2. Aile Mahkemesinin 2019/326 E.- 2019/387 K. 19.06.2019 tarihli kararı ile boşandığını, kararın 03.07.2019 tarihinde kesinleştiğini, yapılan protokolle davacının ...adresinde süresiz oturma hakkı tanındığını, davacının boşandığı eşi ile ayrı bağımsız konutlarda yaşadığını, eski eşinin nafaka bedellerini ödememesi üzerine davacının ihtiyati haciz kararı aldırdığını, davacının eşi ile şiddetli geçimsizliğinin sonrasında da devam ettiğini, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığında 2020/8535, 2020/7496, 2020/9693 soruşturma sayılı 3 ayrı soruşturma dosyası bulunduğunu, 6284 sayılı Kanun'a göre verilen koruma kararı göz önüne alındığında davacının eski eşi ile birlikte yaşadığı şeklindeki değerlendirmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının babasının 05.02.2012 tarihinde vefat ettiğini, eğer ki davacının Kurumdan maaş almak için muvazaalı olarak boşanma saiki olsaydı yaklaşık 7 yıl beklememesi gerektiğini ileri sürerek, öncelikle adli yardım talebinin kabulüne, Kurumca yetim aylığının kesilmesi işleminin iptaline, aylığın kesilme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte yeniden bağlanmasına, kesilme tarihi itibariyle dava sonuna kadar tedbir yoluyla ödenmesine ve Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. 2.Birleşen Düzce 3. İş Mahkemesinin 2021/407-2021/36 E.K. sayılı dosyasında davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; ...'ün aylıklarının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının tespit edilmesi üzerine kesildiğini, yersiz ödenen 29.368,61 TL ile 1.500,00 TL yersiz bayram ikramiyesinin tahsilinin gerektiğini ileri sürerek, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Asıl davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresi içinde açılmadığını, davacı ile eski eşinin boşandıktan sonra da fiilen birlikte yaşadığının Düzce Sosyal Güvenlik Denetmen Yrd. ...in 28.10.2020 tarih ve 2020-406484-77 sayılı raporu ile tespit edildiğini, Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu, davacı tarafın hukuki dayanaktan yoksun tedbir talebinin de reddine karar verilmesi gerekir iken tedbir talebinin kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, ihtiyati tedbir kararına karşı itirazlarının kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. 2.Birleşen Düzce 3. İş Mahkemesinin 2021/407-2021/36 E.K. sayılı dosyasında ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile A) Birleşen davanın reddine, B) Asıl davanın kabulü ile davacının davalı Kurumca kesilen yetim aylığının kesilme işleminin iptaline, kesilme tarihi itibariyle yetim aylığının tekrar bağlanması gerektiğinin ve bu dönemde ödenmeyen aylıkların davalı Kurumca davacıya yasal faizleriyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacının bu sebeplerle davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, 17.10.2024 tarihli ek kararla 6100 sayılı HMK'nın 344/1. maddesi gereğince muhtıra çıkarılmasına rağmen istinaf harçları tamamlanmadığından, birleşen dava davalısı vekilinin (Düzce 3.İş Mahkemesi 2021/407 Esas, 2021/36 Karar) istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı birleşen dava davacısı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile I-Davalı/birleşen dosya davacısı SGK Başkanlığı vekilinin 26.04.2022 tarihli duruşmada verilen tedbire yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b.2 gereği, İlk Derece Mahkemesinin tedbir kararının kaldırılmasına ve davacı/birleşen dosya davalısının ihtiyati tedbir talebinin reddine, II-Davalı/birleşen dosya davacısının asıl dava ve birleşen dava yönünden istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı birleşen dava davacısı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı birleşen dava davacısı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini, ...'ün boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının Kurum denetmen raporuyla tespiti üzerine aylığının kesilerek tarafına borç çıkarıldığını, Kurum işlemlerinde mevzuata aykırı bir yön bulunmadığını belirterek, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, asıl davada ölüm aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanmasına ve Kuruma borçlu olmadığının tespitine, birleşen davada alacak istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı