Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/2702 E., 2025/8427 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2702 E., 2025/8427 K. (20.05.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2702
Karar No
2025/8427
Karar Tarihi
20.05.2025
Konu
Boşanma, Velayet

10. Hukuk Dairesi 2025/2702 E. , 2025/8427 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1140 E., 2024/2623 K. vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/161 E., 2022/323 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, dava dışı eski eşi ...’den Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/644 E. -395 K. sayılı dosyasında görülen davada 02.12.2003 tarihinde boşandığını, boşandıktan sonra babası üzerinden ölüm aylığı almakta iken; 5510 sayılı Kanun'un 56. maddesi gereği müvekkil eşi ile fiilen birlikte yaşadığı iddiası ile Kurumca maaşının kesildiğini, davacının eski eşi ...’le velayeti kendisine verilen müşterek çocukları Serdar’la aralarındaki kişisel ilişkinin tesisi ve müşterek çocuklarıyla ilgili meseleler dışında bir araya gelmediklerini, Kurum işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, aksi Kurum işleminin iptali ile davacının borçlu olmadığının tespitine, kesinti kararı sonrasında birikmiş maaş alacağının ödenmesine ve ölüm aylığının yeniden bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekilince cevap dilekçesinde özetle; Kurum Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından tanzim edilen 08.10.2020 tarihli inceleme raporu ile ... babası Sıtkı Çelik’ten hak sahibi olarak ölüm aylığı alan davacının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının tespit edilmesi üzerine aylığının kesildiğini, Kurum işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile eski eşinin muayene kayıtlarından, boşanma tarihinden bugüne kadar 27.12.2008, 13.02.2009, 13.02.2009, 10.04.2014, 24.02.2017 ve 17.03.2017 tarihlerinde aynı hastanelerde ve çoğu zaman aynı bölümlerde muayene oldukları, davacının son ikametindeki apartman görevlisi ... 'in kuruma verdiği beyanda davacının eski eşinin otoparkta kendi aracını bırakmakta olduğuna dair beyanı, davacı ve eski eşinin 2010 ve 2011 yılında aynı yerde oy kullanmış olmaları ile birlikte özellikle davacı ile eski eşinin medula kayıtları ile aynı hastanede randevu ve tedavilerinin yapılması ile birlikte dinlenen tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerledirildiğinde, Kurum tarafından davacı hakkında yersiz ödenen aylıklar nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesi hükümlerine talepte bulunulmasının ve aylığın iptaline dair yapılan işlemin yerinde olduğu, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ile davacının boşandıktan sonra eski eşiyle fiilen birlikte yaşamadığının sabit olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek, yanılgılı değerlendirme sonucu hukuka aykırı verilen kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, ölüm aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespitine, birikmiş maaş alacaklarının ödenmesine ve ölüm aylığının yeniden bağlanmasına ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı