10. Hukuk Dairesi 2025/3860 E. , 2025/10487 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/51 E., 2024/211 K. İlk Derece Mahkemesi kararı; davacı vekili, davalı Kurum vekili ve davalı ... ... ... İnş. Nak. Tur. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının 23.02.2002-Aralık 2004 ve Mayıs 2005-23.09.2009 tarihleri arasında her ay ve 30 gün çalıştığının tespitine ve eksik primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1-Davalı Kurum vekili; davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesini, dava dilekçesinin çelişkili olduğunu, kişileri kuruma bildirme görevinin davalı iş yerine ait olup, bunda kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle müvekkili kurumun vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulmaması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2-Davalı şirket vekili cevap dilekçesi ile müvekkili şirketin ... ve inşaat alanında faaliyet gösterdiğini, davacının 28.04.2002 tarihinde işe başladığını ve 02.09.2004 tarihinde ailevi nedenler ile işi bıraktığını, söz konusu dönemde davacının sürekli ve kesintisiz çalışmasının söz konusu olmadığını, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, çalıştığı günlerin sigortalı olarak gösterildiğini, haksız açılan davanın reddinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2021 tarihli kararı ile ''1- Davanın kısmen kabulü ile a) Davacının 23.03.2002 - 02.09.2004 tarihleri arasında (01.01.2004- 30.04.2004 tarihleri arası ayrık tutulmak üzere) davalı şirketin 1057115.10 sicil sayılı iş yerinde asgari ücret/prime esas asgari kazanç üzerinden sigortalı gösterilmeyen hizmet akdine dayalı çalışmalarının tespitine, b)Davacının 01.02.2006 - 31.12.2007 tarihleri arasında davalı şirketin ... sicil sayılı iş yerinde asgari ücret/prime esas asgari kazanç üzerinden sigortalı gösterilmeyen hizmet akdine dayalı çalışmalarının tespitine, c)Davacının 01.01.2008 - 23.09.2009 tarihleri arasında davalı şirketin 1057116.10 ve 1094564.10 sicil sayılı iş yerlerinde asgari ücret/prime esas asgari kazanç üzerinden sigortalı gösterilmeyen hizmet akdine dayalı çalışmalarının tespitine,'' karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2021 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...İnceleme konusu dosyada; ihtilaf konusu olan 23/02/2002-Aralık 2004 ve Mayıs 2005-23.09.2009 tarihleri arasındaki dönem içerisinde davacı adına bildirimde bulunan 1057115 sayılı davalı iş yerinin 28.04.2002-31.05.2010 tarihleri arasında, 1094564 sayılı davalı işyerinin 26.09.2008-27.12.2010 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, 1057116 sayılı davalı işyerinin ise 28.04.2002 tarihinden itibaren Kanun kapsamında olduğu, davalıya ait bu işyerlerinden 105115 sayılı işyerinin 2002/04-2005/07. ayları arası, 1094564 sayılı işyerlerinin ise 2008-2009 yılları arası dönem bordrolarının getirtildiği, bordrolarda adı geçen sigortalıların duruşmalarda dinlenmediği, dolayısıyla Mahkemece Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin (kapatılan) 18.02.2016 tarih, 2015/7200 Esas-2016/2422 Karar sayılı ilamı gereğinin yerine getirilmediği, davacı ve davalı tarafın gösterdiği tanık beyanları ile yetinilerek sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Gerçekten Yargıtay’ın aradığı nitelikte tanıklardan olup olmadığı denetlenemeyen tanıkların çalışma olgusunun varlığının tespiti hususunda yetersiz beyanları dikkate alınarak sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece yapılması gereken iş, dosya içeriğinde bulunan ve 1057115, 1057116, .... no lu dosyalarda işlem gören davalı iş yerince sunulan dönem bordroları ve Kurum tarafından sunulan dönem bordroları haricinde bulunması halinde ihtilaf konusu (28.04.2002- 31.05.2010 tarihleri arasında) tüm dönem bordrolarının Kurumdan getirtilmesi suretiyle öncelikle ihtilaf konusu dönemin tamamını kapsar şekilde davalı işyerinde çalışma kaydı bulunan bordrolu tanık beyanlarına başvurulmalı, gerektiğinde araştırma genişletilmek suretiyle toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmeli, uyuşmazlık konusu husus hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''Davanın kısmen kabul kısmen reddine, 1-Davacının davalı nezdinde işlem gören ... işyeri numaralı işyerinde bildirimi bulunan günler haricinde 28.04.2002-02.09.2004 tarihleri arasında tam zamanlı ve aralıksız olarak çalıştığının ve eksik bildirilen günlerin tamamlanması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin diğer taleplerinin reddine'' karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Davalı Kurum vekili Temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işleminin terinde olduğunu, eksik araştırma ile karar verildiğini, davanın reddi ile kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir. 2-... ... ... İnş. Nak. Tur. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının çalışmalarının sürekli ve aralıksız olmadığı, tanık beyanlarının yetersiz ve çelişkili olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmiştir. 3-Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; talebi gibi karar verilesi gerektiğini, tanık beyanları ile davasının sipatlandığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1- 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde; aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurum tarafından tespit edilemeyen sigortalıların, çalıştıklarını, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilam ile ispatlamaları halinde, mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarının dikkate alınacağı düzenlenmiştir. Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Bu anlamda; bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. 2.Somut olaya dönüldüğünde eldeki dava; davacının, 23.02.2002-Aralık 2004 ve Mayıs 2005-23.09.2009 tarihleri arasında her ay ve 30 gün çalıştığının tespitine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında dava konusu dönemlerde tüm bordro tanıklarının dinlenilmesi gerektiği hususuna değinilmiş ise de, mahkemece bordro tanıklarının tamamının dinlenmediği, özellikle davacının talebinde ''Mayıs 2005 - 23.09.2009'' tarihleri arasında da çalıştığını beyan ettiği bu dönemde, sadece 1 bordro tanığı Muhtalif Şahiner'in dinlendiği, bu tanığın da hizmetlerinin 30.12.2008-13.05.2010 tarihleri arasında olduğu ancak tanığın beyanında 1996 ile 2007 arasında çalıştığını belirttiği için tanığın beyanına itibar edilmediği belirtilerek fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi yetersiz araştırma nedeni ile isabetsizdir. Mahkemece yapılması gereken iş; davanın somutlaştırılması yükü kapsamında, davacının talep dönemini kapsayan ve hizmetleri bulunan diğer bordro tanıklarının dinlenilmesi, beyanlar arasında çelişki olması halinde çelişki giderilerek davacının çalışma olgusu ve süresi tereddütsüz bir şekilde ortaya konulması ve sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile kabul kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e87f237e35aa9822 c552fb87e9aabb30