Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/3366 E., 2025/5201 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3366 E., 2025/5201 K. (08.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3366
Karar No
2025/5201
Karar Tarihi
08.04.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/3366 E. , 2025/5201 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/356 E., 2023/335 K. Taraflar arasındaki sigortalılık sürelerinin tespiti ile prim borçlarının yapılandırılması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Müdürlüğü Adres Kayıt Sistemine göre 21.12.2009 tarihinden itibaren yerleşim yeri, "... Mah. ... Sk. No. 24/2 .../ İstanbul" olan davacının, İstanbul ilinde geçen çalışmaları nedeniyle 08.01.2010 tarihinde başlayıp 08.10.2014 tarihine kadar devam eden primleri ödenmiş 4/I-a (...) sigortalılığı bulunduğu, 08.01.2010-08.10.2014 arasındaki 4/I-a (...) sigortalılığı ile İstanbul'a taşınmadan öncesine ait Amasya, ..., ... Köyündeki faaliyetlerine dayalı Tarım ... ve Esnaf ... sigortalılığı süreleri ile birleştirildiğinde yaşlılık aylığına hak kazanacak olan davacı, ... ... No. ile tescilli olan 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalığı ve ... ... No. ile tescilli olan 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığına ilişkin olarak 6552 sayılı Kanun hükümlerine göre prim borçlarının yapılandırılması ve 5510 sayılı Kanun'un Geçici 17. maddesi kapsamında durdurulan sigortalılık sürelerinin ihyası için yasal süresi içinde davalı Kuruma başvuruda bulunduğu, davacının 28.02.2011 tarihine kadar olan 4/I-a (...) sigortalılığını geçersiz sayarak hukuka aykırı bir şekilde sosyal güvenlik hakkına dokunan davalı Kurum, 08.01.2010-28.02.2011, 08.11.2012-02.12.2012 ve 01.12.2012-27.02.2013 tarihleri arasına ilişkin yersiz tescillerden kaynaklanan 4/I-b (...) sigortalılığı süreleri için prim borcu tahakkuk ettirerek borç yapılandırmasına dahil etmek suretiyle, davacının gerçek borçlarını ödeyerek yaşlılık aylığı almasını engellendiği, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi için 30.12.2014 tarihli dilekçe ile davalı Kuruma başvurulduğu, 01.08.2010'da başlayıp, 08.10.2014'e kadar devam eden primleri ödenmiş 4a (... sigortalılığı ile çakışan ve herhangi bir çalışmaya dayalı olmayan yersiz 4b (1479 ...) sigortalılığının terkini ile borç yapılandırmasının yeniden düzenlenmesinin istendiği, davalı Kurumun 22.01.2015 tarih ve 206127 sayılı yazısı ile "... Bağ numaralı davacının Vergi kaydı 14.09.2001-31.07.2006 ve 27.07.2007-22.11.2013 tarihleri arası, Muhtarlığı ise 28.03.2004'ten devam etmektedir. Vergi önce başladığı için 08.01.2010 tarihinde başlayan S.S.K. çalışmaları 6111 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 28.02.2011 gününe kadar geçersizdir. 28.02.2011'den sonra ise vergi kaydı 22.11.2013'e kadar devam ettiği, muhtarlık devam ediyorsa (Kuruma belge ibraz etmemiş) ... bitiminde ... tekrar devreye girer. Bu nedenle 4-b sigortalılığının iptal edilmesi mümkün bulunmamaktadır" diyerek, herhangi bir fiili çalışmaya dayalı olmayan ve bir kısmı ... sigortalılık oluşturan 4/I-b sigortalılığı kayıtlarının terkini ve prim borçları yapılandırmasının yeniden düzenlenmesi istemlerini yersiz gerekçelerle reddedildiği, pozitif hukuk kurallarına aykırı bir uygulama ile herhangi bir faaliyete dayanmayan ve bir kısmı ... sigortalılık oluşturan 4/I-b sigortalılığına ilişkin SGK kayıtlarının terkini ve 6552 sayılı Kanun hükümlerine göre borç yapılandırmasının yeniden düzenlenmesi isteklerini içeren yazılı başvuruların reddedilmesi açıkça hukuka aykırı olduğu iddiasıyla davalı Kurumun herhangi bir faaliyete dayalı olmayan ve bir kısmı ... sigortalılığa yol açan 4/I-b sigortalılığı kayıtlarının terkini ve 6552 sayılı Kanun hükümlerine göre prim borçları yapılandırmasının yeniden düzenlenmesi başvurusunu ret İşleminin iptali ile davacının ... sigortalılık kaydının bulunduğu 08.01.2010-28.02.2011 arasındaki 4/I-a geçerliliğinin tespitine; herhangi bir faaliyete dayanmayan ve 08.01.2010-28.02.2011 arasındaki 4/I-a sigortalıığı ile çakışan 4/I-b sigortalılığının iptaline; herhangi bir faaliyete dayanmayan, 08.11.2012-02.12.2012 ve 01.12.2012-27.02.2013 tarihleri arasındaki 4/I-b sigortalılıklarının iptaline; davacının, 6552 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının tespitine; prim borçlarının, dava konusu sigortalılık sürelerine ilişkin tespit ve iptal kararı sonuçlarına göre yeniden hesaplanarak yapılandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesine özetle; ... ... numaralı ...'ın 14.09.2001 tarihinde nakliyecilik mesleğinden dolayı 1479 sayılı Kanun'a göre Bağ Kur sigortalısı olarak tescil işlemi yapılığı, davacının vergi mükellefiyetinin 22.11.2013 tarihinde sona erdiğinin tespit edildiği, davacının 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesi ile 2013/11 no.lu Kurum genelgesine istinaden 14.09.2001-28.02.2011 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b bendine tabi sigortalılık süreleri geçerli olup 01.03.2011 tarihinden sonraki sürelerde yine aynı kanunun 4/1 -a bendine tabi sigortalılık sürelerine üstünlük tanındığından çakışan sürelerdeki 4/1- b bendine tabi sigortalılık sürelerinin geçersiz sayıldığı, davacı tarafça gelir vergisi mükellefiyetinin 21.12.2009 itibariyle sona erdiğinin kabulü talep edildiği, davacının söz konusu döneme ilişkin vergi kaydının bulunmadığı, ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanların sigortalılıkları mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son verdikleri tarihte sona erer ve bu tarih ilgili vergi dairelerince ve sigortalılarca Kuruma bildirildiği, Kuruma herhangi bir bildirim yapılmadığını davacının vergi kaydı 22.11.2013 tarihine kadar devam ettiğini söz konusu döneme ilişkin 4/1 -(b) sigortalılığının da devam ettiği, 6552 sayılı Kanun hükümlerinde yararlanmak için belirli bir süreye tabi olduğu, davacının söz konusu süre geçtikten sonra ilgili yasa hükümlerinden yararlandırılması, diğer sigortalılar aleyhine süresiz af yapılandırma hakkı tanındığı, Kurumca yapılan işlemin mevzuata uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.MAHKEME İLK KARARI Mahkeme tarafından 30.05.2016 tarihli ve 2015/362 Esas, 2016/219 Karar sayılı kararla davacının 08.11.2012-02.12.2012 ve 01.12.2012-27.02.2013 tarihleri arasındaki 4/1-b sigortalılığının iptali ile davacının bu yöndeki talebini ret eden Kurum işleminin iptalini, 6552 sayılı Kanun'dan yararlanabileceğinin tespitini, prim borçlarının dava konusu sigortalılık sürelerine ilişkin iptal kararı sonucuna göre yeniden hesaplanarak yapılandırılmasını davacının bu yöndeki talebini red eden kurum işleminin iptalini, davacının 08.01.2010-28.02.2011 tarihleri arasındaki 4/1-a sigortalılığının geçerli sayılması ve 08.01.2010-28.02.2011 tarihleri arasındaki 4/1-a ile çakışan 4/1-b sigortalılığının iptaline karar verilmesini talep ettiği, hangi sigortalılığa üstünlük tanınacağı hususunun 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesine göre belirlenmesi gerektiği, ilgili maddede "Sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır." şeklinde açık hüküm bulunduğu, ilgili madde doğrultusunda davacının talebi değerlendirildiğinde 08.11.2012-02.12.2012 ve 01.12.2012-27.02.2013 tarihleri arasındaki 4/1-b sigortalılığının iptali talebi yönünden ilgili dönemde 4-a sigortalılığının bulunmadığı ve dosya kapsamında anlaşıldığı üzere herhangi bir tarımsal faaliyete dayanmayan sürenin iptal edilebileceği anlaşıldığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine, davacının 08.11.2012-02.12.2012 ve 01.12.2012-27.02.2013 tarihleri arasındaki 4/1-b sigortalılığının iptali ile davacının bu yöndeki talebini ret eden Kurum işleminin iptaline, davacının 6552 sayılı Kanun'dan yararlanabileceğinin tespitine, prim borçlarının dava konusu sigortalılık sürelerine ilişkin iptal kararı sonucuna göre yeniden hesaplanarak yapılandırılmasına, davacının bu yöndeki talebini ret eden Kurum işleminin iptaline, davacının 08.01.2010-28.02.2011 tarihleri arasındaki 4/1-a sigortalılığının geçerli sayılması ve 08.01.2010-28.02.2011 tarihleri arasındaki 4/1-a ile çakışan 4/1-b sigortalılığının iptaline yönelik talebinin reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 30.05.2016 tarihli ve 2015/362 Esas, 2016/219 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 10.12.2018 tarihli ve 2016/12809 Esas, 2018/10732 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur: "...Somut olay incelendiğinde; davacının, 1479 sayılı Yasa kapsamında 14.09.2001 - 31.10.2001, 01.05.2008 - 28.02.2011, 08.11.2012 - 02.12.2012, 01.12.2012 - 27.02.2013 tarihleri arasında ve 30.04.2015 tarihinde başlayan ve devam eden bildirimlerinin olduğu, 08.01.2010 - 28.02.2011 tarihleri arasında 5510 sayılı Yasa kapsamında hizmet akdine dayalı zorunlu sigortalılığının bulunduğu ve 1479 sayılı sigortalılığı ile çakıştığı, 14.09.2001 - 31.07.2006, 27.07.2007 - 22.11.2013 tarihleri arasında vergi kaydı bulunduğu, Kurumca 08.01.2010 - 28.02.2011 tarihleri arasında 5510 sayılı Yasa kapsamında hizmet akdine dayalı zorunlu sigortalılığının geçersiz kabul edilerek 4/1-b sigortalılığının ve 4/1-a sigortalılığı ile çakışma olmayan 08.11.2012 - 02.12.2012, 01.12.2012 - 27.02.2013 tarihleri arasındaki 4/1-b sigortalılığının geçerli kabul edildiği anlaşılmaktadır. 506 sayılı Kanunun 2'nci maddesinde (5510 sayılı Kanun 4/a), hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların sigortalı sayılacağı, 3'üncü maddesinde, kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanların veya herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların sigortalı sayılmayacağı belirtilmiş; 1479 sayılı Kanunun 24'üncü maddesinde (5510 sayılı Kanun 4/b), kanunla ve kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulu (diğer) sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan, herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar ile, gelir vergisinden muaf olanlardan ... Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun olarak kayıtlı olanlar ile A.Ş. kurucu ortakları, yönetim kurulu üyesi ortakları veya Ltd. Şti. ortaklarının sigortalı kabul edileceği, sözü edilen diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödeyenlerin sigortalı sayılmayacağı açıklanmıştır. Sosyal Güvenlik Hukukumuzda, 'sosyal sigortalarda çokluk', bir başka anlatımla bireylere olabildiğince sosyal sigorta hakkı tanıma, 'yararlanmada ve yükümlülükte teklik' ilkesi egemendir. Buna göre, aynı tarihlerde farklı sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında bulunulamaz. ... sigortalılık olarak adlandırılan bu statü, kanun hükümleriyle engellenmiştir. Belirtilmelidir ki, anılan düzenlemelerde yer alan 'emekli sandıklarına aidat ödemekte olanlar' ibareleri, 'başka sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olanlar' şeklinde anlaşılmalı, 'sosyal güvenlik kuruluşları' ibarelerinin de aynı zamanda 'sosyal güvenlik kanunları' terimlerini içerdiği kabul edilmelidir. 01.10.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren, 5510 sayılı Kanunun 53’üncü maddesi uyarınca; sigortalının aynı Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerinden birden fazlasına aynı anda tabi olunmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında sigortalılık yoksa, ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacaktır. 5510 sayılı Kanunun anılan 53’üncü maddesi, 6111 sayılı Kanunun 33’üncü maddesiyle değiştirilmiş; sigortalının 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statülerine aynı anda tabi olunmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (a) ile (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde çalışması halinde ise (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı düzenlemesi getirilmiş; ancak, değişikliğe ilişkin anılan 33’üncü madde de ayrıca söz konusu değişikliğin maddenin yürürlük tarihinden öncesi için uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. 6111 sayılı Kanunun yürürlüğe dair 215/b maddesiyle; '...33... maddesi yayımı takip eden ayın birinci günü' yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. 6111 sayılı Kanun 25.02.2011 tarihinde yayımlanmış olup; bu durumda anılan değişiklikler 01.03.2011 tarihinden itibaren uygulanabilecektir. Mahkemece, davacının 08.01.2010 - 28.02.2011 tarihleri arasındaki 4/1-a ile çakışan 4/1-b sigortalılığının iptali talebine ilişkin red kararı verilmesi isabetli olup 08.11.2012 - 02.12.2012 ve 01.12.2012 - 27.02.2013 tarihleri arasındaki 4/1-b sigortalılığının iptali hakkında, tarımsal faaliyete dayanmadığı gerekçesiyle kabul kararı verilmesi hatalı olup bu tarihler arası 1479 sayılı Yasa kapsamında bildirimlerinin olduğu ve 27.07.2007 - 22.11.2013 tarihleri arasında vergi kaydı olduğu gözetilerek irdeleme yapılmalı, yapılandırma talebinin varlığı araştırılıp, sonucuna göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." 2.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak 16.10.2019 tarihli ve 2019/42 Esas, 2019/306 Karar sayılı kararla bozma ilamı doğrultusunda davacının 08.11.2012-02.12.2012 ve 01.12.2012-27.02.2013 tarihleri arasındaki döneme ilişkin yapılan bir yapılandırma iradesi olup olmadığı araştırıldığı, ancak SGK il müdürlüğünden gelen cevabi yazıda davacının yapılandırma talebinde bulunduğu halde herhangi bir pirim ödemesi yapmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine, davacının 08.11.2012-02.12.2012 ve 01.12.2012-27.02.2013 tarihleri arasındaki 4/1-b sigortalılığının iptali ile davacının bu yöndeki talebini red eden Kurum işleminin iptaline, davacının 6552 sayılı Kanun'dan yararlanabileceğinin tespitine, prim borçlarının dava konusu sigortalılık sürelerine ilişkin iptal kararı sonucuna göre yeniden hesaplanarak yapılandırılmasına, davacının bu yöndeki talebini red eden Kurum işleminin iptaline, davacının 08.01.2010 - 28.02.2011 tarihleri arasındaki 4/1-a sigortalılığının geçerli sayılması ve 08.01.2010 - 28.02.2011 tarihleri arasındaki 4/1-a ile çakışan 4/1-b sigortalılığının iptaline yönelik talebinin reddine karar verilmiştir. 3. Mahkemenin 16.10.2019 tarihli ve 2019/42 Esas, 2019/306 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 19.04.2021 tarihli ve 2020/433 Esas, 2021/5459 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur: "...1- Öncelikle davacının 4/1-b sigortalılıkları tarımsal faaliyete değil serbest meslek esnaflık faaliyetine dayanmakta olup, bozma ilamında da açıkça yazılı olduğu üzere, herhangi bir tarımsal faaliyete dayanmadığı gerekçesiyle verilen kabul kararı yerinde değildir. 2- 08.11.2012 – 02.12.2012 ve 01.02.2013 – 27.02.2013 tarihleri arasındaki esnaf ... sigortalılığına ilişkin; önceki bozma ilamındaki bozma gerekçeleri gözetilerek, davacının vergi kaydına göre değerlendirme yapılmalı, davacı tarafından ödenen primlerin karşılık geldiği tarih ve gün sayıları tespit edilmeli, primi ödenmeyen 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılık süreleri yönünden, 5510 sayılı yasanın Geçici 76 ve 53. maddeleri de gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir..." 4.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak 27.01.2022 tarihli ve 2021/254 Esas, 2022/53 Karar sayılı kararla bozma ilamı doğrultusunda davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında bildirimlerinin olduğu 27.07.2007-22.11.2013 dönemine ait vergi kayıtları incelendiği, nakliye işi yaptığına ilişkin vergi kayıtları olduğu, bu kapsamda yapılan araştırma ile emniyete yazılan müzekkere cevabında davacının araç kayıtları ile yapmış olduğu ticari faaliyete ilişkin vergi kayıtlarının uyuştuğu bu kapsamda davacının 5510 sayılı Kanun'un 53. madde gereği önce başlayan sigortalılığının aynı kanun kapsamındaki 4/1/b bendine uygun olduğu anlaşıldığından bu tarihler arasındaki sigortalılık kaydının iptaline ilişkin talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir. 5. Mahkemenin 27.01.2022 tarihli ve 2021/254 Esas, 2022/5 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 13.06.2022 tarihli ve 202/5363 Esas, 2022/8930 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur: "...Mahkemece verilen önceki karar dairemizin 19.04.2021 günlü, 2020/433 E. - 2021/5459 K. sayılı ilamıyla “08.11.2012 - 02.12.2012 ve 01.02.2013 - 27.02.2013 tarihleri arasındaki esnaf ... sigortalılığına ilişkin; önceki bozma ilamındaki bozma gerekçeleri gözetilerek, davacının vergi kaydına göre değerlendirme yapılmalı, davacı tarafından ödenen primlerin karşılık geldiği tarih ve gün sayıları tespit edilmeli, primi ödenmeyen 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılık süreleri yönünden, 5510 sayılı yasanın Geçici 76 ve 53. maddeleri de gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir” gerekçesiye bozulmasına ve bozma ilamına uyulmasına rağmen belirtilen araştırma ve irdelemeler yapılmaksızın karar verilmiştir. Bozma gereği, kurumdan ödenen primlere karşılık gelen sigortalılık süreleri sorulmalı, primi ödenmeyen 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılık süreleri yönünden, 5510 sayılı Yasanın Geçici 76 ve 53. maddeleri de gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yapması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." 6.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 27.07.2007 ve 22.11.2013 tarihleri arasında devam ettiği anlaşılan vergi kayıtları ve üzerine kayıtlı ticari araçlar bulunduğu, bu kapsamda davacının 1479 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmalarının varlığı açıkça bu vergi kayıtlarına dayandığı, 08.11.2012-02.12.2012 ve 01.12.2012-27.02.2013 dönemlerinde ise davacının 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesinin işletilebilir hale geleceği şeklide fiili bir ... sigortalılık durumunu oluşturacak nitelikte hizmet akdine kayıtlı çalışması bulunmadığı, bunun tek istisnasının ise 4/1-a sigortalılığı bulunan 03.12.2012-31.01.2013 dönemleri olup bu dönem yönünden ... sigortalılığın kabulu ile 5510 sayılı Kanun'un 53. madde kapsamında 4/1-a sigortalılığının tespiti gerektiği bu süre yönünden de davacının 6552 sayılı Kanun'dan yararlanabileceği gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine, davacının 08.01.2010-28.02.2011 tarihleri arasındaki 4/1-a sigortalılığının geçerli sayılması ve 08.01.2010-28.02.2011 tarihleri arasındaki 4/1-a ile çakışan 4/1-b sigortalılığının iptaline yönelik talebinin reddine, 08.11.2012-02.12.2012 tarihleri arasındaki 4/1-b sigortalılığının iptaline ilişkin talebin reddine, 01.12.2012-27.02.2013 tarihleri arasında 4/1-b sigortalılığının iptaline ilişkin talebinin; yalnızca 4/1-a sigortalılığı ile çakışan 03.12.2012-31.01.2013 dönemleri yönünden kabulüne 03.12.2012-31.01.2013 tarihleri arasındaki 4/1-b sigortalılığının iptali ile davacının bu yöndeki talebini ret eden Kurum işleminin iptaline, kalan dönemlere ilişkin (01.12.2012 - 02.12.2012 ve 01.02.2013-27.02.2013 tarihleri arası olmak üzere) talebin reddine, davacının 6552 sayılı Kanun'dan yararlanabileceğinin tespitine, prim borçlarının dava konusu sigortalılık sürelerine ilişkin iptal kararı sonucuna göre yeniden hesaplanarak yapılandırılmasına, davacının bu yöndeki talebini red eden Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının vergi kaydının 22.11.2013 tarihine kadar devam ettiği ve önce başlayan 4/1-b kapsamında sigortalılığına öncelik verilmesi gerektiği, ayrıca yapılandırma hakkının süresiz kullanılamayacağı, Kurum işlemlerinin yerinde olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1479 sayılı Kanun'un geçici 53 ve 76 hükümleri nazara alınmadan karar verildiği, Kurum işlemlerinin yerinde olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigortalılık sürelerinin tespiti ile prim borçlarının yapılandırılmasına ilişkindir. 1.Mahkemeler, iddia ve savunma çerçevesinde tespit ettikleri maddi vakıaları, söz konusu maddi vakıaların hukuki niteliğini, uygulanan hukuk kurallarını, bunun nedenlerini ve hüküm fıkrasıyla bağlantısını gerekçeyle açıklarlar. Böylece tarafların muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri, Mahkeme kararlarının denetlenebilmesi ve toplumun da yargı kararlarının sebeplerini öğrenmesi sağlanır. 2. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ise de gerekçeli karar hakkından açıkça söz edilmemiştir. Ancak Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli yazılacağı hükmü konulmuştur. Bu sayede Mahkeme kararlarının gerekçeli olması ve kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarının sağlanması amaçlamaktadır. 3. Mahkeme kararlarında bulunması gereken hususlar 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesinde ayrıntılı olarak tek tek sayılarak gösterilmiştir. Aynı maddenin (2) numaralı fıkrası uyarınca da verilen karar ile taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar, hiçbir şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde çok açık gösterilmesi gereklidir. Aksi takdirde ilamın icrası sırasında güçlüklerle karşılaşılabileceği gibi ilamın hiç icra edilememesi de söz konusu olabilir. 4. Somut olayda, davacının 01.01.1986-01.02.1986, 10.11.1990-11.03.1994, 08.01.2010-05.06.2010, 26.10.2010-07.11.2012, 28.02.2013-08.10.2014 tarihleri arasında zorunlu ve 01.05.1994 - 31.12.1997 tarihleri arasında isteğe bağlı 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı süreleri uyuşmazlık dışıdır. 17.15.1988 tarihinde davalı Kurum kayıtlarına intikal eden bildirgeyle ve talebi üzerine davacının 01.11.1988 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım ... sigortalılık kayıt ve tescili yapılmıştır. Anılan sigortalılığı devam ederken bu defa da 27.11.2001 tarihinde davalı Kurum kayıtlarına intikal eden bildirgeyle minibüsçülük vergi kaydına istinaden talebi üzerine 14.09.2001 tarihinden geçerli olmak üzere 1479 sayılı Kanun kapsamında ... kayıt ve tescili yapılmıştır. Bu arada 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığı anılan 1479 sayılı Kanun kapsamında tescili nedeniyle 13.09.2001 tarihinde sonlandırılmıştır. Ancak sonradan Kurum işlemi ile 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığı başlayan zorunlu 506 sayılı Kanun kapsamında bildirimleri nedeniyle 09.11.1990 tarihinde sonlandırılmıştır. Davacının vergi kaydının 31.07.2006 tarihinde sona ermesi nedeniyle de 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığı aynı gün sonlandırılmıştır. Davacı 08.12.2006 tarihinde verdiği dilekçe ile isteğe bağlı olarak 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının devam etmesi talebinde bulunmuştur. Bu arada davacının muhtar seçildiğinin anlaşılması üzerine 31.07.2006 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığı devam ettirilmiştir. Davacının minibüsçülük vergi kaydının 27.07.2007 tarihinden itibaren devam ettiğinin anlaşılması üzerine sigortalılığı vergi kaydı bulunduğuna ilişkin ibare ile devam ettirilmiştir. Gerçekten de davacının 14.09.2001-31.07.2006 ve 27.07.2007-22.11.2013 tarihleri arasında minibüs işletmeciliği vergi kaydı bulunmaktadır. Davalı Kurum 12.10.2010 tarihli işlemle davacının prim ödemesi bulunmamasını gerekçe göstererek 1479 sayılı Kanun'un Ek 19. maddesi uyarınca davacının ödediği primlerin karşıladığı son tarih olan 31.10.2001 tarihi itibariyle davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığını durdurmuş ve 01.05.2008 tarihinden itibaren yeniden başlatmıştır. Davacı 02.05.2011 tarihinde prim borçlarının ödemek ve amacıyla 6111 sayılı Kanun kapsamında ihya ve yapılandırma başvurusunda bulunmuş ise de 14.09.2001 - 02.05.2011 tarihleri asında kesintisiz 1479 sayılı Kanun kapsamında ... sigortalısı kabul edilerek yapılan tahakkuk işlemiyle belirlenen tutarı ödemediğinden ihya ve yapılandırma işlemi iptal edilmiştir. 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortasına ilişkin ihya ve yapılandırma işlemi yapılmamış olup söz konusu sigortalılığın da Ek 19 uygulamasıyla durdurulduğu anlaşılmaktadır. Davacı 30.12.2014 tarihli başvurusu ile bu defa 6552 sayılı Kanun kapsamında ihya ve yapılandırma talep etmiş, 14.09.2001-31.10.2001 (Ek 19 kodu ile durdurularak), 05.05.2008-28.02.2011, 08.11.2012-02.12.2012 (53 kodu ile sonlandırılarak) ve 01.12.2012 - 27.02.2013 (53 kodu ile durdurularak) şeklinde sigortalı kabul edilerek yapılandırma başvurusu kabul edilmiştir. 5.Davacı sigortalılık sürelerinin tespiti ile prim borçlarının yapılandırılmasına karar verilmesini talep etmiş; Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 08.01.2010-28.02.2011 tarihleri arasındaki 4/1-a sigortalılığının geçerli sayılması ve 08.01.2010-28.02.2011 tarihleri arasındaki 4/1-a ile çakışan 4/1-b sigortalılığının iptaline yönelik talebinin reddine, 08.11.2012-02.12.2012 tarihleri arasındaki 4/1-b sigortalılığının iptaline ilişkin talebin reddine, 01.12.2012-27.02.2013 tarihleri arasında 4/1-b sigortalılığının iptaline ilişkin talebinin; yalnızca 4/1-a sigortalılığı ile çakışan 03.12.2012 - 31.01.2013 dönemleri yönünden kabulüne 03.12.2012-31.01.2013 tarihleri arasındaki 4/1-b sigortalılığının iptali ile davacının bu yöndeki talebini ret eden Kurum işleminin iptaline, kalan dönemlere ilişkin (01.12.2012-02.12.2012 ve 01.02.2013-27.02.2013 tarihleri arası olmak üzere) talebin reddine, davacının 6552 sayılı yasadan yararlanabileceğinin tespitine, prim borçlarının dava konusu sigortalılık sürelerine ilişkin iptal kararı sonucuna göre yeniden hesaplanarak yapılandırılmasına karar verilmiştir. 6.Mahkemenin, çerçeve olarak davacının 506 sayılı ve 1479 sayılı Kanun'lar kapsamında sigortalı kabul edilen süreleri ile 6552 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ihya ve yapılandırmadan yararlandırılmasına ilişkin değerlendirmesi yerinde olmakla birlikte, hükümde 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı sayıldığı tarihler ile sigortalılığı durdurulan dönemlerin açıkça belirtilmemesi ve 506 sayılı Kanun kapsamındaki kabul edilen sürelerin de açıkça gösterilmeden yapılandırma hükümlerine göre karar verilmiş olması, verilen kararın infazını mümkün kılmamaktadır. Bu nedenle, Mahkemece tarafların hak ve borçlarını belirleyen, sigortalı kabul edilen süreler ile yapılandırmaya tabi tutulacak dönemleri açık ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde ortaya koyan bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar açıklığa kavuşturulmadan hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekte olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı