10. Hukuk Dairesi 2024/16259 E. , 2025/5204 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/507 E., 2024/292 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalı ...'ın 21.01.2015 tarihinde geçirdiği iş kazasında hayatını kaybettiği, Kurumca sigortalının hak sahibi ...'a 28.01.2016 gelir bağlama onay tarihi ile 279.253,04 TL lik peşin sermaye değerli gelir bağlandığı, kaza sonrasında sigortalıya 676,78 TL tedavi gideri yapıldığı, Kurum zararı toplamının 279.929,82 TL ye ulaştığı iddiasıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik meydana gelen Kurum zararının 279.929,82 TL sinin gelir bağlama onay tarihi ve sarf/ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/345 Esas sayılı dosyasından açılan davada şirket yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin beraatlerine karar verildiği, ceza yargılaması sonucundaki yerel mahkeme kararına itiraz edilerek istinaf yoluna başvurulduğu, davaya konu kazada şirkete atfedilebilecek kusur bulunmadığı, kazanın meydana geldiği bölüme ilişkin uyarı levhalarının bulunduğu, ...’ın gerek işbaşı gerekse de temel iş sağlığı güvenliği eğitimine katıldığı, sigortalının yaralanarak vefat etmesinin sebebinin emniyet şeridini ihlal ederek ocağa daha fazla yaklaşmasının olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından 07.10.2021 tarihli ve 2019/482 Esas, 2021/540 Karar sayılı kararla; davacı Kurum müfettişi İnceleme Raporu ile 21.05.2015 tarihinde meydana gelen iş kazasının oluşunda işverenin %100 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, en son alınan 07.06.2021 havale tarihli bilirkişi kurul raporu ile iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin önemli ölçüde etkili olduğu, davalının kusuru içerisinde değerlendirilmekle işveren vekili ...'ın kazanın oluşunda etkili olduğu, kazalı ...'ın oluşunda ölçüde etkili olduğunun mütalaa edildiği, Kırıkıkkale 2. İş Mahkemesinin 2018/66 Esas sayılı dosyasında davalının %90 sigortalı ... %10 oranında kusurlu bulunduğu alınan 07.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda her ne kadar oran belirtilmemişse de ceza dosyası ve tazminat dosyası ile uyumlu olduğundan hükme esas alınarak Kurum tarafından davacıya ödenen 279.929,82 TL nin %90 kusur oranına tekabül eden kısmı üzerinden hüküm kurulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 251.327,73 TL nin gelir bağlama onay tarihi olan 28.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; 609,102 TL tedavi giderinin sarf tarihi olan 21.05.2015 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli ve 2019/482 Esas, 2021/540 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlar ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 11. Hukuk Dairesinin 18.05.2023 tarihli ve 2021/2371 Esas, 2023/1004 Karar sayılı kararla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 18.05.2023 tarihli ve 2021/2371 Esas, 2023/1004 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 30.10.2023 tarihli ve 2023/9031 Esas, 2023/10459 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...davalı işveren şirket çalışanları hakkında eldeki davaya konu iş kazası nedeniyle taksirle ölüme neden olmak suçundan açılan ceza davasında yapılan yargılama sonucunda; Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11.12.2018 tarih 345 / 370 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiğinin ve hükmün kesinleştiğinin iddia edilmesi karşısında; dava dışı sanıkların kusursuzluğundan söz edilemez. Öte yandan Mahkemece, alınan ilk kusur raporunda davalı işverenin tam kusurlu olduğu kabul edilirken ikinci kusur raporunda davalı işverenin önemli ölçüde, sigortalı ile ceza yargılamasında mahkum olan davalı çalışanlarının etkili eylemlerinin bulunduğu belirtilmiştir. Mahkeme, söz konusu raporlar arasındaki çelişkiyi gidermeksizin, hak sahipleri tarafından davalıya karşı açılan ve akıbeti bilinmeyen maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılamasında alındığı iddia edilen ve davalının %90 oranında kusurlu olduğunu belirleyen raporu esas alarak karar vermiştir. 7- Mahkemece, ceza davası ile hak sahipleri tarafından açılan tazminat davasının kesinleşip kesinleşmediği araştırılmak suretiyle işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişi heyetinden ceza davasında kesinleşen maddi olgular da değerlendirilerek tarafların kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınıp kusur raporları arasındaki çelişkile de giderilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir..." 2.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; Kırıkkale 2. Asliye Ceza MAhkemesi'ne müzekkere yazılarak 2016/345 Ceza dava dosyasının UYAP üzerinden gönderilmesinin istenildiği, müzekkereye cevap verildiği, ilgili evrakların dosya arasına alındığı, dosyanın Elektrik, Makine ve Kimya Mühendisinden oluşan 3'lü bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor aldırıldığı, 15.04.2024 tarihli kusur raporunda; dosyada yer alan mevcut, bilgi ve belgelerin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda; Kast unsuruna rastlanmayan ve aşağıda belirtilenler dışında başka bir kişi ve/veya tarafın etkisinin tespit edilmediği olayın meydana gelmesinde; ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin %85 (Yüzde Seksenbeş) oranında kusurlu olduğu, Ceza davası yargılaması sonucu aldığı cezası kesinleşen ...'un %3 (Yüzde Üç) oranında kusurlu olduğu, Ceza davası yargılaması sonucu aldığı cezası kesinleşen ... %2 (Yüzde İki) oranında kusurlu olduğunu, Kazazede ...'ın %10 (Yüzde On) oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle bilirkişi raporlarına atıfla davanın kısmen kabulüne, 251.327,73 TL nin gelir bağlama onay tarihi olan 28.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 609,102 TL tedavi giderinin sarf tarihi olan 21.05.2015 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğu, sigortalıya atfedilen kusurun kabul edilemez olduğu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; peşin sermaye değerinin maddi tazminattan mahsubunun gerektiği, banka kanalıyla yapılan ödeme nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasından feragat edildiği, davanın yasal dayanağının bulunmadığı, mükerrer ödemenin söz konusu olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemeden oluşan Kurum zararının rücuen tahsiline ilişkindir. Davacı Kurum vekilinin temyiz istemi yönünden: 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla, bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden: 1.Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5db5d114f6c61fe1 9490c403ffc84880 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2024/16259 E. , 2025/5204 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/507 E., 2024/292 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalı ...'ın 21.01.2015 tarihinde geçirdiği iş kazasında hayatını kaybettiği, Kurumca sigortalının hak sahibi ...'a 28.01.2016 gelir bağlama onay tarihi ile 279.253,04 TL lik peşin sermaye değerli gelir bağlandığı, kaza sonrasında sigortalıya 676,78 TL tedavi gideri yapıldığı, Kurum zararı toplamının 279.929,82 TL ye ulaştığı iddiasıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik meydana gelen Kurum zararının 279.929,82 TL sinin gelir bağlama onay tarihi ve sarf/ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/345 Esas sayılı dosyasından açılan davada şirket yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin beraatlerine karar verildiği, ceza yargılaması sonucundaki yerel mahkeme kararına itiraz edilerek istinaf yoluna başvurulduğu, davaya konu kazada şirkete atfedilebilecek kusur bulunmadığı, kazanın meydana geldiği bölüme ilişkin uyarı levhalarının bulunduğu, ...’ın gerek işbaşı gerekse de temel iş sağlığı güvenliği eğitimine katıldığı, sigortalının yaralanarak vefat etmesinin sebebinin emniyet şeridini ihlal ederek ocağa daha fazla yaklaşmasının olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından 07.10.2021 tarihli ve 2019/482 Esas, 2021/540 Karar sayılı kararla; davacı Kurum müfettişi İnceleme Raporu ile 21.05.2015 tarihinde meydana gelen iş kazasının oluşunda işverenin %100 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, en son alınan 07.06.2021 havale tarihli bilirkişi kurul raporu ile iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin önemli ölçüde etkili olduğu, davalının kusuru içerisinde değerlendirilmekle işveren vekili ...'ın kazanın oluşunda etkili olduğu, kazalı ...'ın oluşunda ölçüde etkili olduğunun mütalaa edildiği, Kırıkıkkale 2. İş Mahkemesinin 2018/66 Esas sayılı dosyasında davalının %90 sigortalı ... %10 oranında kusurlu bulunduğu alınan 07.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda her ne kadar oran belirtilmemişse de ceza dosyası ve tazminat dosyası ile uyumlu olduğundan hükme esas alınarak Kurum tarafından davacıya ödenen 279.929,82 TL nin %90 kusur oranına tekabül eden kısmı üzerinden hüküm kurulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 251.327,73 TL nin gelir bağlama onay tarihi olan 28.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; 609,102 TL tedavi giderinin sarf tarihi olan 21.05.2015 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli ve 2019/482 Esas, 2021/540 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlar ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 11. Hukuk Dairesinin 18.05.2023 tarihli ve 2021/2371 Esas, 2023/1004 Karar sayılı kararla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 18.05.2023 tarihli ve 2021/2371 Esas, 2023/1004 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 30.10.2023 tarihli ve 2023/9031 Esas, 2023/10459 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...davalı işveren şirket çalışanları hakkında eldeki davaya konu iş kazası nedeniyle taksirle ölüme neden olmak suçundan açılan ceza davasında yapılan yargılama sonucunda; Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11.12.2018 tarih 345 / 370 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiğinin ve hükmün kesinleştiğinin iddia edilmesi karşısında; dava dışı sanıkların kusursuzluğundan söz edilemez. Öte yandan Mahkemece, alınan ilk kusur raporunda davalı işverenin tam kusurlu olduğu kabul edilirken ikinci kusur raporunda davalı işverenin önemli ölçüde, sigortalı ile ceza yargılamasında mahkum olan davalı çalışanlarının etkili eylemlerinin bulunduğu belirtilmiştir. Mahkeme, söz konusu raporlar arasındaki çelişkiyi gidermeksizin, hak sahipleri tarafından davalıya karşı açılan ve akıbeti bilinmeyen maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılamasında alındığı iddia edilen ve davalının %90 oranında kusurlu olduğunu belirleyen raporu esas alarak karar vermiştir. 7- Mahkemece, ceza davası ile hak sahipleri tarafından açılan tazminat davasının kesinleşip kesinleşmediği araştırılmak suretiyle işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişi heyetinden ceza davasında kesinleşen maddi olgular da değerlendirilerek tarafların kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınıp kusur raporları arasındaki çelişkile de giderilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir..." 2.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; Kırıkkale 2. Asliye Ceza MAhkemesi'ne müzekkere yazılarak 2016/345 Ceza dava dosyasının UYAP üzerinden gönderilmesinin istenildiği, müzekkereye cevap verildiği, ilgili evrakların dosya arasına alındığı, dosyanın Elektrik, Makine ve Kimya Mühendisinden oluşan 3'lü bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor aldırıldığı, 15.04.2024 tarihli kusur raporunda; dosyada yer alan mevcut, bilgi ve belgelerin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda; Kast unsuruna rastlanmayan ve aşağıda belirtilenler dışında başka bir kişi ve/veya tarafın etkisinin tespit edilmediği olayın meydana gelmesinde; ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin %85 (Yüzde Seksenbeş) oranında kusurlu olduğu, Ceza davası yargılaması sonucu aldığı cezası kesinleşen ...'un %3 (Yüzde Üç) oranında kusurlu olduğu, Ceza davası yargılaması sonucu aldığı cezası kesinleşen ... %2 (Yüzde İki) oranında kusurlu olduğunu, Kazazede ...'ın %10 (Yüzde On) oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle bilirkişi raporlarına atıfla davanın kısmen kabulüne, 251.327,73 TL nin gelir bağlama onay tarihi olan 28.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 609,102 TL tedavi giderinin sarf tarihi olan 21.05.2015 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğu, sigortalıya atfedilen kusurun kabul edilemez olduğu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; peşin sermaye değerinin maddi tazminattan mahsubunun gerektiği, banka kanalıyla yapılan ödeme nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasından feragat edildiği, davanın yasal dayanağının bulunmadığı, mükerrer ödemenin söz konusu olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemeden oluşan Kurum zararının rücuen tahsiline ilişkindir. Davacı Kurum vekilinin temyiz istemi yönünden: 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla, bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden: 1.Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5db5d114f6c61fe1 9490c403ffc84880 ... ...