Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/3205 E., 2025/8657 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3205 E., 2025/8657 K. (22.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3205
Karar No
2025/8657
Karar Tarihi
22.05.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/3205 E. , 2025/8657 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2019/896 E., 2024/377 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; özetle; davacının 15.07.1999 - 01.01.2009 tarihleri arasında nizasız, fazılasız ... plaka nolu ticari takside şöför olarak çalıştığını, davalı tarafından çalıştığı süre boyunca SSK'ya hizmetlerinin bildirilmediğini, sigortasız çalıştırıldığını, işine haksız ve bildirimsiz olarak son verildiğini, kanuni haklarının kendisine ödenmediğini, işverene yapılan başvuruların sonuçsuz kalması nedeniyle işçilik alacaklarının tahsili için Bakırköy 7. İş Mahkemesinin 2009/685 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, davacının davalıya ait ticari takside daimi olarak 10 yılı bulan çalışmasının şöför sıfatı ile kendisine kesilen ceza makbuz ve kayıtları, .... Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Müdürlüğü kayıtları, karakol tutanakları, işçi - işverene ait telefon hatları arasında çalışma ilişkisi sebebiyle mesai saatleri arasındaki telefon trafiğini ispat eden Turkcell kayıtları, .... - .. ... Tofaş servisi kayıtları ve tanıkların bulunduğunu belirterek davacının 15.07.1999-01.01.2009 tarihleri arasındaki çalışmasının tespitine, Kurum kayıtlarının düzeltilmesine, primlerinin ödettirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ilişkin hizmet sözleşmesi olmayıp, hasılat kirası olması sebebiyle Mahkemenin görevsiz olduğunu, bu sebeple görevsizlik kararı verilmesini, esasa ilişkin olarak ise davacının davalının yanında sürekli bir çalışmasını olmaması, ticari taksiyi aylık ortalama toplam 7-8 gün günlük olarak kiralamak suretiyle kullanmış olması sebebiyle işçi sayılmasının mümkün olmadığını, İstanbul'da mevcut olan taksicilik sisteminde ticari taksinin genelde günlük 2 vardiya olarak 2 kişi tarafından kullanıldığını, ticari taksiyi kullanan bu 2 kişinin hafta sonu dinlenmesi için 3. kişilere günlük olarak kiraya verilerek kullandırıldığını ve taksi sahibi tarafından gelir elde edildiğini, aracı günlük olarak kiralayan kişi taksi sahibine günlük belirli bir kiralama bedeli ödediğini, taksinin benzininin kiralayan kişi tarafından karşılandığını ve günlük hasılatın kiralayan kişiye ait olduğunu, ... plakalı ticari taksinin davalıya ait olup, aracı dava konusu olan dönemlerde bizzat davalı ile birlikte oğlu, ... ve ... ile ...'ın kullandıklarını, 2007-2009 döneminde ise ... tarafından yıllık kiralanmak suretiyle kullanıldığını, davalı ile oğlu ...'ın taksiyi kullandığı dönemlerde davacının davalı ile oğlunun dinlenmesi için özellikle hafta sonları ve hasta oldukları ve taksiye çıkamadıkları günlerde aracı günlük olarak kiralayarak kullandığını, bu sebeple aralarında işçi-işveren ilişkisi mevcut olmadığını, davacının davalıdan sabit bir ücret almadığını, tam tersine aracı kiraladığı günlerde kira bedeli ödediğini, davacının ... ile ...'ın yanında yedek şöför olarak çalıştığı dönemde bu kişiler tatilde iken 15 günlük kira bedelini ödememesi sebebiyle bir daha kendisine araç kiralanmadığını, davalının 24.12.2010 tarihinde kanun kapsamına alındığını, geçmiş dönemlerde taksilerde sürekli çalışan şöförlerin sigortalanmalarına ilişkin yasal bir düzenleme mevcut olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı SGK vekili; aşamalarda davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.11.2013 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.10.2014 tarihli ve 2014/4512 E., 2014/20129 sayılı kararı ile "Somut olayın özelliklerinin irdelenmesi, taraflar arasındaki ilişkinin hasılat kirasına mı, yoksa hizmet akdine mi dayalı olduğunun belirlenmesi, hizmet akdinin varlığının tespiti halinde sigortalı hizmetin tespitine, aksi halde şimdiki gibi davanın reddine karar verilmesi gerektiği, eksik inceme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulduğu" gerekçesi ile karar bozulmuştur. B. Mahkemenin Direnme Kararı Mahkemenin 13.03.2015 tarihli kararı ile bozma ilamında belirtilen hususlara ilişkin tüm delillerin toplanmış olduğu ve sonuç olarak taraflar arasında hizmet akdinin bulunmadığı kanaatine varılarak, davanın reddedildiği, toplanan delillerden Yargıtay'ca aksi kanaate varılması halinde bu yönde bir bozma yapılması gerekirken, tüm delillerin tekrar değerlendirilmesi şeklinde bozma gerekçesi bildirilmesinin usul ve yasaya uygun bulunmadığı gerekçesiyle önceki kararda direnilmiştir. C. Hukuk Genel Kurulu'nun Bozma Kararı Direnme kararının süresi içinde davacı vekilince temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.05.2019 tarihli ve 2015/10-2872 Esas, 2019/545 Karar sayılı kararı ile "Yukarıdaki bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacının dava konusu dönemde davalı işverene ait iş yerinden veya başka bir iş yerinden Kuruma bildirilen çalışmalarının olmadığı, davalı işverene ait 1219895 sicil numaralı işyerinin 24.12.2010 tarihinde kanun kapsamına alındığı, dosya kapsamında davalıya ait taksinin araç bakım kayıtlarının, davacı ile davalı işveren arasında geçen görüşmelere ilişkin telefon kayıtlarının, davacı ile davalı işveren tarafından sunulan taşıt tanıtma kartlarının yer aldığı, bir kısım trafik cezalarının dosya arasına alındığı ancak bunların dava konusu dönemin tamamını kapsamadığı, davalı işverenin ... Taksiciler Odası ve vergi mükellefiyetine ilişkin kayıtlarının getirtildiği fakat davacının bu tür kayıtlarının bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, dosya kapsamında yer alan davacı ve davalı tanıklarının beyanlarının davacı ile davalı işveren arasındaki ilişkinin niteliğinin belirlenmesi bakımından yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle, davacının kendi adına taksi işletmesi bulunduğunu ve bağımsız çalışması olduğunu gösteren vergi kaydı, oda kaydı gibi kayıtlarının araştırılması, dava konusu dönemi kapsayan tüm trafik cezaları getirtilip davalı işverenin de takside çalışmasının olup olmadığının belirlenmesi, adına ceza kesilen başka şoförlerin bulunup bulunmadığı da tespit edilerek tanık sıfatıyla beyanlarının alınması, taşıt tanıtma kartlarında isimleri bulunan şoförlerin de tanık olarak dinlenilmeleri ve çalışmalarını gösteren kayıtlarının araştırılması, taksinin bağlı bulunduğu taksi durağında dava konusu dönemde çalıştığı anlaşılan şoförler ile taksi sahiplerinin de tanık olarak ifadelerine başvurulması, taksi durağının çevresinde davacının çalışmaları konusunda bilgi sahibi olabilecek komşu iş yeri tanıklarının da tespit edilerek beyanlarının alınması hususları ilave edilmek suretiyle Özel Dairenin bozma kararında belirtildiği gibi davacı ile davalı işveren arasındaki ilişkinin hasılat kirasına mı yoksa hizmet aktine mi dayandığı hususunun belirlenmesi gerekmektedir. Hâl böyle olunca direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda açıklanan ilave gerekçe ve nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesi ile karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay HGK kararı sonrasında bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde şu hususlara yer verilmiştir: "Bozma ilamından sonra Yargıtay Genel Kurulu ilamında belirtilen eksiklikler doğrultusunda ; ... İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından ... plakalı araca düzenlenen trafik idari para cezası tutanak örneklerinin gönderildiği, 11.12.2008 tarihinde davalı işveren adına, 07.03.2008 tarihinde davacı adına, 21.08.2003 tarihinde ... adına düzenlendiği; .... Vergi Dairesi Müdürlüğünün verdiği cevapta davacının her hangi bir vergi mükellefiyetinin bulunmadığı; İBB Ulaştırma Daire Başkanlığı Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğünün,davacı adına her hangi bir kayda rastlanmadığını bildirdiği; ayrıca kayıt bilgisinin 2012 yılından itibaren kayıt altına alınmaya başlandığının, ... plakalı ticari araçta 15.07.1999-01.01.2009 tarihleri arasında şoför bilgisine rastlanmadığının belirtildiği, ... plakalı aracın, 2017 ve devamındaki yıllara ait taksi çalışma ruhsatname suretlerinin gönderildiği; dinlenen tanık ...’ün; 2014-2022 yılları arasında davalının oğlu ... ile birlikte ... plakalı araçta şoför olarak çalıştığını, davacının davalının yanında çalışıp çalışmadığını hatırlamadığını, trafik cezalarını kendilerinin ödediklerini, günlük belli bir ücreti davalı taksi sahibine verdiklerini, kalanının kendilerine ait olduğunu, aracın deposunu full alıp full verdiklerini, kendisinin davalıdan aracı kiraladığını, aralarında kira sözleşmesi bulunmadığını, davalının çalışanı olarak şoför olarak çalıştığını, ... Köyüm durağında 2006 yılında işe girdiğini, davacı hiç tanımadığını, bu durağa davalının aracının 2014 yılında geldiğini, 2006-2014 arasında bu durakta çalışmadığını, işi olduğunda önceden davalıya haber verdiğini, izin aldığını, yemeği kendi ücretlerinden karşıladıklarını, kendi döneminde davacının araçta çalışmadığını, davacıyı hiç tanımadığını, araç sahiplerinin kendilerinden yevmiye istediklerini, aylık maaş almadıklarını, günlük hesaplaştıklarını, sigorta bedelini mal sahibinin alacağı bedelin üzerine koyduğunu beyan ettiği anlaşılmış olmakla, Dosyada taşıt tanıtma kartı fotokopisinin bulunduğu ve kartın 07.04.2000 tarihli olduğu, ... Otomobilciler Esnaf Odası kaşesinin yer aldığı ve kartta taşıt sahibinin ..., sürücülerin ... ve ..., taşıt plakasının ... olduğu görülmektedir. Dosya kapsamında tanıklar dinlenilmiş ancak yapılan tüm araştırmalara rağmen komşu iş yeri tanığı tespit edilememiştir. İncelenen tüm belgelerden ve kayıtlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde bir kısım tanık beyanı, HTS raporu, bir kısım trafik idari para cezasının yeterli bulunmadığı, davacı ile davalı arasında hizmet akdinin olduğu iddiası kanıtlanamamış olduğundan davanın reddine dair hüküm kurulmuştur.”

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; 1-Kararın eksik araştırma ve inceleme ile verildiğini, dinlenen tanık beyanları ile taraflar arasındaki hukuki ilişkinin iş sözleşmesi olduğunun anlaşıldığını, 2-Diğer yandan; (kabul anlamına gelmemek kaydıyla), davalının beyan ettiği gibi, müvekkilinin davalı yanında sürekli çalışmadığı varsayılsa dahi, eğer ticari taksi sahibi esas olarak taksiyi kendisi çalıştırmakta, günün belli bir diliminde (12 saatliğine veya 24 saatliğine) aracı başka bir şoföre tahsis etmekte, bunun karşılığında elde edilen gelir ne olursa olsun, sabit bir miktar taksi sahibine ödenmekte veya taraflar arasındaki güven ilişkisinin niteliğine göre elde edilen gelirin belli bir oranı taksi sahibine verilmekte ise, bu durumda, ticari taksi sahibi ile şoför arasındaki hukuki ilişkinin hizmet akdi olarak nitelendirileceğini, 3-Müvekkili ile davalı arasındaki ilişki, her ne kadar sıkı bir iş ilişkisi olarak görünmese de bağımlılık ilişkisinin, dolayısıyla da iş sözleşmesinin varlığının kabul edilmesi gerektiğini, nitekim müvekkili ile davalı arasında hasılat kirasının varlığını gösteren herhangi bir sözleşmenin mevcut olmadığını, 4-Hem taraflar arasında hasılat kirası sözleşmesinin bulunmaması, hem de müvekkilinin davalı yanında "10 yıl" gibi çok uzun bir süre ve ara vermeksizin çalışması karşısında, yukarıda izah edilenler de göz önünde bulundurulduğunda, müvekkili ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin hizmet akdi olduğunun açık olduğunu, 5-Mahkemenin tüm delilleri toplamadığını, tanık beyanlarını dikkate almadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f532f0e8c31a9bff 8cee0105664b0b42

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı