10. Hukuk Dairesi 2025/3154 E. , 2025/12518 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/109 E., 2024/1759 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/177 E., 2022/521 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkillerinin murisi ..., davalıya ait iş yerinde geçirdiği iş kazası (elektrik çarpması) neticesinde hayatını kaybettiği, geriye eşi ..., kızı ..., oğlu ..., babası ..., annesi ..., kardeşleri ... ve ... kaldığı, müvekkillerden ..., vefat eden eşi ...'le birlikte kasabada dayıbaşılık yapan ... 'ın bulduğu davalı işletmesine, ilk defa olay günü olan 05.06.2018 de, öğleden sonra saat 15:00 de, üzüm yaprağı salamura işi yapmaya gittikleri, ... diğer işçilerin yaprak koydukları pet kavanozlara su koyup kapağını kapatmakta ve büyük demirden el arabası üstünde plastik bidonla yaprak getirmekte iken, saat 17:00 sıralarında, işletme içinde bulunan kavanozlara su koymak için kullanılan el pompası kablosundan elektrik kaçağı olduğu, işçilerden ... ve ... tarafından işletme sorumlusu ...' e ve ...' e bildirildiği, ...'e sadece, "suyu bidonlarla verin" demekle yetinmiş, o sırada uzun bir telefon görüşmesinde olan ..., ...'e "birşey olmaz" deyip savuşturduktan, 15 dk sonra saat 18:20 sularında olayın meydana geldiği, içinde 3 tonluk tuzlu su bulunan tanktan suyun aktarılmasını sağlayan dinamoya elektrik enerjisi veren, darbe ve sıyrılmalara karşı koruma sağlanmadan yerden ıslak zeminden geçirilen, 30 mt uzunluğundaki, 3x1,5 cm lik antigron kablonun fişten itibaren yerde, su içinde ve izolasyonu bozulmuş 487. cm. sinin üzerinde, lastik tekerlekli demir el arabası ile taşıdığı yaprak dolu büyük varilleri indireceği sırada, antigron kablonun içindeki önceden zedelenen iletkenlerinden birinin elektriği yerde bulunan su birikintisine vermesiyle plastik sapları olmayan el arabasını kullanan, eldivensiz yazlık terlik ile çalıştırılan muris ..., devrenin tamamlanması ile elektrik akımına kapılarak vefat ettiği, davalı işveren, meydana gelen iş kazasında asli ve tam kusurlu olduğu, işveren ... alınan ifadesinde, ... ...' in tehlikeli durumu kendisinin yaratmış olduğunu iddia ettiği, kaza tarihi itibariyle 34 yaşındaki murisin, üçüncü sınıfa giden 9 yaşındaki kızı ..., yedinci sınıfa giden 12 yaşındaki oğlu ... yetim kalmış, 32 yaşındaki eşi de genç yaşta dul kaldığı, iş kazası, müvekkil eş ...' in gözü önünde gerçekleştiği, müvekkilim halen bu acı olayın tesirinden kurtulamadığı, 2 yıl önce yaşanan bu acı olayı anlatırken, aynen yaşamakta, gözyaşlarına boğulmakta, anlatmakta zorluk çekmekte, genç yaşta keybettiği, "doyamadığım" dediği sevgili eşinin yasının halen en ağır haliyle devam etmekte olduğu müvekkilin gözünün önünden sürekli olarak eşinin elektrik akımına kapılıp, el arabasını bırakamadığı, titreyerek yere düştüğü, kendisinin de bunu gördüğünde fenalaşarak baygınlık geçirdiği anın gitmediği, küçük yaşta yetim kalan ve baba özlemi çeken çocuklarını avutmaya çalışarak, çok sevdiği ve erken yaşta kaybettiği eşinin matemi ile hayatını sürdürmeye çalıştığı, bu nedenlerle, davalıya ait tespit ettiği Manisa ili, ... ilçesi, .... Mah. .... Mevkii, 104 ada, 5 parselde kayıtlı taşınmazın, davalının UYAP siteminde görünen ve tespit edilecek diğer menkul ve gayrimenkul malları üzerine hüküm kesinleşinceye dek ihtiyati tedbir konulmasına, müteveffanın eşi ... açısından fazlaya dair hakları saklı tutularak, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 75.000,00 TL maddi tazminat, 150.000,00 TL manevi tazminat, müteveffanın oğlu ... açısından fazlaya dair hakları saklı tutularak, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat, 75.000,00 TL manevi tazminat, müteveffanın kızı ... açısından fazlaya dair hakları saklı tutularak, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat, 75.000,00 TL manevi tazminat, müteveffanın babası ... açısından fazlaya dair hakları saklı tutularak, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 20.000,00 TL maddi tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminat, müteveffanın annesi ... açısından fazlaya dair hakları saklı tutularak, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 20.000,00 TL maddi tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminat, müteveffanın kardeşi ... açısından, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 25.000,00 TL manevi tazminat, Müteveffanın kardeşi ... açısından, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 25.000,00 TL manevi tazminat, olmak üzere, ceman 135.000,00 TL maddi + 450.000,00 TL manevi = 585.000,00 TL tazminat talebimizin davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini, kazanın davacının kusuru sebebiyle meydana geldiğini beyanla, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesi ile ''Sayın Mahkeme tarafından dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından rapor düzenlenmiş olmakla beraber, 01.07.2022 tarihli celseden sonra aynı gün asgari ücrette değişiklik olmuştur. Ülkemiz siyasi hayatında yakın aralıklarla asgari ücret artışı meydana gelmiş olup Yargıtay kararları dikkate alındığında, en son asgari ücret üzerinden tazminat hesaplanması gerekmektedir. Bu nedenle, 01.07.2022 tarihli celsede alacağı belirli hale getirmek için süre talep ettiğinde, asgari ücret henüz değişmemiş olduğundan öğrenir öğrenmez adli tatil öncesi ve tarafına verilen süre içerisinde yeni asgari ücrete uyarlanmak üzere ek rapor talebinde bulunduk. Fakat Sayın Mahkeme önceki asgari ücret üzerinden düzenlenen rapora istinaden hüküm tesis edilmiştir. Halbuki ek raporla, uygulanacak basit bir işlemle rapor güncellemesi mümkünken, Sayın Mahkeme tarafından talebimiz reddedilmiştir. 05-07-2022 tarihli ek rapor talebimizden sonra haricen bilirkişi yardımı alarak, son ek raporun olması gereken rakamlar üzerinden, yani son asgari ücret üzerinden davamızı belirli hale getirdik. Fakat ne yazık ki Sayın Mahkeme tarafından maddi tazminat yönünden son asgari ücret dikkate alınmayarak hüküm tesis edilmiştir. Sayın Mahkeme tarafından talep ettiğimiz manevi tazminatlar da çok düşük olarak hükme bağlanmıştır. Biz zaten dava dilekçemizde Yargıtay kararları doğrultusunda, abartısız şekilde manevi tazminat taleplerinde bulunmuşken, Sayın Mahkeme bunu göz ardı ederek, kocası ölen ...' e 25.000,00 TL manevi, babası ölen çocuklara 10.000,00 er TL manevi, anne-babaya 5.000,00 er TL manevi, kardeşlere de 5.000,00 er TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Kaza 2018 yılında olmuş, yargı sürecinde de özellikle ceza dosyası aşamasında, müvekkiller bir takım kayırmalarla karşı karşıya kalmış, vefat acısına bir de bu konular eklenmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesindeki maddi ve manevi tazminatın da açıklanan gerekçelerle aşırı düşük olarak hükmedilmesi, adeta acıya hürmetsizlik noktasına gelmiştir. Elbette ki 30 lu yaşlarda kaybedilen bir kocanın, genç dul eşinin, iki küçük çocuğunu, evlat acısı gören anne-babanın, kardeşlerin acısını hiç bir bedel telafi edemez. Fakat olası kast noktasında ağır kusurlu bulunan davalının ödüllendirilmesi gibi manevi tazminata, karşı vekalet ücretine hükmedilmesi, adalet duygusunu zedeleyici olmuştur.'' beyanı ile Mahkeme kararının ortadan kaldırılarak yeniden karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile ''Mahkeme, yargılama aşamasında dosyaya almış olduğu eksik ve hatalı bilirkişi raporlarını tüm itirazlara rağmen hükme esas almıştır. Oysa, Mahkemenin kusur yönünden hükme esas aldığı 09.02.2021 tarihli bilirkişi raporu ile somut olayda yerel bir kavram olan dayıbaşının işveren kimliği içerisindeki yeri incelenmemiş, işçi yönünden uyulmayan sorumluluklar göz önüne alınmamış, işin niteliği, işin süreklilik arz etmemesi ve işçinin yevmiye usulü ile çalışması gibi sair birçok husus üzerinde yeterli ve detaylı irdeleme yapılmamış olup tüm kusurun davalı işveren müvekkile yüklenmesi somut olaya, hakikate ve hukuka aykırı olmuştur. Ayrıca ... ... ve diğer çalışanlar düzenli olarak ...'ın işçileri olup onun talimatları doğrultusunda iş yerlerine gitmekte ve çalışmasını gerçekleştirmektedir. Müvekkil günübirlik işini gerçekleştirmek üzere ...'dan işçi paralarını ve işçi başına düşen dayıbaşı parasını vermek üzere işçileri temin etmiştir. Bu sebeple ... ...'in düzenli işvereni ve üzerinden gelir elde eden, işe uygun işçi temin etmekle sorumlu olan ve onu göndereceği işlere hazırlaması gereken kişinin ... olduğu aşikar iken bilirkişilerce bu hususun dikkate alınmaması , tüm itirazlarımıza rağmen Mahkemece ek rapora gönderilmemesi hataya sebebiyet vermiştir. Bilirkişilerce yukarıda izah edilen hususlar dikkate alınmaksızın tüm kusurun davalı müvekkile atfedilmesi hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğinden raporun bu haliyle hükme esas alınamayacağı nitelikte olduğu aşikardır. Bu doğrultuda müteveffanın asıl işvereninin dava dışı dayıbaşı ...'ın olduğu, davacılar murisi ...'inde doğru çalışmayarak ve işveren talimatlarına aykırı davranması ile kazaya sebebiyet verdiği göz önüne alındığında kusursuz davalı müvekkile tüm kusurun yüklenmesi abes kaçmıştır. Asla kabul anlamına gelmemekle beraber, biran için müvekkilinde kusurlu olduğu kabul edilecekse dahi dayıbaşı ... ve davacılar murisi ...'inde somut olayda müterafik kusuru bulunmakla müteselsil sorumluluğunun olduğu ve yerleşik yargıtay içtihatları doğrultusunda da tazminatta indirim yapılması gerektiği alenen ortadadır. Dosya içeriğine alınan 09.04.2022 tarihli aktüerya bilirkişi raporu ile de ... ve ailesinin içerisinde bulunduğu sosyal ve sübjektif durumlar yeterince irdelenmemiş, ... ile destekten yoksun kalanlar arasındaki maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı üzerinde durulmamış neticeten tazminat kalemleri fahiş miktarlarda hesaplanmış ve uygulanması gereken indirimler eksik uygulanmıştır. Bir diğer husus ise dosyaya alınan ek aktüerya bilirkişi raporunda 2022 yılı itibari ile açıklanan asgari ücreti doğrultusunda ilk raporda belirlenen hatalı miktarlar kendiliğinden güncellemiş ancak davalılara SGK tarafından bağlanan ilk peşin değerli gelire 2022 yılı ile yapılan artışlara binaen güncelleme yapılmamıştır. Oysa, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, SGK tarafından yapılan ödemenin, tazminat hesabının yapıldığı güne kadar geçen süreye ilişkin en azından yasal faizinin belirlenmesi amacıyla sigorta ödemesinin güncelleştirilerek, hesaplanan tazminattan indirilmesi gerektiği halde bu yönde bir işlem yapılmamış, süresinde yapılan tüm itirazlarımıza rağmen Mahkemece yeni bir raporda alınmamıştır. Ayrıca anılı bilirkişi raporunda davacıların miras payının kazanımı doğrultusunda da herhangi bir indirimde yapılmamıştır. Desteğin ölümü ile destek olunanın malvarlığında bir eksilme meydana gelse de miras payının kazanımı ile aynı zamanda malvarlığında artış da meydana gelebilir. Bu durumda davacıların miras payının erken kazanımı söz konusudur. Nitekim yargıtay uygulaması kararlarında da mirasın gelirinin tazminattan indirime konu olacağı belirtilmiştir. Müteveffanın anne ve babası yönünden talep edilen maddi tazminat davasının reddi gerekmekte iken kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Zira ... ...'in günlük yevmiye ile kendi çekirdek ailesine bakması zor iken anne ve babasına karşı düzenli ve eylemli bir yardımın varlığından söz etmek mümkün olmamakla anne ve babasının ... ...'e yardım edeceği hayatın olağan akışına daha uygun olduğu ortadadır. Aksi kanaatte dahi müteveffanın anne ve babasına kendisi dışında bakmakla yükümlü kardeşleri bulunmakla en azından hakkaniyet gereği karar verilen miktarlar üzerinden indirim yapılması gerekirken bu husus gerek bilirkişi gerekse Mahkemece dikkate alınmamıştır. Manevi tazminat yönünden ise olayın özellikleri göz önünde tutularak, ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Ancak burada ölenin ailesinden maksat ölenle arasında eylemli gerçek bir bağlılık ve ilişki bulunan kişiler kastedilmiştir. Davacılar, özellikle müteveffanın kardeşleri ... ... ile aralarında eylemli ve gerçek bir bağın bulunduğunu usulüne uygun kanıtlanamadığı halde manevi tazminat istemlerinin kabul edilmesi hukuka aykırı olmuştur. Mahkemece kabul edilen manevi tazminat miktarları davalı müvekkilde fakirleşmeyi davacı yanlarda ise zenginleşmeyi sağlayacak miktardadır. Oysa, tazminatın hak sahipleri için ölüm sonrası ekonomik durumu ölüm öncesine eşitleyici bir nitelikte olması gerektiği yasa ve içtihatlarca sabittir. Aksi halde tazminat amacını aşacaktır. Bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ve değerlendirme neticesinde hüküm kurulan manevi tazminat miktarlarınında tarafımızca kabulü mümkün değildir. Davacı yanın ceza davasına uymayan gerçeğe aykırı beyanda bulunarak davalı müvekkilin olası kast noktasında ağır kusuru bulunduğunu ileri sürmesi ile kötüniyetlerini ortaya koymuştur. Zira, ilgili ceza dava dosyası incelenmesi ile görülecektir ki davalı müvekkile olası kast yüklenmesi gibi bir durum söz konusu asla olmamıştır. Ayrıca, davacıların bilirkişi raporuna itiraz etmemekle kendileri açısından kesinleşmesi, Mahkemece itirazlarımıza rağmen davacılara taleplerinin belirlemesi adına kesin süre verilmesi sonrası davacılarca ek rapor talep edilmesi, kendileri yönünden kesinleşen miktarların keyiflerine göre güncellenmesi yasa ve içtihatlara aykırı olup işbu duruma hukuken cevaz verilmesi mümkün değildir. Hal böyle olunca, Mahkemece, anılı bilirkişi raporlarına itirazlarımız doğrultusunda yeni veyahut ek rapor aldırılmaması eksik inceleme ile hatalı karar verilmesine neden olduğundan istinaf yoluna başvuru zorunluluğumuz hasıl olmuştur.'' beyanı ile Mahkeme kararının ortadan kaldırılarak yeniden karar verilmesi talep edilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkemece gerekçeli karar yazılırken asıl dava ve birleşen davada talep edilen maddi tazminatlar ve manevi tazminatlar toplanarak her iki dosya yönünden her iki tazminatla ilgili kısmen kabul edilen ve kısmen reddedilen miktarlar için taraflar lehine toplam olarak vekalet ücretine hükmedilmiştir. Uygulama hatalıdır. Yapılması gereken asıl davada maddi tazminat ve manevi tazminat talepleri ayrı ayrı ele alınarak her bir tazminat yönünden kabul ve reddedilen miktarlar itibariyle ayrı ayrı vekalet ücreti tespit edilip hüküm altına alınmasıdır. Birleşen dava yönünden de aynı şekilde asıl davadan bağımsız olarak kabul ve reddedilen manevi tazminat miktarları yönünden taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmesidir. Bu husus istinaf incelemesi aşamasında Dairemizce resen dikkate alınarak gerekçeli karar düzeltilerek yazılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle manevi tazminat yönünden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü diğer tüm istinaf nedenlerine yönelik her iki tarafın istinaf taleplerinin reddi ile Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve düzeltilerek yeniden karar verilmesine karar vermek gerekmiştir. ..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme A)Davacılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacılar vekilince asıl ve birleşen dava dilekçesinde davacı eş için 150.000,00 TL, davacı çocuklar için ayrı ayrı 75.000,00 TL, davacılar anne ve baba için ayrı ayrı 50.000,00 TL, davacılar kardeşler için 25.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı eş için 25.000,00 TL, davacı çocuklar için ayrı ayrı 10.000,00 TL , davacılar anne ve baba için ayrı ayrı 5.000,00 TL, davacılar kardeşler için 5.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak bu kez davacı eş için 100.000,00 TL, davacı çocuklar için ayrı ayrı 50.000,00 TL, davacılar anne ve baba için ayrı ayrı 30.000,00 TL, davacılar kardeşler için 15.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu gözetildiğinde reddine karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacılar vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B)Davacılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR : Açıklanan sebeple; Davacılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davacılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılan temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e96b763e1cbf8d18 5d044e4b03713c94