Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/2805 E., 2025/10714 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2805 E., 2025/10714 K. (26.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2805
Karar No
2025/10714
Karar Tarihi
26.06.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/2805 E. , 2025/10714 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1695 E., 2024/2936 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/263 E., 2023/195 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının ... ... 2. Noterliğinde kâtip olarak çalıştığını, çalıştığı 09.02.2013 – 02.06.2013 tarihleri arası, 14.11.2015 – 28.02.2019 tarihleri arası ve 14.11.2020 – 28.03.2021 tarihleri arası dönemlerde görevli noterin başka yere atanması nedeniyle “boşalan noterliğin vekaleten yönetimi”nin davacı tarafından yerine getirildiğini, bu esnada işveren primlerini davacının yatırmak zorunda kaldığını, yasal düzenlemeler gereğince noter vekili olarak görev yapan noter kâtiplerinin noter vekilliği döneminde noterle yaptıkları hizmet akdi aynen devam ettiğinden 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendine tabi sigortalı olup noterle yaptıkları sözleşmedeki ücret miktarının 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesi kapsamında prime esas kazanca tabi olduğunu ancak bu ücretine ilave olarak 1512 sayılı Noterler Kanunu'nun 33. maddesi uyarınca Noter Odası tarafından takdir edilen ödemenin kanundan doğan vekalete dayalı bir ödeme olduğundan prime esas kazanç kapsamında değerlendirilemeyeceğini, Kuruma yersiz olarak ödenen primlerin iadesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava konusu 22.281,78+1.591,68=23.873,46 TL alacağın ödendikleri her ayın sonundan itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; ilk itirazlarına ek olarak noterin ayrılmasıyla boşalan noterlik iş yerinde işlemlerin noter vekilleri tarafından yürütüldüğünü ve işveren dosyalarına isim tahsisi yapıldığını, 5510 sayılı Kanun'un 12. maddesindeki işverenlik sıfatının yasal zorunluluktan kaynaklandığını, Kurum işlemlerinde kanuna aykırılık bulunmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının talep edilebilir toplam alacağının 23.965,27-TL olarak hesaplandığı; ancak talep ile bağlı kalınarak noter vekiline ödenen vekalet ücreti (işçi ve işveren hissesi) nedeniyle davalı Kurum tarafından prim kesintisi yapılan toplam tutar olan 23.873,46 TL'nin her bir ödemenin Kuruma yatırıldığı tarihleri takip eden ay başından itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ilgili Yargıtay kararları göz önünde bulundurulmak suretiyle (Yargıtay 10. H.D. 2015/23142 E. 3028/8602 K. sayılı 25/10/2018 tarihli ilamı) davacı noter kâtibine noter vekilliğine dayalı olarak yapılan dava konusu ödemelerin ihtilaflı dönemlerdeki prime esas kazanç miktarına eklenen kısımlarının iadesine dair Mahkeme kararının yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, noterliğe yeni noter atanıncaya kadar noterliğin tüm işlemlerini yürütmekle görevli olan noter vekillerinin bu dönemdeki işverenliğinin yasal zorunluluktan kaynaklandığını, dava konusu Kurum işleminin usul ve kanunlara uygun olduğunu, haksız ve yersiz açılan davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, noterliğe vekalet ettiği dönemde noter vekiline ödenen ücretten kesilen primlerin iade edilip edilemeyeceğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fdd98e77a5641ff3 8892e6bd28b06724

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı