10. Hukuk Dairesi 2025/6673 E. , 2025/10665 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/223 E., 2024/403 K. İlk Derece Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davalı ... Deri...A.Ş. bünyesindeki ... Mah. ... .... Cad. No:8 Antalya adresinde kurulu "Toptan Deri Giyim Eşyası Satımı İşyerinde" 01.09.1988 tarihinden 31.03.1991 tarihine kadar asgari ücretle çalıştığı halde, burada geçen hizmetlerinin Kuruma bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek, sigorta başlangıcının 01.09.1988 tarihi olduğunun ve davaya konu işyerinde, 01.09.1988-31.03.1991 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Kurum kayıtlarında, işverenlikçe davacı için, muvazaalı olarak işe başlama tarihine dair verilen işe bildirgesi mevcut ise de, eylemli olarak çalıştığına dair herhangi bir kayda rastlanılamamış olduğu belirterek, işe giriş bildirgesi verilmesinin tek başına eylemli çalışma olgusunun kanıtı olamayacağına ilişkin Yargıtay uygulamaları gözetilerek, haksız açılan davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirket adına usulüne uygun davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmediği, davaya cevap vermediği görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile Davacının davalı işyerinde 01.09.1988-14.09.1990 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak 733 gün çalıştığının tespitine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2020 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 20.05.2022 tarihli ilamında, "...Somut olayda, hakkındaki davada hüküm kurulan davalı şirketin 31.07.2013 tarihinde ticaret sicilinden re’sen terkin edildiği, bu durumda taraf ehliyeti bulunmayan adı geçen davalı şirket adına karar verildiği anlaşılmış olmakla, anılan davalı şirket hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle ihyasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve infazı mümkün olmayacak şekilde, karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile Davacının davalı işyerinde 01.09.1988-14.09.1990 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak 733 gün çalıştığının tespitine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, işyerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 3. 6552 sayılı Kanun'un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7. maddesine eklenen 4. fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında fer'i müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir. 6552 sayılı Kanun ile ilgili olarak öncesinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan hükümet teklifinde, söz konusu düzenleme 54. madde olarak yer almış, izleyen 55. maddede “5521 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.” denildikten sonra “7 nci maddeye bu Kanunla eklenen dördüncü fıkra hükmü, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalarda da uygulanır.” hükmü Geçici 3. madde olarak öngörülmüş, ancak yasalaşma aşamasında anılan Geçici madde çıkarılıp 6552 sayılı Kanunda bu türden düzenlemeye yer verilmemiştir. Diğer taraftan, 5521 sayılı Kanunun 15. maddesinde, bu Kanun'da açıklık bulunmayan durumlarda Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanun'u hükümlerinin uygulanacağı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 66. maddesinde, üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği, 447/2. maddesinde, mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamaların, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı, 448. maddesinde, bu Kanun hükümlerinin, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanacağı açıklanmıştır. 4. İnceleme konusu eldeki davada, davacı 01.09.1988-31.03.1991 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiş olup Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilerek davacının 01.09.1988-14.09.1990 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de verilen kararın eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. 5. Somut olayda, 01.09.1988 tarihli işe giriş bildirgesi üzerindeki imzasının kendisine ait olduğu bilirkişi tarafından tespit edilen davacının bu imza ile gözle görülür benzerliği olan ve davacı tarafından ibraz edilen, en son 26.12.1989 tarihine ait fatura ve sevk irsaliyeleri olduğu dikkate alındığında bu tarihe kadar davacının çalıştığı sabit ise de bu tarihten sonraya ilişkin Mahkeme tespiti eksik araştırmaya dayalıdır. Davacı tanığı olarak dinlenen ve kendisinin sekreter olarak çalıştığını beyan eden tanık ..., davacının şirketin kapandığı 1990 yılı sonuna kadar çalıştığını ifade etmiş ise de davacının ve tanığın 15.09.1990 tarihinde farklı bir işyeri olan ... Deri San. Tic. A.Ş.'de işe başladığı gözönünde bulundurulduğunda; adı geçen ... şirketi ile davalı şirket arasındaki ilişki araştırılarak hükme esas alınan tanık Siber'in beyanı denetlenmeli, çalışma olgusu tereddütsüz şekilde ortaya konulmalıdır. 5. Eldeki davanın 26.10.2015 tarihinde açıldığı, hizmet tespiti davalarında 11.09.2014 tarihinden sonra açılan davalarda Kurumun sıfatının fer'i müdahil olduğu açık olup karar başlığında fer’i müdahil olarak gösterilmesi gerekirken davalı olarak kabulü isabetsiz olup fer’i müdahil olarak gösterilmemesi bozmayı gerektirmiştir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0e189d4dc5694d20 152332c573194761