Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/2331 E., 2025/5262 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2331 E., 2025/5262 K. (08.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2331
Karar No
2025/5262
Karar Tarihi
08.04.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2025/2331 E. , 2025/5262 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/160 E., 2024/483 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Elbistan İş Mahkemesi SAYISI : 2019/407 E., 2023/138 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmek ve de davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili özetle; iş kazası nedeniyle müvekkilinin sürekli iş göremezliğe uğradığından bahisle 444.926,24 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalılar özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle iş kazası nedeniyle davacının %4,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davacının %20, davacının işvereni olan ve alt işveren olarak nitelendirilen davalı ... şirketinin %60, asıl işveren olarak nitelendirilen davalı ... İnş. Şirketinin %20 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 60.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... İnş. Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkiline kusur verilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminatın az olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... İnş. Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının müvekkili şirketin işçisi olmadığından müvekkili hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, uygun illiyet bağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kazanın hangi şartlarda ve nasıl meydana geldiği dahi araştırılmadan yalnızca davacı tarafın iddialarına itibar edilerek hesaplama yapılmasının usul ve mevzuata aykırılık teşkil ettiğini, davacının maddi zararının hesaplanmasında ücretin hatalı ve fahiş belirlendiğini, hizmet cetvelinden davacının bilinen dönem kazancının asgari ücret düzeyinde olduğunun tespit edilebileceğini, kalıcı iş göremezlik döneminde iskonto uygulanması gerekirken bu şekilde hesaplama yapılmadığını, bu nedenle bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C.Değerlendirme ve Gerekçe a.Davacı vekilinin müvekkilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının değerlendirilmesinde, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacı vekilinin 444.926,24 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 60.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 04.04.2024 tarihli kararı ile istinaf yoluna başvuran tarafların istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen reddine karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. b.Temyiz eden taraf vekillerinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının değerlendirilmesinde, Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm, davalı ... Şirketi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından, mahkemece bir adet hesap raporu alınarak bu raporun hükme dayanak kılındığı, anılan bilirkişi hesap raporunda asgari ücret ve davacı vekilince Çelik Konstrüksiyon işçisi ücreti noktasında ibraz edilen TÜİK emsal ücreti üzerinden hesaplama yapıldığı, mahkemece TÜİK ücreti üzerinden hesaplama yapılan ihtimale itibar edildiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Meslek Odasından ücret araştırması yapılmadığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık maddi zararın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir. Yapılacak iş, sigortalının yaptığı işi, yaşı, mesleki kıdemi ve iş yerindeki kıdemi belirtilmek suretiyle meslek odasından ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığından bilinen devrede sigortalının alabileceği ücretleri sormak, elde edilecek sonuçları dosyadaki diğer verilerle birlikte değerlendirip davacının gerçek ücretini tereddütsüz olarak belirlemek, sonrasında davacı tarafın hesap raporuna ve özellikle ücrete yönelik bir temyiz nedeni ileri sürmediğini, diğer davalı ... Yapı İnş. Taah. Pro. San. Ltd. Şti.'nin kanun yoluna başvurmamış olduğunu dikkate alarak hükme dayanak kılınan bilirkişi hesap raporunun bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönemlerin başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmemesi gerektiğini göz önünde bulunduran yeni bir bilirkişi hesap raporu almak ve usuli kazanılmış hakları da gözeterek çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davacı vekilinin müvekkilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının MİKTARDAN REDDİNE, 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6e9e8f6ba7ab81b0 f7db3947f5d2cb44

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı