Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/9776 E., 2025/5232 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9776 E., 2025/5232 K. (08.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9776
Karar No
2025/5232
Karar Tarihi
08.04.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/9776 E. , 2025/5232 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/831 E., 2022/1629 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/66 E., 2021/193 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, sigortalının 05.10.2022 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP 1.Davalı ... İşletmesi Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usule aykırı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin ve personelinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, kaza tarihinde davacının müvekkili teşebbüste hat bakım onarım işçisi olarak çalıştığını, bu işin yapımı için ... İnş. Taah. Tic. Müş. ...’dan 14.08.2012 tarihli sözleşme ile ... kiralandığını, işin yapımı sırasında gerekli işgüvenliği önlemlerinin alındığını, kazanın tamamen davacının kendi kusuru yüzünden meydana geldiğini, zira davacının kendisi tarafından taşınması gereken ahşap takozu kepçenin paletine takarken yolun dışında durması gerekirken ayağı rayın üzerine koyması yüzünden meydana geldiğini, müvekkili şirkette yapılan tahkikatta davacının kusurunun ve sorumluluğunun bulunduğunun tesbit edildiğini, müvekkili teşebbüs ile ... arasında imzalanan sözleşme ve teknik şartname gereği meydana gelen kazalardan dolayı müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını beyanla davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalılar ... ile ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...’nın inşaat mühendisi olup iş kazasındaki kepçenin maliki, ...’ın ise kepçe operatörü olduğunu, ...’nın ... 3. Bölge Müdürlüğünün hizmet sahasındaki demiryolu ray hattının yenilenmesi işinin yapılmasında kendisine ait kepçeyi ve kepçenin operatörü olan ...’ın hizmetini 14.08.2012 tarih ve 52 sayılı sözleşme ile ...’ye kiraladığını, kiralanan makinenin ve operatörün çalışacağı ray hattının yenilenmesi işinin yürütümünü ve denetiminin ...'de olduğunu, bu alanda her türlü işgüvenliği tedbirini alma yetkisinin de ...’ye ait olduğunu, kazanın gerçekleştiği iş makinesinin düzenli olarak bakımdan geçtiğini, ...’ın iş makinesi kullanma ehliyetine sahip olup kendisine gerekli bilgilendirme ve uyarıların yapıldığını, bu nedenle olayda kusurunun ve kusursuz sorumluluğunun olmadığını, kazanın işçinin kendi kusurundan kaynaklandığını beyanla davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''1-Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 130.408,37 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 05.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 110.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.10.2012 TL tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine,'' şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ile ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2018 tarihli kararına karşı adı geçen davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmadığı, işbu istinaf incelemesine konu kararın da 26.12.2018 tarihli karar ile aynı olduğu, davacı yararına usulü kazanılmış hak gereği davalı vekilinin istinaf itirazının esastan reddine karar vermek gerektiği, davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde ise davacının ... işçisi olarak çalıştığı, 05.10.2012 tarihinde demir yolu raylarının yenilenmesi çalışmaları sırasında yol bakım işçisi olduğu, bu kapsamda davalı ... ile davalı ... arasında ... Kiralanması İşi imzalandığı, diğer davalı ...'ın ise davalı ...'in işçisi olup olay günü, ekskavatörü kullanan şoför olduğu ve davalı ...'in çalışanı olduğu anlaşılmıştır. Davacı davalı ... işçisi olup adı geçen davalı işveren olarak dava konusu tazminatlardan sorumlu olduğu, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan kusur oranlarını belirleyen bilirkişi raporunun da SGK raporu ile uyumlu olduğu anlaşıldığı, maddi tazminat hesaplamalarının usul ve yayaya uygun olduğu, faiz başlangıç tarihinde de bir hata bulunmadığı gerekçesiyle; davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.Kazanın oluşumunda davacının kusurlu olduğunu, diğer davalı ... ile müvekkili kurum arasında asıl/alt işveren ilişkisi bulunmadığını, b. Takdir edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, c.Davacının 11.05.2018 tarihinde emekli olduğu pasif dönem başlangıç tarihinin değiştiğini, d.Kaza tarihinden itibaren faiz uygulanamayacağını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; kaza olayı sonucu davacı sigortalının %40 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, olayın meydana gelmesinde davalılıların %85 oranında, davacı kazalının %15 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. 3. İş kazasına maruz kalan sigortalının maddi tazminat miktarı, işçinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşur. Pasif dönem, sigortalının aktif çalışma döneminin sona ereceği, bir başka anlatımla emeklilik döneminin başlayacağının varsayıldığı tarihten itibaren, muhtemel bakiye ömrü sonuna kadar devam edecek olan dönemi ifade eder. Varsayıma dayalı olarak pasif dönem, erkeklerde 60, kadınlarda 55 yaşın dolduğu tarihte başlatılır. Bunun nedeni, hizmet sözleşmesi ile çalışanların yasa hükümlerine göre bu yaşta emekli olabileceklerinin kabulüdür. Gerçekte bu tür tazminat davalarında zarar hesabında varsayımlara göre sonuca gidilmesi bir zorunluluktan kaynaklanmaktadır. Ancak dava sırasında sigortalının fiilen pasif döneme girdiği tarih anlaşılabiliyor ise artık varsayıma gidilerek sigortalı erkek ise 60, kadın ise 55 yaşına kadar aktif çalıştığı varsayımına göre hesap yapılmaz, aktif dönem zararının artık belli olan bu emeklilik tarihine kadar hesaplanması gerekir. Zira bilinen varken ihtimale göre hesap yapılması doğru değildir. 4.Somut olaya geldiğimizde, davacı kazalının 2019 yılında yaşlılık aylığı almaya başladığı belli olduğuna göre, davacının aktif dönem sonunun yaşlılık aylığı almaya başladığı tarih olduğu, bu tarihten sonrasının davacı için artık pasif dönem olarak kabul edilmesi gerektiği açıktır. 5.Mahkemece yapılacak iş, davacının tam olarak hangi tarihte yaşlılık aylığı almaya başladığını tespit ettikten sonra, pasif döneminin tespit edilen bu tarihinden itibaren başlayacağını dikkate alan yeni bir bilirkişi hesap raporu almak, usuli kazanılmış hakları gözeterek (özellikle davacı tarafın temyiz yoluna başvurmadığını) oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. 6. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 7. O halde, davalı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... vekilinin temyiz istemleri nedeniyle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı