Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/2190 E., 2025/7774 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2190 E., 2025/7774 K. (08.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2190
Karar No
2025/7774
Karar Tarihi
08.05.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/2190 E. , 2025/7774 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1906 E., 2024/2056 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize İş Mahkemesi SAYISI : 2023/115 E., 2023/159 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 1994 yılından itibaren çiftçilik yaptığını, adına kayıtlı .... Çay Cüzdanı bulunduğunu, cüzdanın halen aktif olarak kullanıldığını, ... ... Çay Fabrikasına düzenli olarak çay satımı yaptığını ve karşılığında bedellerini aldığını, 1994 yılında Tarım - Bağ-Kur'lu olduğunu, kendisinden Bağ-Kur kesintisi yapıldığını, ancak müvekkilinin 2006 yılında sigortalı işe girip çalışması sebebi ile Kurumun sigorta başlangıcını 2006 olarak belirlediğini, davacının 21.08.1979 doğumlu olduğunu, 21.08.1997 tarihinde 18 yaşını doldurduğunu belirterek müvekkilinin 18 yaşını doldurduğu tarih olan 21.08.1997 tarihinin bir günlük sigortalı ve başlangıcı olarak tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili özetle, davacının geriye dönük tescil için 26.10.2020 tarihinde Kuruma başvurduğunu, başvurusu üzerine ürün bedellerinden 2006 yılı Mayıs ayında yapılan tevkifata istinaden 01.06.2006 tarihi itibariyle tescili yapıldığını, davacının satmış olduğu ürün bedellerinden her ne kadar 1994 yılı Ağustos ayında tevkifat yapılmışsa da davacı tevfikat yapılan tarihte 18 yaşını doldurmadığından 1994 yılı Eylül ayı itibariyle tescili yapılamadığını, davacının 18 yaşını doldurduktan sonra ilk tevkifatın 2006 yılı Mayıs ayında yapıldığını, bu nedenle davacının 01.06.2006 tarihi itibariyle kanun kapsamına alındığını, 1994 yılında yapılan tevkifata göre davacının 18 yaşını doldurduğu 21.08.1997 tarihinde 2926 sayılı Kanun uyarınca sigortalı sayılabilmesinin hukuken mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, dosyada eksik inceleme yapıldığını, eksik inceleme yapılarak davayı ispat haklarının kısıtlandığını, delil dilekçesinde ilgili Kurumdan dava konusu olan davacı adına çay cüzdanı bulunup bulunmadığı, çay müstahsili olup olmadığı ve çay müstahsilliğine ilişkin hangi yıllarda ne kadar ürün satışı yaptığına ilişkin kayıtların alınması talep etmelerine rağmen hatalı bir müzekkere yazıldığını ve bu müzekkere dayanak alınarak hatalı karar kurulduğunu, davacının çay cüzdanı çıkartılıp satış yapıldığı 1994 yılından bu güne kadar kesintisiz olarak her yıl çay satışı yapıldığını, evraklarının Çaykur Genel Müdürlüğü, Ziraat Odası ve o tarihlerde çay cüzdanının bağlı olduğu çay fabrikası olan ..... Çay Fabrikasından istenilmesi gerektiğini, Kurumun başvuruyu kabul etmediğini, davacının 2006 yılında sigortalı işe girdiğini ve çalıştığını, ancak bu döneme kadar çiftçi olarak çalıştığını ve hayatını idame ettirdiğini, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü kayıtları, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü ... Çay Fabrikası kayıtları ve çay cüzdanları kayıtları, Ziraat odası kayıtları, SGK kayıtlarında davacının sigortalık başlangıcı Tarım-Bağkur'lu görülmekte olduğunu ancak talep etmelerine rağmen bu kayıtların Kurumlardan istenmediğini, haricen talep ettiklerinde de mahkemenin talep etmesi gerektiği gerekçe gösterilerek taleplerinin reddedildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 18 yaşını doldurduğu tarih olan 21.08.1997 tarihinin sigorta başlangıcı olarak tespiti ve tesciline ilişkindir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın (Anayasa) 141/3 hükmünde, “Bütün Mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır.” hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 359. maddesinin 1-e hükmüne göre karar; taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışmasını, ret ve üstün tutma sebeplerini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılacak sonuç ve hukuki sebepleri açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde içermelidir. Gerekçeye ilişkin hükümler, kamu düzeni ile ilgili olup gözetilmesi kanun ile hâkime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama gerek yargı erki ile hâkimin gerek mahkeme kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz. Mahkemelerin gerekçesi ile hüküm sonucunun çelişmemesi de bu kapsamda değerlendirilmelidir. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesi ilk tevkifatın 2006 yılında olması gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise talebe uygun bir niteleme ile sigorta başlangıcının tespitine ilişkin bir dava olduğunu ve hukuki yarar bulunmadığını belirtmekle birlikte İlk Derecenin ret gerekçesi farklı olmasına rağmen kendi gerekçesine uygun olarak yeniden esas hakkında hüküm kurarak "hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın redddine" karar vermesi gerekirken "başvurunun esastan reddine" hükmederek kendi gerekçesi ile farklı gerekçeye dayanan İlk Derece Mahkemesi kararını benimsemiş olmakla çelişkili karar tesis etmiştir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı