Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/1732 E., 2025/10430 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/1732 E., 2025/10430 K. (23.06.2025) – Çek

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1732
Karar No
2025/10430
Karar Tarihi
23.06.2025
Konu
Çek

10. Hukuk Dairesi 2025/1732 E. , 2025/10430 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4087 E., 2024/3817 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/258 E., 2024/499 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 26.04.2021 tarihinde Kuruma yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğunu, Kurumun 10.03.2022 tarihinde müvekkilinin 07.10.1996 - 27.10.2016 tarihleri arasında Hollanda'da zorunlu sigortalılığı olduğu ve isteğe bağlı prim ödeme süreleri ile yurtdışı çalışma süreleri çakıştığı gerekçesi ile isteğe bağlı prim ödeme sürelerini iptal ettiğini, müvekkilinin tahsis talebinin kabul edilebilmesi için 20 yıl sigortalılık süresi, 50 yaş ve 5675 gün prim ödeme şartının mevcut olduğunu, müvekkilinin söz konusu şartları yerine getirdiğini, Yargıtayın istikrar kazanmış kararlarına göre herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşunu Türkiye'deki sosyal güvenlik kuruluşu olarak kabul etmekte ve yurt dışı çalışmalarının isteğe bağlı sigorta günleri ile çakışmayacağını beyanla, 28.03.2022 tarihli davalı Kurum kararının iptaline, isteğe bağlı sigorta ve tahsis talebinin geçerli olduğunun tespitine ve 26.04.2021 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığının bağlanmasını talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili, Kurum kayıtlarından davacının .......... sicil numarası ile 506 sayılı Kanun kapsamında 18.06.1993 tarihinde ilk işe girişinin ve uzun vadeli sigorta kolları kapsamında toplam 918 gün sigortalılığının bulunduğunun tespit edildiğini, ... Bağ-Kur numarası ile 01.10.2008 tarihinde 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b kapsamında sigortalı olduğunu, davacının tahsis talebine istinaden adresinin Hollanda olduğu gerekçesiyle Hollanda sigorta merci ile yazışma yapıldığını ve 07.10.1996 - 27.10.2016 tarihleri arasında zorunlu sigorta primi ödediğinin tespit edildiğini, davacının Hollanda'da zorunlu sigortalılığının bulunduğu sürelerde yurt içinde ödenen isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin iptal edildiğini, 918 gün hizmetinin bulunduğunun tespit edildiğini, bu kapsamda 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında emeklilik şartlarından 5675 gün şartını yurt dışı borçlanması ya da sigortalı çalışarak yerine getirmesi halinde Kurumca gerekli işlemlerin yapılacağını, Kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının, 07.10.1996-30.09.2008 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun'un 85. maddesi kapsamında isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının 26.04.2021 tarihli tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanması talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esasdan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının eksik ve hatalı olduğunu, gerek beyanları gerekse bilirkişi raporuna karşı beyanlarının dikkate alınmadan eksik ve hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna dayandığını, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, iddianın ispatlanamadığını beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 324732ee9546b540 fd5d3e45c9913640

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı