10. Hukuk Dairesi 2025/11301 E. , 2025/12852 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/15 E., 2025/1019 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/603 E., 2022/314 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, ... sigorta sicil numaralı ...'in ... no.lu işyerinde 18.01.1987 tarihinde bir gün yapılan çalışmanın tespitine, aksi yöndeki davalı Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 17.05.2018 tarihli duruşmada ise müvekkilinin 12.01.1987 tarihinde 1 gün süreyle numarasını bildirdikleri işyerinde çalıştığının tespitini talep ettiklerini, dava dilekçesine sehven 18.01.1987 olarak yazıldığını beyan etmiştir.
II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, 6552 sayılı Kanun'un 64. maddesinde yapılan değişiklikte davalı yanında fer'i müdahil olarak katılmaları gerekirken davalı sıfatıyla katılmalarının usulen hatalı olduğunu, beş yıllık dava açma süresi geçtikten sonra açılan davanın hak düşürücü süre yönünden reddedilmesi gerektiğini, Kurum kayıtlarında yapılan araşırmada 12.01.1987 tarihinde ... sicil numaralı, ... ünvanlı işyerinde davacıya ait işe giriş bildirgesi verildiğini, ancak 1987/1.döneme ait bordro verilmediğinden belirtilen işyerinde prim ödeme günü olmadığının tespit edildiğini, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin davalar olduklarını, Mahkemece re'sen araştırma yapılarak çalışma olgusunun varlığının araştırılması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "......SGK İl Müdürlüğü Karadeniz Sosyal Güvenlik Merkezinin 22512910/360-17257879 sayılı yazısında; davacının Kanun'un 4 (a) maddesi kapsamındaki sigortalı çalışmalarına ait 4 (a) sicil numarasının, ilgilinin sigortalı ilk işe girişinin 12.01.1987 tarihinde olduğundan 1987 yılına ait seri numaralarından olduğu belirtilmiştir. Ancak ... adına düzenlenmiş söz konusu işe giriş bildirgesinde sigortalının yazılı olduğu yerdeki imzanın, yapılan imza incelemesinde davacının eli ürünü olmadığı tespiti yapıldığı; dinlenen tanık beyanları ve dosya arasına alınan kayıtlar ile davacının 12.01.1987 tarihinde ... sicil no.lu işyerinde hizmet akdine dayalı olarak bir gün süreyle çalıştığı tespit edilememiş olup davanın reddine karar verilerek ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, fiili çalışmanın ispatlandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370. ve 371. maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6 ., 9., 79., 108. hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanunun belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davalı işverenin kamu kurumu olduğu ve kamu kuruluşlarındaki çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının esas olduğu göz önünde tutularak, davacının davasına konu çalışmanın geçtiği iddia edilen dönemin tamamına ait işveren nezdindeki puantaj kayıtları, ücret tediye bordroları ve konuya ilişkin tüm belgeler eksiksiz olarak getirtilmeli ve dikkatli incelenmelidir. Uyuşmazlığın çözümünde resmi ve yazılı kayıtlar esas alınmalı, anılan belge ve bordrolardan sigortalının imzasını içerenlerden, imza aidiyeti yönünden çekişme bulunmayanlar ile hata, hile, ikrah halleriyle sakatlığı iddia ve kanıtlanamayan belgelerin içeriklerinde gösterilen gün kadar çalışmanın karinesini teşkil edeceği göz önünde tutulmalıdır. Ayrıca davalı işveren nezdinde resmi sıfatla çalışan kişiler (müdür, amir, memur gibi) ile bordrolu çalışanlar tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, resmi veya yazılı kayıtların bulunmadığı tarihlerde alınan bu beyanlar ile eldeki deliller bir arada değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 2.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı .... ünvanlı işveren tarafından ... sicil no.lu işyerinden 12.01.1987 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, işyerinin ....Ortaokul inşaatı mahiyetli olduğu, 12.01.1987-18.05.1987 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, işyerinden 1987 yılında bordro verilmediği, Mahkemece yapılan araştırma sonucunda ... İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden okul inşaatına ilişkin ihale, sözleşme ve diğer kayıtların olmadığı bilgisinin verildiği, emniyet yoluyla yapılan komşu araştırmasında inşaat çalışmalarına tanık olduğunun tespit edilmesi üzerine dinlenen ...'nın davacı ve işvereni tanımadığını beyan ettiği, aynı tutanakta ... muhtarı olarak beyanı geçen ve Mahkemece dinlenen muhtar ...'ın ise beyanında, dava konusu tarihte 19 yaşında olduğunu, davacıyı tanımadığını, o zaman kendisinin ve köy ahalisindeki diğer çocukların okul inşaatına yardım olsun diye tuğla taşıdıklarını, para karşılığı yapmadıklarını,o dönemin muhtarının ise vefat ettiğini beyan ettiği, başkaca komşu araştırması yapılmadığı, davacı tanığı olarak dinlenen ...'ün davacı ile birlikte ... okul inşaatında çalıştığını beyan ettiği, davacı ve kendisi haricinde davacı, ..., ... ve adını hatırlamadığı bir iki kişinin daha olduğunu beyan ettiği, öte yandan davacı tanığı ... ise işvereni tanıdığını ve ... Ortaokulu tadilatı yaptığını bildiğini, kendisinin de inşaatta işverene yardımcı olmak ve ustaları yönlendirmek için şantiyeye gittiğini, ... ve ...'ü çok iyi tanıdığını, davacının şantiyede usta olarak görev yaptığını beyan ettiği, Mahkemece yapılan değerlendirmede ise davacının sigorta sicil no.sunun aynı yıl serisi olduğu, işe giriş bildirgesindeki imzanın davacının el ürünü olmadığının tespit edildiği, dinlenen tanıklar ve dosya içine alınan kayıtlar ile davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 3.Buna göre, Mahkemece, davacı tanığı olarak dinlenip de aynı işyerinde çalıştığını iddia eden tanıkların hizmet döküm cetvelleri ile dava konusu işyerinden verilmiş işe giriş bildirgeleri celbedilerek beyanları denetlenmeli, öte yandan tanıklardan bir kısmı işin okul inşaatı olduğunu bir kısmı ise tadilatı olduğunu beyan ettiklerinden tanıklar gerekirse tekrar dinlenmek ve yapılacak araştırma neticesinde işin niteliği kesin şekilde ortaya konulmalı, davacı tanıklarının beyanlarında birlikte çalıştıklarını belirttikleri ... ve ... isimli kişinin kimlik bilgileri de belirlenerek beyanlarına başvurulmalı, SGK, vergi dairesi ve belediye aracılığıyla da dava konusu dönemde işyerine komşu işyeri ve kayda geçen sigortalıları tespit edilerek sigortalılık ve çalışma kayıtları getirtilerek beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 67405913876f83af 4c3fb4a1cc3ebf20