Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/10980 E., 2025/12845 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/10980 E., 2025/12845 K. (01.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10980
Karar No
2025/12845
Karar Tarihi
01.10.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/10980 E. , 2025/12845 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/473 E., 2025/895 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yenişehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/189 E., 2023/770 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ...'a ait ... sicil numaralı işyerinde 01.11.1994 tarihinde çalışmaya başladığını, işe giriş bildirgesi de Kuruma verilmesine karşın dönem bordrosu verilmediği gerekçesiyle anılan tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmediğini ileri sürerek davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.11.1994 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, işverence verilen dönem bordrolarında davacının isminin olmadığını, işe giriş bildirgesi verilmesinin çalışmanın ispatı için tek başına yeterli olmadığını, fiili ve eylemli çalışma iddiasının kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Bordro tanıkları inşaatın başından sonuna kadar inşaatta çalıştıklarını davacıyı tanımadıklarını, inşaatta çalıştığına tanık olmadıklarını beyan etmişlerdir. Davacı tanıkları ise hatırlamadıkları bir tarihte davacı ile inşaatın temeline toprak dökmeye gittiklerini beyan etmişlerdir. Dinlenen davacı tanıklarının çalışmalarının bordrolarda kayıtlı olmadığı gibi komşu işyeri çalışanı/işvereni olduklarına dair kaydın da bulunmadığı UYAP sistemi üzerinde yapılan sorgulama neticesinde tespit edilmiştir. 1994/3.dönem bordrosunda davacının çalışmasına rastlanmadığı, bordro tanıklarının davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, davacı tanıklarının iddia ettikleri çalışmalarının bordrolarda kayıtlı olmadığı, tanıkların komşu işyeri çalışanı/işvereni olmadıkları anlaşıldığından davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyamadığı kanaatine varılmıştır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi 2023/13 64... /1363 Karar). Ayrıca istinaf kaldırma kararı öncesinde dinlenen tanık ...'un inşaatın yapıldığı dönemde 16 yaşında olduğu, beyan ettiği ayrıntıları bilmesinin hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine aykırı olacağı kanaatiyle bu tanığın beyanlarına da itibar edilmemiştir. Anılan gerekçelerle ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, tanık beyanlarıyla çalışmanın ispatlandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 79, 108. hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden 01.11.1994 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, işyerinin inşaat mahiyetli olduğu, 01.07.1994-25.11.1994 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, ilk inşaat ruhsat tarihinin 10.05.1993 olduğu,zemin katın tamamlandığı ve yapı kullanma izin belgesi müracaat tarihinin 20.12.1994 olduğunun belirtildiği ve zemin katı yapı kullanma izin belge tarihinin 22.05.1995 tarihi olduğu,1994 2. ve 3. dönem bordrolarının verilmiş olduğu, 3. dönemden bildirimi olan 2 sigortalı olan ... ile ...'in dinlendiği,her ikisinin de inşaatın başından sonuna kadar çalıştıklarını davacının ise çalışmadığını beyan ettikleri, öte yandan yapılan geniş çaplı komşu işyeri araştırmasında emniyet tarafından aynı inşaatta çalıştığı yönünde beyanı ile tespit edilen ... ile davacı tanıklarının davacının inşaatta birlikte çalıştıklarını beyan ettikleri, beyanlarında davacı ile birlikte temele toprak dökme işi yaptıklarını belirttikleri ve bu işi davacının, ... ile ...'ın yaptığı, başkaca çalışanın o gün olmadığını beyan ettikleri, böylelikle bordro tanıkları ile davacı tanıkları beyanları arasında oluşan çelişkinin Mahkemece giderilmeden eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 4.Buna göre Mahkemece, davacı tanığı olarak dinlenen kişilerin dava konusu işyerinden verilmiş işe giriş bildirgeleri de celbedilerek davacı tanıklarının davacı ile birlikte kendilerinin temele toprak dökme işini yaptıklarını beyan etmiş olmalarına karşın bordro tanıklarının inşaatın başından sonuna dek yalnızca kendilerinin çalıştığı ve davacının çalışmadığı yönündeki beyanları arasındaki çelişki tanıklar tekrar dinlenerek ve bu çelişki sorulmak suretiyle giderilmeli, ayrıca, tarafların beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle ,toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 20c9cfcfd551660c 6a840200e771073b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı