Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/8689 E., 2025/11717 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8689 E., 2025/11717 K. (11.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8689
Karar No
2025/11717
Karar Tarihi
11.09.2025
Konu
Tazminat, Miras

10. Hukuk Dairesi 2024/8689 E. , 2025/11717 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3476 E., 2022/909 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2013/577 E., 2019/255 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ile davalı .... San. Ltd. Şti. ve davalı ... Müd. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisleri olan ...'ın 12.06.2013 tarihinde meydana gelen olay sonucu vefat ettiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın idari yargının görev alanına girdiğini, zararlardan yüklenicinin sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı .... ve San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkil şirketler ve dahil olduğu ortaklık yönünden pasif husumet yokluğuyla reddi gerektiğini, müvekkil şirket hakkında murisin çalışma arkadaşlarının beyanı dışında herhangi bir delilin bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. 3.Davalı ... Kredi Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin adresinin İstanbul olduğunu, bu nedenle görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacıların talepte bulundukları .... nolu police TCK 8 Bölge adına tanzim edilen inşaat ... Risks Sigorta Poliçesi olduğunu, ...'ın şirketlerine sigortalı Karayolları çalışanı olduğunu, olayda işçi olduğunu, 3. şahıs konumunda bulunmadığını, davacıların varsa işveren mali mesuliyet sigorta poliçesinden talepte bulunması gerekirken İnşaat ... risks poliçesindeki 3, şahıs mali mesuliyet teminatından talepte bulunmalarının hatalı olduğunu, söz konusu poliçeden davacılara karşı sorumluluğu bulunmayan davacıların talebinin reddi gerektiğini belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı .... San. Ltd. Şti., davalı ... Müd. ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre ve özellikle, müteveffanın asıl işveren Karayollarına ait işyerinde alt işveren şirket arasında yapılan hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalıştığı ve meydana gelen kazanın iş kazası olmakla davalı Karayollarının asıl işveren olarak davalı alt işverenle birlikte iş kazası nedeniyle kusur sorumluluğunun bulunduğu, asıl işverenin alt işveren ile birlikte oluşan zarardan müşterek sorumlu olduğu, kusur raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu, müteveffanın mirasçılarından ... ve ... yönünden destek süresinin aşılması ve Kurumca zararın karşılanmış olması sebebiyle lehine maddi tazminata hükmedilmemesinde hata olmadığı, tazminat hesabında kabul edilen müteveffanın gerçek ücretinin tespitinde ve hükmedilen tazminat miktarlarında hata olmadığı, somut olayda tarafların kusur durumu, kaza tarihi, meydana gelen zararın boyutu bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacılar lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük kaldığı, davalı şirketlerin sigortalı olduğu İnşaat All Risk Sigorta Poliçesinin poliçenin kapsadığı teminat kapsamı, şartları ve klozlar, yine sigorta sözleşmesinde yazılı bulunan hususlar dikkate alınmak sureti ile sigorta ettirenin işçisi olan davacının geçirdiği iş kazasının, poliçe teminatı kapsamı dışında olduğu sonucuna varıldığı, bu halde davalı ... Sigorta A.Ş.'ye karşı açılan maddi tazminat talebini içerir davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle; 1-Davalılar Karayolları, ... ve ... şirketlerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, 2-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-b.2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, davalı Sigorta Şirketinin vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-b-2 maddesi gereğince kabulüne, II-)1-Davanın kısmen kabulü ile ... için taleple bağlı kalınarak 115.676,07 TL, ... için taleple bağlı kalınarak 7.634,91 TL ... için taleple bağlı kalınarak 1.173,70 TL olmak üzere toplamda 124.484,68 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş dışındaki davalılardan kaza tarihi olan 12.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, ... ve ... 'ın maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, Davalı ... Sigorta A.ş yönünden maddi tazminat talebinin reddine, Manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile ... için 80.000,00 TL, ... için 35.000,00 TL, ... için 35.000,00 TL, ... için 35.000,00 TL, ... Yıldız için 35.000,00 TL olmak üzere toplam 220.000,00TL manevi tazminatın olay tarihi olan 12.06.2013'den geçerli olmak üzere işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... San. Ltd. Şti,.... San. Tic. Ltd. Şti, ve Karayolları Genel Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, Davalı Sigorta Şirketi yönünden manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Davalı sigorta şirketinin diğer davalı şirketler ile müşterek müteselsilen sorumluluğu bulunduğunu, b. ... ve ... ile ilgili tazminat hususlarında davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, c. Hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, d. Her manevi tazminat miktarı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, e. Maddi tazminat miktarının düşük hesaplandığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... Müd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Kazanın yol yapım işi devam ederken meydana geldiğini, sorumluluğun yüklenici firmada olduğunu, idarenin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 3.Davalı .... San Ltd. Şti vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Davacının inşaat alanına izinsiz girdiğini, iş kazasına kendisinin sebep olduğunu, b.Müvekkili şirkete kusur izafesinin olaya ve hakkaniyete uygun olmadığını, Karayollarının tüm önlemleri aldığını, ceza dosyasında da ölenin ve şantiye şefi ... nün tali kusurlu, kepçe operatörünün ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, c. Maddi tazminat hesabının hatalı olduğunu, d.Manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 3. Değerlendirme 1.Davacılar ve davalı .... San. Ltd. Şti. vekillerinin manevi tazminatlara yönelik, davalılar .... San. Ltd. Şti. ve Karayolları Genel Müd. vekillerinin çocuklar ... ve ... için hükmedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. b.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. c.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2.Davacılar ve davalılar .... San. Ltd. Şti. ile davalı ... Müd. vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İnşaat ... Risk Sigorta Poliçesinin lehdarının davalı ... olduğunun anlaşılması karşısında davalı sigorta şirketine yönelik davanın reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğru olduğundan, temyiz kapsam ve nedenlerine göre taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar ve davalı .... San. Ltd. Şti. vekillerinin manevi tazminatlara yönelik, davalılar .... San. Ltd. Şti. ve Karayolları Genel Müd. vekillerinin çocuklar ... ve ... için hükmedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2.Davacılar ve davalılar .... San. Ltd. Şti. ile davalı ... Müd. Vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3.Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı; Başkan ..., Üyeler; ..., ... ve ...'ün oyları ve oyçokluğuyla,11.09.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ 1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık, "asıl işveren tarafından yapılan ... Risks Sigorta poliçesinin işyerinde çalışan alt işveren işçilerini kapsayıp kapsayamayacağı, alt işveren işçisinin asıl işveren yönünden işçi veya üçüncü kişi sayılıp sayılmayacağı" noktasında toplanmaktadır. 2. İlk derece mahkemesinin sigorta şirketini limit ile sınırlı olarak asıl ve alt işverenle birlikte sorumluluğuna karar vermesi üzerine, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi "Davalı şirketlerin sigortalı olduğu İnşaat ... Risk Sigorta Poliçesinin poliçenin kapsadığı teminat kapsamı, şartları ve klozlar, yine sigorta sözleşmesinde yazılı bulunan hususlar dikkate alınmak sureti ile sigorta ettirenin işçisi olan davacının geçirdiği iş kazasının, poliçe teminatı kapsamı dışında olduğu" gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak davalı sigorta şirketi yönünden reddine karar verilmiştir. 3. Karar taraflarca temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile Bölge Adliye Mahkemesi görüşü benimsenerek "inşaat all sigortasının tarafının asıl işveren olduğu da" belirtilerek, sonuç itibari ile doğru olan kararın onanmasına karar verilmiştir. 4. Belirtmek gerekir ki, inşaat “... Risk” Sigortası, inşaat süresi boyunca ortaya çıkabilecek riskleri karşılayarak kapsamlı bir teminat tipi sunmaktadır. Genel hatları, konusunu teşkil eden değerlerin teminat müddeti içinde, inşaat sahasında bulunduğu sırada, inşaat süresinde poliçede gösterilen istisnalar dışında kalan, önceden bilinmeyen ve ani bir sebeple herhangi bir ziya ve hasara uğraması halini kapsar. Sigorta belgesinde özellikle hariç tutulmadığı müddetçe, bu poliçe inşaat süreci boyunca sözleşmeli işçilerin karşılaşabileceği zarar veya kayıpları da kapsar. 5. Diğer taraftan 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesi 6. fıkrasına göre “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. Asıl-alt işveren ilişkisinde işçi muvazaalı olmadığı veya asıl-alt işveren ilişkisi unsurlarını taşıyorsa, başlangıçtan itibaren alt işverenin işçisidir. İş sözleşmesi veya hizmet akdi ile asıl işverene bağlı değildir. Kanundan doğan sorumluluğu, asıl işverene iş sözleşmesi ile bağlı olduğu olgusunu göstermez. 6. Somut uyuşmazlıkta, inşaat all risks sigortasın, asıl işveren ... tarafından yapılmış ve bu sigorta asıl işveren bağlı iş sözleşmesi ile çalışanları kapsam dışına çıkarmıştır. Alt işveren işçilerinin kapsam dışında tutulduğuna dair açık bir hüküm içermemektedir. Davacılar murisi ise davalı alt işveren ... Ltd. Şirketi işçisi olup, adın geçen şirket all risks sigorta poliçesinin tarafı değildir. Davacılar murisi iş sözleşmesi ile asıl işveren bağlı olmadığından, asıl işveren yönünden üçüncü kişi konumunda olup, all risks sigorta poliçesi kapsamında olduğu kabul edilmelidir. İlk derece mahkemesinin poliçenin tarafı Sigorta şirketini sorumlu tutması isabetlidir. Bölge Adliye Mahkemesinin aksine kararı hatalı olup, çoğunlukça onanması görüşünde olmadığımdan kararın bozulması gerektiği görüşündeyim. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 34569a0f29c3b089 39192b33eb3a94ec

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı