10. Hukuk Dairesi 2024/7137 E. , 2025/9478 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 01.08.2016 SAYISI : 2021/793 E., 2023/79 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı asil ... tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma taleplerinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 21.11.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşmalı temyiz eden davalı asil ... adına gelen olmadı. Diğer davalılar adlarına Av. ... geldi. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın tekrar Dairemiz’e gönderilmesinden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili özetle; 49.212,46 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli kararı ile davacının %20, davalı ...'in %80 oranında kusurlu olduğu, diğer davalıların kazanın meydana gelmesine bir kusurları olmadığı, davacının kaza nedeniyle %50 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı kabulünden hareketle davalılar .. ile .. şirketi yönünden davanın reddine, diğer davalı ... sorumlu olacak şekilde davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 120.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Mahkemenin bu ilk kararına karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince davacı vekilinin sair yönleri incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesince alınan kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu, yeni kusur raporu alınmasından sonra belirlenecek kusur oranları doğrultusunda 31.12.2015 tarihli hesap raporunda belirtilen doneler ve tarihler esas alınmak ve taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış haklara riayet edilerek rapor neticesine göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak verilen 07.07.2020 tarihli kararla davacının %20, davalı ...'in %80 oranında kusurlu olduğu, diğer davalıların kazanın meydana gelmesine bir kusurları olmadığı, davacının kaza nedeniyle %50 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı kabulünden hareketle davalılar ... ile ... şirketi yönünden davanın reddine, diğer davalı ... sorumlu olacak şekilde davacının maddi tazminat isteminin talebiyle bağlı kalınmak suretiyle kabulüne, davacı lehine 120.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 07.07.2020 tarihli kararına karşı davacı vekili ile davalı ... tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemiz'in 08.06.2021 tarih, 2020/12033 Esas, 2021/7854 Karar sayılı kararı ile davalı ...’in temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine, davacı temyizi yönünden sair temyiz itirazları incelenmeksizin somut olayda kusurun aidiyeti ve oranları yönünden çelişkilerin giderilemediği, Mahkemece yapılacak işin aynı kaza olayına ilişkin İstanbul 21. İş Mahkemesi’nin 2014/413 Esas, 2018/272 Karar sayılı rücu dava dosyası ile İstanbul(Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesi‘nin 2010/3302 Esas sayılı ceza dava dosyasının celp edilmesinden sonra tamamı iş güvenliği uzmanlarından oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden kusur raporları arasındaki çelikileri gidererek kusurun oran ve aidiyetini belirleyen kusur raporu almak, bu kapsamda yeniden maddi tazminat hesabı yapılması gerektiği takdirde önceki 11.04.2019 tarihli bozma ilamında belirtildiği gibi 31.12.2015 tarihli bilirkişi hesap raporundaki doneler ve tarihler esas alınarak davacının maddi zararını belirlemek ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibaret olduğu gerekçeleri ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bu son bozma ilamına uyularak verilen temyiz incelemesine konu 31.03.2023 tarihli kararla davacının %20, davalı ...'in %80 oranında kusurlu olduğu, diğer davalıların kazanın meydana gelmesine bir kusurları olmadığı, davacının kaza nedeniyle %50 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı kabulünden hareketle davalılar ... ile ... şirketi yönünden davanın reddine, diğer davalı ... sorumlu olacak şekilde davacının maddi tazminat isteminin talebiyle bağlı kalınmak suretiyle kabulüne, davacı lehine 120.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile 15.10.2015 ve 31.12.2015 tarihli raporlar arasında çelişki bulunduğunu, tazminat hesabının gerçeği yansıtmadığını, ilk peşin sermaye değeri tenzilatının hatalı yapıldığını, .. dışındaki diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesinin yanlış olduğunu, oysa aşamalarda bu davalılara kusur atfeden raporların bulunduğunu, davalılar arasında üst işveren-alt işveren ilişkisinin mevcut olduğunu, dosyada yer alan eser sözleşmesinin adi yazılı belge niteliğinde olup her zaman düzenlenebileceğini, bu nedenle müvekkili yönünden bağlayıcılığının bulunmadığını, inşaatın yıkımı ve yeniden yapım işini davalı ..’un üstlendiğini, bu işin bir kısmının taşeron olarak ...’ya devredildiğini, ancak inşaat üzerindeki denetim, yapım ve kontrol işlevlerinin ... tarafından bırakılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Davalı asil .. temyiz itirazlarının incelenmesinde Temyiz yoluna başvuran tarafın hukuki yararının bulunup bulunmadığı, öncelikle onun davadaki talebi ile mahkemenin hükmü karşılaştırılarak belirlenir. (HMK 364/2-f bendine göre temyiz dilekçesinde "Temyiz sebepleri ve gerekçesi" bulunmak zorundadır) Aksi halde temyiz talebinin kötü niyetle yapıldığı kabul edilir. Kötü niyetle temyiz, davanın gereksiz yere uzamasına ve yargı organlarının yersiz meşgul edilmesine yol açar. Somut olayda, davalı ...'in mahkemenin 07.07.2020 tarihli ikinci kararına karşı temyiz yoluna başvurduğu, ne var ki adı geçen davalının temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, Dairemiz'in 08.06.2021 tarihli bozma kararı sonrasında Mahkemece verilen temyiz incelemesine konu kararda davalı ... aleyhine olmak üzere herhangi bir değişikliğin de bulunmadığı anlaşıldığından davalı ...'in temyiz yoluna başvurmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle adı geçen davalının Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazlarının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından mahkeme gerekçesinde ilk peşin sermaye değeri tenzil edilirken ilk peşin sermaye değeri 97.447,81 TL olduğu halde 117.575,81 TL olarak dikkate alındığı, yine ilk peşin sermaye değeri ile geçici iş göremezlik ödeneğinin rücu edilebilecek kısmı tenzil edilmesi gerekirken tamamen tenzil edildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Davalı ...'in temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, 2. Davacı tarafın temyiz istemi yönünden Mahkemenin temyiz incelemesine konu 31.03.2023 tarihli kararının gerekçesinde yer alan "bilirkişi raporunun incelenmesinde yapılan tespit ve hesapların dosya kapsamına uygun olduğu, ancak raporda hesaplanan maddi tazminattan mahsubu gereken peşin sermaye değeri miktarına faiz işletilmek suretiyle mahsup yapıldığı, bu kısmın içtihatlara uygun olmadığı kanaatiyle hesaplanan 267.107,31 TL tazminattan doğrudan peşin sermaye değeri (117.575,81+3.289,40=120.865,21) nin mahsubu ile davacının 146.242,10 TL maddi tazminat hakkı bulunduğu, taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğu, açıklanan hususlar dışında kalan diğer hususların bozma ilamı kapsamında olmadığı gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." ibarelerinin silinerek yerlerine geçmek üzere "bilirkişi raporunun incelenmesinde yapılan tespit ve hesapların dosya kapsamına uygun olduğu, ancak raporda hesaplanan maddi tazminattan mahsubu gereken peşin sermaye değeri miktarına faiz işletilmek suretiyle mahsup yapıldığı, bu kısmın içtihatlara uygun olmadığı kanaatiyle hesaplanan 267.107,31 TL maddi zarar tutarından 97.447,81 TL tutarındaki ilk peşin sermaye değeri ile 3.289,40 TL geçici iş göremezlik ödeneği toplamı olan 100.737,21 TL'nin rücu edilebilecek kısmı (%80) olan 80.589,76 TL nin mahsubu ile davacının 186.517,54 TL maddi tazminat hakkı bulunduğu, ancak davacının maddi tazminat isteminin 49.212,46 TL olması nedeniyle taleple bağlı kalınması gerektiği, açıklanan hususlar dışında kalan diğer hususların bozma ilamı kapsamında olmadığı gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." ibarelerinin yazılması suretiyle mahkeme kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 80319327e1712580 25f3c6903eaf3b75