Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/7597 E., 2025/9472 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7597 E., 2025/9472 K. (03.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7597
Karar No
2025/9472
Karar Tarihi
03.06.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/7597 E. , 2025/9472 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2701 E., 2022/779 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Özalp 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2015/156 E., 2019/85 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kooperatif vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kooperatif vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 27.02.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü mürafaalı temyiz eden davalı S.S. .. 2 Arsa ve Konut Koop. vekili adına ... ile davacı adına .. .. .. geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmişti. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesinden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili özetle; 371.830,13 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalılar özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle iş kazası nedeniyle davacının %43,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davacının %30, davalı şirketin %70 oranında kusurlu olduğu, davalı Kooperatifin asıl işveren olarak kusursuz olarak sorumlu olduğu kabulünden hareketle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 70.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kooperatif vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı Kooperatif vekili temyiz dilekçesinde özetle, davaya konu kazanın meydana geldiği inşaat alanının, .. 5. Noterliğinde 30.12.2010 tarih ve 11477 yevmiye numarasıyla düzenlenen sözleşme kapsamında müvekkili kooperatif ile gayrimenkulün diğer hissedarı SS. .. 2 Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi tarafından dava dışı .. İnşaata anahtar teslim götürü bedelle ihale edildiğini, davacının da bu yüklenicinin taşeron firmasında çalışırken kaza geçirdiğini, işin anahtar teslim götürü usulle yapılması nedeniyle müvekkili kooperatifin kazadan ve zarardan sorumlu tutulamayacağını, mahkemece gerekçede maddi tazminat hesabı yönünden bilirkişi Av. .. .. ..’nun 21.09.2016 tarihli raporunun esas alındığının belirtilmesine rağmen hükmün 59.768,04 TL yerine 371.830,13 TL maddi tazminat üzerinden kurulduğunu, ayrıca kararın gerekçesinde 70.000 TL maddi ve 371.830,13 TL manevi tazminata hükmedildiği yazılı iken, hüküm kısmında bunun tam tersi olarak 371.830,13 TL maddi ve 70.000 TL manevi tazminata karar verildiğini, bu çelişkinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Dosya kapsamından, Dairemizin geri çevirme kararı ile temin edilen .. 4. Noterliğinde düzenlenen 30.12.2010 tarih 11477 yevmiye numaralı sözleşme ile davalı Kooperatifin dava dışı .. İnş. Malz. Pet. Ürün. Oto. ve Teks. San. Tic. Ltd. Şti.'ye .. ili, .. Mahallesi, 2788 ada 2 parsel .. Mevkii (paftaH37) de yer alan taşınmaza konut inşaatı, alt yapı ve çevre düzenlemesi yapılması işlerini verdiği, dosyada sözleşme yer almamakla beraber davalı .. Şirketi vekilinin cevap dilekçesindeki açıklamalarında inşaat işini üstlenen .. İnşaat Şirketinin de bazı işleri dava dışı .. Yapı Endüstri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye verdiğini belirttiği, davacının işvereni olan davalı .. Şirketine kimin hangi işi, hangi şartlarda verdiğine ilişkin dosya kapsamında bir bilgi bulunmadığı, Kurum inceleme raporunda sigortalının %50, işveren .. Şirketinin %50 oranında kusurlu olduğu yönünde belirleme yapıldığı, Mahkemece kazanın oluşumunda davacının %30, davalı şirketin %70 oranında kusurlu olduğu, davalı Kooperatifin asıl işveren olarak kusursuz olarak sorumlu olduğu kabulünden hareketle sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren; Çalışanlarının işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup, bu çerçevede, risklerden kaçınmak, kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek, risk değerlendirmesi yapmak, yaptırmak, teknik gelişmelere uyum göstermek, tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek, mesleki riskleri önlemek, eğitim ve bilgi verilmek dahil her türlü tedbiri almak, gerekli araç ve gereçleri sağlamak, sağlık ve güvenlik tedbirlerini değişen şartlara uygun hale getirmek ve mevcut iş yerinin iyileştirilmesi için çalışmalar yapmak, diğer bir deyişle işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu olay tarihinde yürürlükte bulunan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğudur. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde de bir Mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği "(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar. a)Hükmü veren Mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, Mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini. b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini. c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri. ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını. e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde açıklanmıştır. Buna göre bir Mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (Mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini kendiliğinden araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar. Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst Mahkeme de bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz (Kuru, ../ .., ../ .., ..; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 6100 sayılı HMK’na Göre Yeniden Yazılmış, 22 Baskı, Ankara 2011, s.472). Anayasanın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Kanun'un aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların Mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Somut olayda davalılar ve dava dışı Mali Şirketi ve .. Şirketleri yönünden bir irdeleme yapılmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile sonuca gidilmiş olması yerinde görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş; Kurum tarafından sorumlular aleyhine açılmış rücuan tazminat dava dosyası varsa onaylı bir örneğini celp etmek, yine ceza dava dosyası açılmış ise onaylı bir örneğini celp etmek, tüm dosya kapsamını birlikte değerlendirmek suretiyle dava dışı .. İnş. Malz. Pet. Ürün. Oto. ve Teks. San. Tic. Ltd. Şti. ve Mali Yapı Endüstri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile eldeki dosyanın davalılar Kooperatif ve davacının işvereni olan davalı ... Şirketi arasındaki sözleşmesel ilişkileri tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit etmek, bu şirketler arasındaki asıl/alt işveren ilişkileri ile kusurun oran ve aidiyetini belirlemek, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde davacı tarafın kanun yoluna başvurmamış olduğunu dikkate alarak hükme esas raporunun bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönemlerin başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmemesi gerektiğini göz önünde bulundurmak, usuli kazanılmış hakları da gözeterek çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Kabul ve uygulamaya göre de “Dosya maddi tazminat hesabı için bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi raporu alınmış, bilirkişi Av. .. .. .. tarafından tanzim edilen ve hükme esas alınan 21.09.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak davacı ...'in maddi zararının 59.768,04 TL olduğu belirtilmiştir.” şeklinde gerekçe yazılmış olmasına karşın aslında itibar edilen hesap raporunın bilirkişi .. ... tarafından düzenlenen 30.03.2018 Uyap kayıt tarihli hesap raporunun ilk seçeneği olduğu, İlk Derece Mahkemesince devamla “Mahkemece tarafların kusuru, işçinin işgöremezlik maluliyet oranı, yaşı, olayın ağırlığı, olayı tarihi ve uygulanacak faiz oranı nazara alınarak işçi ... yararına 70.000,00 TL maddi tazminat ve 371.830,13 TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; davacı işçinin ıslah yoluyla artırılan maddi tazminat isteminin mahsuplar ile 361.830,13 TL arttırılarak 371.830,13 TL manevi tazminat isteminin kabulü ile iş kazası tespit raporundaki tespitler, kusur durumuna göre yerinde olduğundan aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” şeklinde gerekçeyi kendi içerisinde çelişkili kılacak, hükümle gerekçe arasında da çelişki oluşturacak şekilde karar verilmesi hatalıdır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Davalı ... avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b2960511ceae9d0b 91aff302db70b47c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı