Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/688 E., 2025/774 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/688 E., 2025/774 K. (16.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/688
Karar No
2025/774
Karar Tarihi
16.01.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/688 E. , 2025/774 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1346 E. 2023/1421 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/46 E. 2022/499 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... Turizm ve İnşaat A.Ş. vekili ile Asli Müdahil ... Sağlık İşletmeleri A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile asli müdahil vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Turizm ve İnşaat A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 28.07.2008 tarihinde ... tarafından işe alındığını ... Üniversite Rektörlüğü binasında tadilat işinde çalıştığı sırada 05.08.2008 tarihinde iş kazası geçirildiğini iş yerinin ... Tur şirketine ait olduğunu kaza neticesinde uzun süre yatalak kaldığını bacak ve belinde kırık meydana geldiğini maddi manevi destekte bulunmadıklarını özel çapa hastanesine görüldüğünü tedavi masrafı 40.60000 TL’nin müvekkiline ödenmediğini kazadan dolayı sakat kaldığını davalılar aleyhine maruz kaldığı iş kazası nedeniyle 150.00000 TL manevi 10.00000TL maddi tazminat talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılardan ... ve ... Turizm İnşaat Ticaret A.Ş. ... Özel Eğitim Spor Tesisleri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iş kazasını geçirdiğini iddia ettiği inşaatla hiçbir bağlantısının bulunmadıklarını bu nedenle davanın husumetten reddine karar verilmesine ayrıca davacının İstanbul 2. Noterliğinin 27.08.2008 tarih ve 13269 yevmiye nolu temliknamesi ile 05.08.2018 tarihinde geçirmiş olduğu kaza ile ilgili olarak alacaklarının ve talep ve dava haklarından 40.60000 TL kısmının Divriği Sağlık İşletmeleri temlik ettiğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle"... Davacının ... Üniversite Rektörlüğü binasında tadilat işinde çalıştığı sırada 05.08.2008 tarihinde beton duvarın üzerine düşmesi neticesinde ayağının ve belinin kırılması nedeniyle iş kazası geçirdiğini davalı asıl işveren ... Turizm ve İnş. Tic. A.Ş. ünvanlı işyerinde inşaatın kaba işleri beton dökülmesi duvar sıva yapımı vs. alan davalı alt işveren ...’ın çalışanlarından ... ve mesai arkadaşlarının yanlış yapılan duvarın orta kısmına balyoz ile vurarak duvarı yıkmaya çalıştıkları sırada duvarın tavana yakın kısımlarının aniden çökmesi ile ...’ın kırılan duvar parçasının altında kalması sonucu bu kişinin kafasında belinde ve ayaklarında yaralanmaların meydana gelen iş kazasında Kemal Özdemir tarafından dosyaya ibraz edilen 27.03.2015 tarihli raporda davalı asıl işveren müessesenin (... Turizm ve İnş. Tic. A.Ş.) ile davalı alt işveren müessesesinin (...-Akyapı İnşaat Taahhhüt) müştereken toplam %75 oranında kusurlu oldukları ancak bu kusurun %25 ‘nin davalı asıl işveren ... Turizm ve İnş. Tic. A.Ş.’den kaynaklandığı geriye kalan %50 kusurun ise davalı alt işveren ... – ... Yapı İnşaat Taahhütten kaynaklandığı veya bunların ayrı ayrı direkt kusurları olduğu) davalı ... Özel Eğitim ve Spor Tesisleri Ticaret A.Ş.’nin kusursuz olduğu davalı asıl işveren müessesinin (... Turizm ve İnşaat A.Ş.) ceza yargılamasında hüküm giyen şantiye şefi ...’in %5 oranında kusurlu olduğu davalı asıl işveren ... Turizm ve İnşaat Tic. A.Ş.’nin ortağı davalı işveren ...’in kusursuz olduğu kazalı Nedim Yaprak’ın %20 oranında kusurlu olduğu SGK tarafından belirlenen maluliyette davacının SGK belgelerine göre iş görmemezlik oranının %35 olduğu dosyaya sunulan aktüerya raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla maddi tazminat konusunda yapılan hesaplama doğrultusunda karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat talebi hakkında gerek mülga BK’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nın 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi zarar adı ile ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü tarafların kusur durumu davacının maluliyeti ayrıca olayın ağırlığı ve olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004 13/291-370) Kazanın meydana geliş şekli kaza tarihi kusur durumu sürekli iş göremezlik derecesi (%35) tarafların ekonomik ve sosyal durumu gözetilerek manevi tazminata karar verilmesi manevi tazminata karar verilirken manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerekliliği dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği..." gerekçesiyle "A )Davalılar ... ve ... Özel Eğitim ... A.Ş. yönünden açılan maddi ve manevi tazminat talepli davanın ayrı ayrı reddine B ) Davalılar ... Turizm ... A.Ş. ... ... yönünden açılan maddi ve manevi tazminat talepli davaların kısmen kabulü ile 1- 342.00719 TL net maddi tazminatın kaza tarihi olan 05.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... Turizm ... A.Ş. ... ...'den alınarak davacıya verilmesine 2- 50.00000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.08.2008 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... Turizm ... A.Ş. ... ...'den alınarak davacıya verilmesine 3- 40.60000 TL nin asli müdahale dilekçesi tarihi olan 27.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... Turizm ... A.Ş. ... ...'den alınarak Asli Müdahil ... Sağlık İşletmeleri A.Ş.'ye verilmesine" şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Turizm ve İnşaat Ticaret A.Ş. vekili ile Asli müdahil ... Sağlık İşletmeleri A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asli müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda asli müdahil olarak açtıkları davanın kabulü doğrultusunda kabul edilen miktar üzerinden lehlerine avukatlık ücretine hükmedilmesini vekalet ücretinin ... Turizm ve İnşaat Tic. A.Ş. ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı ... Turizm vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı def'ilerinin Mahkemece değerlendirilmediğini aksine dair bir gerekçe de belirtilmediğini davacının dava dilekçesinde faiz talebinin bulunmadığını zamanaşımı tarihi geçtikten sonra vermiş olduğu ıslah dilekçesi ile müddeabihi arttırmış ve faiz talep etmişse de ana alacak zamanaşımına uğradığından faiz talebinin kabul edilemeyeceğini davacının kazanç bedeli olarak asgari ücretten fazla bir bedele çalıştığına dair hiçbir kayıt belge sunulmamışken ve davacı yevmiyeli çalışan bir kişi olup sürekli ücretli çalışma hayatında olan bir çalışan değilken yapılan hesaplama usulünün uygun olmadığını Mahkemenin mevcut iki rapora rağmen maluliyet miktarının yeteri kadar araştırılmaksızın ve davacı sanki 60 yaşına kadar aynı ücretten çalışmaya devam edecekmişçesine yapılan hesabın Mahkeme kararını hukuki olarak da hatalı kıldığını hükmolunan manevi tazminatın haksız ve fahiş olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Somut olayda; asli müdahalede bulunanın harç yatırdığı ve asli müdahil hakkında karar verildiği asli müdahalenin 6100 sayılı HMK gereğince asıl dava ile birlikte görülen bir dava niteliğinde olduğu ve asli müdahil şirketin vekil ile temsil edildiği dikkate alınarak lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiği kanaatine varıldığı..." gerekçesiyle davalı ... firması vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile Asli Müdahil ... Sağlık İşletmeleri firmasının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Turizm ve İnşaat Ticaret A.Ş. vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... Turizm ve İnşaat Ticaret A.Ş. vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13 16 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme A) Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre İlk Derece Mahkemesince davacı lehine 50.00000 TL manevi tazminata hükmolunduğu Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde kabulüne karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.73000 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Tarafların iddia savunma ve dayandıkları belgelere uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına dava şartlarına yargılamaya hâkim olan ilkelere ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından; davacı vekilince dava dilekçesinde davacının duvar ustası olarak günlük 10000 TL net ücretle çalıştığının beyan edildiği Mahkemece emsal ücretin tespitine dair Devrimci Yapı İşçileri Sendikası yazı cevabı ile yetinilerek başkaca araştırma yapılmasına gerek duyulmadan dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edildiği 19.03.2018 tarihli 2.ek bilirkişi raporunda sendika yazı cevabının esas alınması sonucu kazalının ücretinin asgari ücretin 2.84 katı olduğu tespiti ile hesaplama yapıldığı davacının 382.607.19 TL maddi zararın bulunduğu yönünde kanaat bildirildiği davacı vekilince anılan raporda belirtilen miktar üzerinden talebini arttırdığı ve Mahkemece raporun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. İş kazasına maruz kalan sigortalının veya ölümü halinde desteği altında bulunanların maddi zararlarının hesabında gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı işçinin imzasının bulunmadığı iş yeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı kıdemi mesleki durumu dikkate alınarak emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir. Somut olayda davacının ücret iddiası yönünden emsal ücretin tespitine dair araştırma yapılmaksızın davacının sendikalı olduğu yönünde bir iddia ve ispatta bulunmadığına göre sendika yazı cevabı ile yetinilerek davacı kazalının ücretinin tespiti ve maddi zarar hesaplanması hatalı olmuştur. Ayrıca kabule göre de dava dilekçesinde faiz talebi bulunmayan davacının ıslah ile faiz talebinde bulunması üzerine Mahkemece dava dilekçesinde talep ettiği alacak kalemleri yönünden de kaza tarihinden itibaren faize hükmolunması hatalıdır. Mahkemece yapılacak iş; işçinin yaşı işi iş yerindeki kıdemi mesleki kıdemi belirtilmek suretiyle meslek odalarından TÜİK Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen İşleri Kurulundan sigortalının alabileceği ücretleri araştırmak ve bu suretle kazalının ücretini tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlemek yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde davacının temyiz istemi bulunmadığı gözetilerek hükme esas alınan 19.03.2018 tarihli 2.ek bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz) bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihleri değiştirilmeden hesaplama yapılması gerektiğini gözönünde bulundurmak taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE Davalı vekilinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı