Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/6310 E., 2025/1440 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6310 E., 2025/1440 K. (04.02.2025) – Alacak

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6310
Karar No
2025/1440
Karar Tarihi
04.02.2025
Konu
Alacak, Çek, SGK

10. Hukuk Dairesi 2024/6310 E. , 2025/1440 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2266 E., 2024/942 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/231 E., 2022/164 K. Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin ve yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olduğunun tutarın tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ....tahsis numarasıyla davalı Kurumdan yaşlılık aylığı almakta iken bir kısım sigorta günlerinin sahte işyerinden bildirildiği gerekçesiyle iptal edildiği, almış olduğu aylıkların yersiz ödeme borcu çıkarıldığı, davalı Kurumun 08.05.2019 tarih ve ... sayılı yazıları ile davacıya bildirildiği, ayrıca davacıya 31.05.2019 tarih ve.... nolu 138.418,71 TL bedelli borç bildirim belgesinin tebliğ edildiği, kalan günleri ile 4/b (Bağ-Kur)'dan 58 yaşını doldurduğu 20.03.2013 tarihinde 1479 sayılı Kanun'a göre aylık şartlarını taşıdığı, bu durumda 01.04.2013 tarihinden itibaren Bağ-Kur'dan yaşlılık aylığına müstahak olduğu, davacının Bağ-Kurdan yaşlılık aylığı şartlarını taşıdığı tarihe kadar borç çıkartılması gerektiği, bu tarihten itibaren 4/b Bağ-Kur aylıklarının birikmiş olması gerektiği, bu durumda davacının iade ile sorumlu olacağı miktarın yeniden Bağ-Kur aylığına bağlanacağı tarihe kadar olan sürede aldığı SSK (4/a) aylıkları ve Bağ-Kur-SSK aylıkları arasındaki fark kadar olması gerektiği, Kurum tarafından sosyal güvenlik hakkını koruyup genişletecek şekilde işlem yapılması gerektiği, aksi halde zaten aylığa müstahak olunan dönemde ödenen aylıklar ve sağlık harcamalarının iadesinin talep edilmiş olacağı, bu durumun adalet ve hakkaniyete aykırı olduğu, davalı Kuruma 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 4 üncü maddesi gereğince 21.06.2019 tarihli dilekçe ile başvurulmuş olduğu, taleplerinin 03.07.2019 tarihli yazıyla reddedilmiş olduğu iddiasıyla davacının 01.04.2013 tarihinden itibaren 4/b kapsamında yaşlılık aylığına müstahak olduğunun tespitine, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacının birikmiş aylık alacaklarının yersiz ödeme borcundan yersiz ödeme borcu miktarının belirlenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin yasal dayanaktan yoksun bulunmakta olduğu, zira 5510 sayılı Kanun'un 28. maddesinde, yaşlılık aylığından yararlanabilmek için, 4/1-b maddesi kapsamında sigortalı olanların, sigortalılığa esas faaliyete son verip vermeyeceğini beyan ettikten sonra yazılı istekte bulunmaları şartının bulunduğu, mülga 1479 sayılı Kanun'un 35. maddesinde de yazılı talep şartı bulunduğu, dolayısıyla davacının yazılı talebinin bulunmadığı 01.04.2013 tarihinden itibaren aylığa müstahak olduğunun ve birikmiş aylıklarının ödenmesi gerektiğinin belirlenmesi talebinin Kanuna aykırı bulunduğu, davacıya 29.03.2012 tarihli talebine istinaden, 01.06.2012 tarihinden itibaren, .... sayılı dosya üzerinden 4/1-a kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, ancak 01.02.2012 - 29.03.2012 tarihleri arasında hizmetleri bildirilen .... sicil sayılı ...Tur. Taş. Otom. Teks. Gıda İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin sahte bir işyeri olduğunun denetim raporuyla belirlenmesi üzerine, yaşlılık aylığının iptal edildiği, davacıya Kurumca 01.06.2012-26.06.2019 döneminde yersiz olarak ödenen aylıklar toplamı 108.643,67 TL için, 5510 sayılı Kanun'un 96/1-a maddesi uyarınca borç tahakkukun gerçekleştirildiği, davacının Haziran/2019 tarihli talebine istinaden, 01.07.2019 tarihi itibariyle, .... numaralı dosya üzerinden 4/1-b kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının 58 yaşını doldurduğu 20.03.2013 tarihinden önce, 29.03.2012 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu ve o tarihteki tahsis talep şartları çerçevesinde talebi değerlendirilerek, 01.06.2012 tarihinden itibaren kendisine 4/1-a kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurumca mevzuata uygun olarak gerekli işlemlerin gerçekleştirildiği, davacının o tarihte böyle bir talebi mevcut değilken, geriye dönük olarak, 01.04.2013 tarihinden itibaren 4/1-b kapsamında yaşlılık aylığına müstahak olduğunun belirlenmesi ve Kurum aleyhine birikmiş aylık borcu çıkartılması talebi hakkaniyete ve M. K. 2. maddesine aykırı bulunduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; bilirkişi...'ın 25.03.2022 tarihli Ek Rapor'unda yer alan hesaplamalara göre yersiz ödenen fark aylıkların 5510 sayılı Kanun'un 96/a maddesine göre 14.785,99 TL olduğu, faizinin ise 6.865,06 TL olduğu, davacıya 01.04.2013 tarihinde 4/b aylık bağlanması gerektiği anlaşılmış olmakla, davacının davalı Kuruma dava tarihine kadar 14.785,99 TL asıl alacak, 6.865,06 TL yasal faiz olmak üzere toplam 21.651,04 TL borçlu olduğu, aksi yöndeki Kurum işleminin iptali gerekeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıya 01.04.2013 tarihinde 4/b aylık bağlanması gerektiğinin tespiti ile, davacının davalı Kuruma dava tarihine kadar 14.785,99 TL asıl alacak, 6.865,06 TL yasal faiz olmak üzere toplam 21.651,04 TL borçlu olduğunun tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıdan yeniden bir tahsis talebi beklenemeyeceği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu, 5510 sayılı Kanun'un 96/a maddesi kapsamında dava tarihine kadar esas alınan faiz hesabının yerinde olduğu gözetildiğinde, davalı Kurum vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde bulunmadığı, ancak davacının isteminin tamamının kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüyle İzmir 1. İş Mahkemesinin, 24.06.2022 tarihli, 2019/231 E, 2022/164 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kabulü ile, davacıya 01.04.2013 tarihinde 4/b aylık bağlanması gerektiğinin tespiti ile, davacının davalı Kuruma dava tarihine kadar 14.785,99 TL asıl alacak, 6.865,06 TL yasal faiz olmak üzere toplam 21.651,04 TL borçlu olduğunun tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un 28. maddesinde, yaşlılık aylığından yararlanabilmek için, 4/1-b maddesi kapsamında sigortalı olanların, sigortalılığa esas faaliyete son verip vermeyeceğini beyan ettikten sonra yazılı istekte bulunmaları şartının bulunduğu, mülga 1479 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde de yazılı talep şartı bulunduğu, dolayısıyla davacının yazılı talebinin bulunmadığı 01.04.2013 tarihinden itibaren aylığa müstahak olduğunun ve birikmiş aylıklarının ödenmesi gerektiğinin belirlenmesi talebinin Kanuna aykırı bulunduğu, davacıya 29.03.2012 tarihli talebine istinaden, 01.06.2012 tarihinden itibaren, .... sayılı dosya üzerinden 4/1-a kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, ancak 01.02.2012 - 29.03.2012 tarihleri arasında hizmetleri bildirilen .... sicil sayılı .... Tur. Taş. Otom. Teks. Gıda İnş. San.Tic. Ltd. Şti.'nin sahte bir işyeri olduğunun denetim raporuyla belirlenmesi üzerine, yaşlılık aylığının iptal edildiği, davacıya Kurumca 01.06.2012-26.06.2019 döneminde yersiz olarak ödenen aylıklar toplamı 108.643,67 TL için, 5510 sayılı Kanun'un 96/1-a maddesi uyarınca borç tahakkukun gerçekleştirildiği, davacının Haziran/2019 tarihli talebine istinaden, 01.07.2019 tarihi itibariyle,.... numaralı dosya üzerinden 4/1-b kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının 58 yaşını doldurduğu 20.03.2013 tarihinden önce, 29.03.2012 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu ve o tarihteki tahsis talep şartları çerçevesinde talebi değerlendirilerek, 01.06.2012 tarihinden itibaren kendisine 4/1-a kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurumca mevzuata uygun olarak gerekli işlemlerin gerçekleştirildiği, davacının o tarihte böyle bir talebi mevcut değilken, geriye dönük olarak, 01.04.2013 tarihinden itibaren 4/1-b kapsamında yaşlılık aylığına müstahak olduğunun belirlenmesi ve Kurum aleyhine birikmiş aylık borcu çıkartılması talebi hakkaniyete aykırı bulunduğu, hesaplamanın mevzuata uygun olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin ve yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olduğunun tutarın tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptaline ilişkindir. 1.Eldeki davada, davacının 01.04.2013 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerindedir. Ancak aylık tutarının belirlenmesine ilişkin hükme esas alınan hesap raporunun tam olarak denetlenememesi ve Kurum hesabının ve aylığa esas verilerinin tam olarak rapora yansıtılmaması karşısında verilen kararın eksik araştırma ve incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. 2.Yaşlılık aylığının hesabında, tahsis talep tarihinde yürürlükte bulunan, öngörülen istisnaları dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesi ve bu maddenin yollaması ile anılan Kanun'un 29 ve 1479 sayılı Kanun'un Geçici 11. maddelerinin uygulanması gerekmektedir. 3.Geçici 2. maddede, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunlara tabi olanlara bağlanacak yaşlılık aylıkları aşağıdaki şekilde hesaplanır:. a)Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına veya fiilî hizmet süresine ait aylık; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki kanun hükümlerine göre, aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı veya fiilî hizmet süresi üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla hesaplanacak aylığının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadarki prim ödeme gün sayısı veya fiilî hizmet süresi ile orantılı bölümü, aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile çarpılarak hesaplanır. b)Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına ait aylığı, aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden 29. madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonraki prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü kadardır. Ancak, Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce 3600 prim gün sayısını doldurmamış olan sigortalıların yaşlılık aylığı bağlama oranının hesabında, sigortalının Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen ve Kanun'un yürürlük tarihinden önceki prim gün sayısını 3600 güne tamamlayan hizmet sürelerinin her 360 günü için % 3 oranı esas alınır. c)Aylık, (a) ve (b) bentlerine göre hesaplanan kısmî aylıkların toplamından oluşur. Aylıklar ayrıca 29. maddenin son fıkrasına göre artırılarak belirlenir. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun'un Geçici 82. maddesinin (a) bendine göre gösterge sistemi içinde hesaplanacak kısmî aylıklara esas gösterge, sigortalıların ortalama yıllık kazanç hesabına giren takvim yılı sayısı esas alınmak suretiyle hazırlanacak olan gösterge ve üst gösterge tespit tabloları esas alınarak belirlenir. Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen sürelere ilişkin aylığın hesabında esas alınan asgari aylık tutarı ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun'un Geçici 82. maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenen eski tam aylık tutarı, toplam prim ödeme gün sayısı içinde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen prim ödeme gün sayısının oranına tekabül eden tutar üzerinden esas alınır. …” hükmüne yer verilmiş, 29. maddenin “4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile aynı fıkranın (c) bendine göre bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başlayanların yaşlılık aylığı, aşağıdaki hükümlere göre belirlenecek ortalama aylık kazancı ile aylık bağlama oranının çarpımı sonucunda bulunan tutardır. Ortalama aylık kazanç, sigortalının her yıla ait prime esas kazancının, kazancın ait olduğu yıldan itibaren aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan kazançlar toplamının, itibarî hizmet süresi ile fiilî hizmet süresi zammı hariç toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanan ortalama günlük kazancın otuz katıdır. Aylık bağlama oranı, sigortalının malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi geçen toplam prim ödeme gün sayısının her 360 günü için %2 olarak uygulanır. Bu hesaplamada 360 günden eksik süreler orantılı olarak dikkate alınır. Ancak aylık bağlama oranı %90'ı geçemez. 28. maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarına göre aylığa hak kazanan sigortalılar için hesaplanacak aylık bağlama oranı, prim ödeme gün sayısı 9000 günden az olanlar için çalışma gücü kayıp oranının 9000 gün prim ödeme gün sayısı ile çarpımı sonucu bulunan rakamın %60'a bölünmesi suretiyle hesaplanan gün sayısına göre, %50'yi geçmemek üzere üçüncü fıkra uyarınca tespit edilen orandır. Prim ödeme gün sayısı 9000 günden fazla olanlar için ise toplam prim ödeme gün sayısına göre aylık bağlama oranı belirlenir. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için bu fıkrada geçen 9000 prim gün sayısı 7200 gün, %50 oranı da %40 olarak uygulanır. Yukarıdaki şekilde hesaplanan aylığın başlangıç tarihinin yılın ilk altı aylık dönemine rastlaması halinde 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre Ocak ödeme dönemi için gelir ve aylıklara uygulanan artış oranı kadar artırılarak, yılın ikinci altı aylık dönemine rastlaması halinde ise öncelikle Ocak ödeme dönemi, daha sonra Temmuz ödeme dönemi için gelir ve aylıklara uygulanan artış oranları kadar artırılarak, sigortalının aylık başlangıç tarihindeki aylığı hesaplanır.” şeklindeki düzenlemesi ile de 01.10.2008 sonrası aylıkların hesaplama yöntemi belirlenmiştir. 4.Geçici 2. madde hükmü gereğince, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihine kadarki sigortalılık sürelerine yönelik aylıklar, 1479 sayılı Kanun'un 36 ve Geçici 11. maddesi gereğince hesaplanacak ve 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı bölümü aylık miktarında esas alınacak, 01.10.2008 tarihi sonrasındaki sigortalılık sürelerine yönelik aylıklar ise 5510 sayılı Kanun'un 29 ve devamı madde hükümleri gereğince hesaplanacak ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı bölümü aylık miktarında esas alınacaktır. 5..01.01.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanun'un 39. maddesi ile 1479 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 11. maddede, sigortalının aylığının “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlara bağlanacak yaşlılık aylığı; a)Sigortalının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelir basamağının aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir tablosundaki değeri üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı ile, b)Sigortalının, bu Kanunun yürürlük tarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında aylar itibariyle prim ödediği gelir basamaklarının bu basamaklardaki prim ödeme süreleri de dikkate alınarak, aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir basamakları üzerinden hesaplanacak ağırlıklı ortalamasının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınmak suretiyle bu Kanunun 36 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre bulunacak aylık bağlama oranı üzerinden hesaplanan aylığın, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı,” toplamı olduğu hüküm altına alınmıştır. 6.Bu yasal düzenlemeye göre; A1 aylığının hesap formülü; 01.01.2000 tarihindeki basamağının (01.07.2003) Gelir tablosu karşılığı A1 Aylığı = Aylık gelir tutarı x ABO x 1.1.2000 öncesi hizmeti Toplam Hizmetleri, Keza A2 aylığının hesap formülü de; A2 Aylığı= Ağırlıklı Ortalama x ABO x 1.1.2000-01.10.2008 arası hizmeti Toplam Hizmetleri şeklinde olacaktır. 7.A2 aylığının belirlenmesinde dikkate alınması gereken "Ağırlıklı Ortalama" hesabında, 01.01.2000 tarihi ile 01.10.2008 tarihi arasında 2926 ve 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalı olarak bulunulan basamaklar ve bu basamaklardaki bekleme süreleri üzerinden anılan Kanunlara tabi sigortalılar için geçerli olan 01.07.2003 tarihli gelir tablosundaki karşılığı tutarlar gözetilerek ağırlıklı ortalama belirlenmelidir. 8.Aylık hesabında esas alınacak aylık bağlama oranlarının belirlenmesinde ise, 01.01.2000 öncesi için 1479 sayılı Kanun'un Geçici 11. maddesi yollaması ile mülga 36. maddenin “Yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanan sigortalılara en son prim ödediği gelir basamağında en az bir tam yıl prim ödemesi koşuluyla bulunduğu basamağın % 70'i oranında aylık gelir hesaplanır. Bulunduğu gelir basamak primini bir yıl ödememişse, bir önceki basamak üzerinden aylık gelir hesaplanır. Bu oran 25 yıldan fazla prim ödenmiş olması halinde fazla olan her tam yıl için %1, kadın ise 50, erkek ise 55 yaşlarından sonra sigortalılığa devamda, fazla olan her tam yaş için de ayrıca %1 artırılır. 14.35 nci maddenin (c) fıkrasına göre bağlanacak aylıklarda ise primi ödenmemiş 25 yıldan az her tam yıl için % 1 indirim yapılır.” hükmü gözetilmeli, 01.01.2000 sonrası aylık bağlama oranının belirlenmesi için ise 4447 sayılı Kanun'la değişik anılan maddenin “aylık bağlama oranı, sigortalının toplam sigortalılık süresinin ilk on tam yılının her bir yılı için %3,5 takip eden onbeş tam yılın her bir yılı için %2 ve yirmibeş yıldan fazla her bir tam yıl için %1,5 oranlarının toplamıdır.” hükmü nazara alınmalıdır. B aylığının tespitinde esas alınan "Ağırlıklı Ortalama" hesabında ise; 01.01.2000 tarihi ile 01.10.2008 tarihi arasındaki sigortalılık sürelerine yönelik basamaklar ve bu basamaklardaki bekleme süreleri üzerinden 01.07.2003 tarihli gelir tablosundaki karşılığı tutarlar gözetilerek ağırlıklı ortalama bulunmalıdır. 9.Bu şekilde belirlenecek aylık bağlama oranları ile hesap edilen A1 ve A2 aylıklarının toplamı, 01.07.2003 tarihi itibarıyla aylık miktarını oluşturur. Bu tutara 2003 yılı Ocak ayından itibaren ödenmesi gereken sosyal destek ödemesi tutarından 2003 yılı Temmuz ayına kadar kümülatif TÜFE oranı kadar düşüldükten sonra kalan miktarın 01.10.2008 tarihine kadar gecen sürelere ilişkin hesaplanacak kısmi tutarı eklenerek 2004 yılı Ocak ödeme döneminden 2007 yılı Temmuz dönemi dahil aylıklara uygulanan artışlar uygulanmak suretiyle (A) aylığı 2008 yılı Ocak dönemine, sonrasında, 2008 yılı dahil olmak üzere tahsis talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile çarpılarak tahsis talep yılının Ocak ayına taşınır. 10.Bu aşamadan sonra 01.10.2008 sonrası sigortalılık süreleri esas alınarak 5510 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi gereği aylık hesabı yapılmalıdır. Anılan yasal düzenlemeye göre Aylık= Ortalama Aylık Kazanç x Aylık Bağlama Oranı formülüne göre hesaplanır. 11.Ortalama Aylık Kazanç ise; 2008 yılı Ekim ayı (dahil) ve sonraki her yıla ait prime esas kazancın, ait olduğu yıldan itibaren aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşecek güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan kazançlar toplamının, 2008 yılı Ekim ayı (dahil) sonrası prim ödeme gün sayısına bölünmek suretiyle hesaplanan ortalama günlük kazancın 30 katıdır. 12.Burada prime esas kazanç tutarının belirlenmesi üzerinde durmakta fayda vardır. Bilindiği gibi 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesinin 2 nci fıkrası hükmüne göre “4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir. a)Aylık prime esas kazanç, 82. maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında kalmak şartı ile kendileri tarafından beyan edilecek günlük kazancın otuz katıdır. Bu sigortalılar tarafından Kurumca belirlenen sürelerde aylık prime esas kazanç beyan edilir. Beyanda bulunmayan sigortalıların aylık prime esas kazancı, prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katı olarak belirlenir. b)Sigortalı aynı zamanda işveren ise aylık prime esas kazancı, çalıştırdığı sigortalıların prime esas günlük kazancının en yükseğinin otuz katından az olamaz. …” Anılan hüküm çerçevesinde 01.01.2009 tarihi sonrası dönem yönünden sigortalı tarafından beyan edilen günlük kazanç belirlenmeli, beyan bulunmadığı takdirde prime esas günlük kazanç alt sınırı esas alınarak prime esas aylık kazanç tutarı tespit edilmeli, 01.10.2008-01.01.2009 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise, prime esas kazanç beyan edilmemesi hâlinde, sigortalının daha önce bulunduğu en son gelir basamağına karşılık gelen tutar esas alınarak prime esas kazanç tespit edilmelidir. 13.Aylık bağlama oranı, sigortalının malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi geçen toplam prim ödeme gün sayısının her 360 günü için %2 olarak uygulanır. Bu hesaplamada 360 günden eksik süreler orantılı olarak dikkate alınır. Ancak aylık bağlama oranı %90’ı geçemez. 30.04.2008 tarihi ve öncesi sigortalılığı bulunup Kanun'n yürürlüğe girdiği tarihten önce 3600 prim gün sayısını doldurmamış olan sigortalıların yaşlılık aylığı bağlama oranının hesabında, sigortalının Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen ve Kanun'un yürürlük tarihinden önceki prim gün sayısını 3600 güne tamamlayan hizmet sürelerinin her 360 günü için %3 oranı esas alınır. 14.Açıklanan yöntemle hesaplanan yaşlılık aylığı; sigortalının fiili çalışma süreleri için prime esas günlük kazanç alt sınırları dikkate alınarak, talep yılına ait Ocak ayı itibariyle belirlenen ortalama aylık kazancının %35’inden, sigortalının talep tarihinde bakmakla yükümlü olduğu eşi veya çocuğu varsa %40’ından az olamaz. 15.Bulunan tutarın 01.10.2008 sonrası prim gün sayısına orantılı bölümü alınarak kısmi aylık (B) hesap edilecektir. Sigortalının aylığı (A) ve (B) kısmi aylıklarının toplamından oluşur. Bu şekilde bulunan tutar, tahsis talep yılının ocak ayındaki aylık tutarıdır. Bulunan miktarın tahsis tarihine göre ocak ve temmuz ödeme dönemlerinde uygulanan artış oranları kadar arttırılması sonucu tahsis tarihindeki aylık miktarı belirlenir. 16.Eldeki davada ise hükme esas alınan bilirkişi raporunun aylık bağlama oranları davacının prim gün sayısı ve yaşıyla uyumlu değildir. Ayrıca ağırlıklı ortalamanın nasıl bulunduğuna ilişkin herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. B aylığı bakımından dönemsel artış oranları yerine güncelleme katsayılarının artış oranları olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle rapordaki verilerin denetime elverişli olmaması ve karar vermeye yeterli verileri içermemesi karşısında, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda alanında uzman başka bir bilirkişi ya da bilirkişi heyetinden aylık hesabı yönünden denetime elverişli rapor alınıp irdelenerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yukarıda belirtilen ilkelere uygun olmayan hesaplama yöntemi içeren bilirkişi raporu esas alınarak, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! daa81270ed94e5ee 4e5599612eec8da9

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı