Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/6154 E., 2025/7619 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6154 E., 2025/7619 K. (07.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6154
Karar No
2025/7619
Karar Tarihi
07.05.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/6154 E. , 2025/7619 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1292 E., 2024/423 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/363 E., 2023/160 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.08.2008 tarihinde dava dışı ... ve San.Tic.Ltd.Şti.'ye ortak olduğunu ve Bağ-Kur kaydının başlatıldığını, bu şirketin 31.05.2009 tarihinde kapatılarak vergi kaydının silindiğini, ancak müvekkilinin Ticaret Odası kaydı nedeniyle Bağ-Kur kaydının silinmediğini ve 28.02.2014 tarihine kadar Bağ-Kur kaydının gözüktüğünü, oysa 15.09.2009 tarihinden itibaren davalı şirkette çalışmaya başladığını 03.02.2017 tarihine kadar da çalıştığını, ancak bildiriminin 13.02.2016 tarihinde başlatıldığını, buna göre; -15.09.2009-03.02.2017 tarihleri arasındaki davalı şirkette net 2.100 TL prime esas ücret ile çalıştığının tespitini, -Çakışan döneme ilişkin 15.09.2009-28.02.2014 Bağ-Kur kaydının iptal edilerek bu dönemde ödenen primlerin 4/a kapsamında aktarılmasını ya da faiziyle iadesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalıştığını iddia ettiği yerin Bafra olduğunu yetki itirazında bulunduklarını, davacının çalışmalarının giriş ve çıkışlarının tam bildirildiğini, hukuki yararı olmadığını, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında hizmetlerinin iptalinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili Kurum işlemlerinin yasaya uygun olduğunu bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirket vekili , dava şartı bulunmadığını bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 13.08.2008-12.01.2010 ve 13.01.2010-28.02.2011 tarihleri arası hizmet tespiti isteğinin ve davacının hizmet dökümünde görülen 4/b kaydının iptali ile bu döneme ait primlerin 4/ a sigortasına aktarılması talebinin reddine, davacının 01.03.2011-03.02.2017 tarihleri arasındaki hizmet tespiti talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, davacının prime esas ücretin tespiti talebinin kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; a.Sigortalı çalışmalar yönünden çakışma bulunmadığını, şirket ortaklığının önce sonlandığını, Kurum işleminin hatalı olduğunu, b.Prime esas kazanç yönünden ise yazılı delil başlangıcı bulunduğunu belirterek reddedilen dönem yönünden de kabul kararı verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. 2.Davalı Kurum vekili; a.Prime esas kazanç talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, b.Tanık beyanları ile ücretin kabul edilemeyeceğini, somutlaştırılması gerektiğini, c.Davacının talebinin hak düşürücü süreye uğradığını, d.Tanık beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ortak olduğu şirket nedeniyle, şirketin fiilen faaliyette bulunmadığı dönemdeki Bağ-Kur sigortalılığının iptali, primlerin 4-a sigortalılığına aktarılması, sigorta hizmetinin ve prime esas kazancın tespiti talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 703e730f60942cb9 aa1fd25deebb8cad

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı