10. Hukuk Dairesi 2024/535 E. , 2025/246 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1242 E., 2023/1754 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Keban Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/21 E., 2023/26 K. Taraflar arasındaki iş kazasından dolayı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin murisi ...'nın 13.02.2020 tarihinde davalıya ait işyerinde geçirdiği tekne kazası sonucu vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek eş İmmihan için 5.000 TL maddi, 50.000 TL manevi, ve çocuklar Dilek, Cebrail, Ziya, Musa için her biri için ayrı ayrı 2.500 TL maddi, 25.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacılar vekili 02.03.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile eş İmmihan için maddi tazminat talebini 537.185,57 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacıların eşi ve babası olan ...'nın iş yerinde gerçekleşen iş kazası sonucu 13.02.2020 tarihinde hayatını kaybettiğini, gerçekleşen kazanın iş kazası olmadığını ve iş yerinde gerçekleşmediğini belirtmek gerekmekte olduğunu, söz konusu olayın gerçekleşme şekline ilişkin kaza tutanaklarına bakıldığında ...'nın görevi ile ilgili olmayan bir konuda kendi kusuruyla tekneyi çalıştırarak kazaya sebebiyet verdiği ve vefat ettiği anlaşıldığı, vefat eden ... davalının iş yerinde çalışmasına rağmen tekne sürme ile ilgili herhangi bir görevi mevcut olmadığını, söz konusu olay ...'nın kendi kusuruna dayalı olarak gerçekleştirdiği olduğu ferdi bir kaza olduğundan açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosyaya getirtilen iş kazası tahkikat evrakları, denetmen raporu, sigortalının şahsi dosyaları ve tüm dosya kapsamına göre müteveffanın 13.02.2020 tarihinde davalı firmaya ait işyerinde çalışırken iş kazası geçirerek vefat ettiği, SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 10.11.2021 tarihli inceleme raporunda kazanın meydana gelmesinde ... ...'nın %20, işverenin ise %80 oranında kusuru bulunduğunun tespit olunduğu, iş kazasında tarafların kusur durumlarının tespiti amacıyla işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinin kusur incelemesi sonucunda talimat mahkemesi aracılığıyla tanzim ettirilen 29.08.2022 tarihli kusur raporuna göre dava konusu iş kazasının oluşumunda ... ...'nın %20 oranında, davalı işverenin %80 oranında kusurlu bulunduğu, Mahkememizce tarafların kusurlarının tespiti için tanzim ettirilen 29.08.2022 tarihli heyet raporu ile 10.11.2021 tarihli SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı raporunun birbiri ile uyumlu, kazanın meydana geliş şekline ve dosya kapsamına uygun olduğu, bu itibarla 29.08.2022 tarihli iş bu gerekçeli ve denetime elverişli kusur raporunun hükme esas alınması gerektiği kanaatine ulaşılmış, bu doğrultuda davalı işverenin somut uyuşmazlıkta dava konusu iş kazasının oluşumunda %80 oranındaki kusuru karşılığı sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Dosya zarar hesabı için hesap bilirkişisine verilerek bilirkişi raporu alınmıştır. Hesap bilirkişisinin 20.12.2022 tarihli raporunda TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplama sonucunda tespit edildiği üzere dava konusu iş kazası nedeniyle vefat eden ...'nın, eşi ve çocuklarına SGK tarafından bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerleri mahsup edildikten sonra, davalının %80 kusur oranına göre davacı eş ... için 537.185,57 TL destekten yoksun kalma zararının hesaplandığı, davacı çocuk ..., ... ve ... 18 yaşından büyük olması sebebiyle destek alamayacağı, davacı ...'nın SGK'nın yaptığı ödemenin PSD'sinin destek tazminatını karşıladığı bu nedenle destekten yoksun kalma tazminat alacağının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Meydana gelen iş kazasında davalının kusurlu olduğu, davacıların murisinin iş kazası sonucu hayatını kaybettiği ve davacı eş ...'nın bu suretle SGK tarafından karşılanmayan maddi zararlarının oluştuğu görüldüğünden dava ve ıslah dilekçesi içeriğine göre bu davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı çocuk ..., ... ve ... 18 yaşından büyük olması sebebiyle destek alamayacağı, davacı ...'nın SGK'nın yaptığı ödemenin PSD sinin destek tazminatını karşıladığı bu nedenle destekten yoksun kalma tazminat alacağının bulunmadığı ve müteveffanın destek olduğuna dair hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde delil elde edilemediğinden davacılar ..., ..., ... ve ...'nın maddi tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. ... Tarafların mali içtimai durumu, paranın alım gücü, olayın meydana geliş şekli, olay tarihindeki rayiçler, kusur durumu, manevi tazminatın niteliği dikkate alınarak hakkaniyete uygun davacı ... için 40.000,00 TL, davacılar ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi, fazlaya ilişkin manevi tazminat talepleri reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. ..." gerekçesiyle Davanın kısmen kabulü ile 1.Dava konusu iş kazası nedeniyle davacı ... için 537.185,57 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı şirketten alınarak bu davacıya verilmesine, davacılar ..., ..., ... ve ...'nın maddi tazminata ilişkin talebinin reddine, 2.Dava konusu iş kazası nedeniyle ... için 40.000,00 TL, davacılar ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, " karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili, istinaf dilekçesinde, Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, somut olayın iş kazası olmadığını, ...'nın müvekkili şirketin çalışanı olduğunu ancak tekne sürmek gibi bir görevi bulunmadığını aksine hız tutkusu bulunduğunu ve olay günü tekneyi izinsiz alarak kullandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Eldeki davada davalı vekiline kusura ilişkin bilirkişi raporu usulüne uygun olarak 01.10.2022 tarihinde tebliğ edildiği, iki haftalık kesin sürenin 15.10.2022 tarihinde dolmasına rağmen davalı tarafça itirazının 21.12.2022 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla Mahkemece itibar edilen 31.08.2022 tarihli kusur bilirkişi raporunda belirtilen oranlara için iş bu dosya kapsamında itiraz hakkı bulunmamaktadır...." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri ile 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ve 16 ncı maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, 08.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 10c5dfaf9d17b341 1b4c0d39c6e58dd9