10. Hukuk Dairesi 2024/9644 E. , 2025/262 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/126 E., 2024/1251 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/394 E., 2023/286 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 22.01.2016 tarihinde .... işe başladığını, İstanbul da bulunan Üsküdar – Ümraniye – Çekmeköy metro inşaatında çalıştığını, davacının aylık ücretinin 3.600,00 TL olduğunu, ancak işveren tarafından Kuruma asgari ücretten bildirim yapıldığını, daha sonra davacının haberi olmaksızın ve onayı alınmaksızın buradan çıkışı yapılarak ... Demiryolu İnşaat Proje Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'ye girişi yapıldığını, 23.11.2017'ye karar çalıştığını, burada da ücretinin aynı maaş olduğunu, iki farklı tüzel kişi olmasına rağmen aynı grup şirketler olduğunu, davacının aylık 3.600,00 TL maaş ile çalışmasına rağmen prime esas kazancının asgari ücretten yatırıldığını, maaşın asgari ücret kısmının hesabına işverence yatırıldığını, kalan ücretin davalı firmada işçi olarak çalışan ... hesabına yatırıldığını, ...’in ise daha sonra davacının asgari ücretten fazla miktarı hesabına yatırdığını veya yakınlarına teslim ettiğini ileri sürerek davacının 22.01.2016-23.01.2017 arası prime esas kazancının aylık net 3.600,00 TL olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP 1- Davalı ... Demiryolu İnşaat Proje Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; diğer şirket ile farklı tüzel kişiler olduklarını, adres, ortaklık yapısı ve iş kollarının farklı olduğunu, aralarında bir bağ bulunmadığını, davacının 13.02.2016 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi ile işe başladığını, 31.10.2016 tarihinde özel nedenlerle işten ayrıldığını, istifa ettiğini, 07.12.2016 tarihinde tekrar işe başladığını, 23.01.2017 tarihinde tekrar istifa ettiğini, imzalanan sözleşme gereği asgari ücret ve agi dahil net ödemesinin düzenli yapıldığını, beden işçinin aylık 3.600,00 TL ücret iddiasının Türkiye şartlarında mümkün olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. 2- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; ilk itirazlarda bulunarak Kuruma dava açmadan önce başvuru yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. 3- Davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1-Davalı ... Yatırım Dan. Gıda ve Metalurji San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın reddine, 2-Davalı ... Demiryolu İnş. Proje San. Ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davacının; -2016 yılı Şubat ayı prime esas kazancının 3.822,38 TL olduğunun eksik 1.232,72 TL prime esas kazanç bildirildiğini, -2016 yılı Mart ayı prime esas kazancının 3.822,38 TL olduğunun eksik 2.175,38 TL prime esas kazanç bildirildiğini, -2016 yılı Nisan ayı prime esas kazancının 3.822,38 TL olduğunun eksik 2.175,38 TL prime esas kazanç bildirildiğini, -2016 yılı Mayıs ayı prime esas kazancının 3.822,38 TL olduğunun eksik 2.175,38 TL prime esas kazanç bildirildiğini, -2016 yılı Haziran ayı prime esas kazancının 3.822,38 TL olduğunun eksik 2.175,38 TL prime esas kazanç bildirildiğini, -2016 yılı Temmuz ayı prime esas kazancının 3.822,38 TL olduğunun eksik 2.175,38 TL prime esas kazanç bildirildiğini, -2016 yılı Ağustos ayı prime esas kazancının 3.822,38 TL olduğunun eksik 2.175,38 TL prime esas kazanç bildirildiğini, -2016 yılı Eylül ayı prime esas kazancının 3.822,38 TL olduğunun eksik 1.677,71 TL prime esas kazanç bildirildiğini, -2016 yılı Ekim ayı prime esas kazancının 3.822,38 TL olduğunun eksik 2.175,38 TL prime esas kazanç bildirildiğini, -2016 yılı Aralık ayı prime esas kazancının 3.822,38 TL olduğunun eksik 1.812,82 TL prime esas kazanç bildirildiğini, -2017 yılı Ocak ayı prime esas kazancının 3.952,87 TL olduğunun eksik 580,10 TL prime esas kazanç bildirildiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; ... tarafından davacının hesabına değişik tarihlerde ve değişik miktarlarda yapılan ödemelerin maaş ödemesi gibi değerlendirilmesinin yerinde olmadığınıbeyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalı şirketler nezdinde geçen çalışmalarına ilişkin prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77. maddesinin 1. fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlıklı 80. maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77. ve 80. maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; 200. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı, bu madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 202. maddesinde de senetle kanıtlanması zorunlu konularda delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça veya temsilcisi tarafından verilen belgeler olduğu belirtilmiştir. Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas-2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas-2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas-2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas-2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas-2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir. Diğer taraftan davanın diğer yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77. maddesinin 1. fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlığını taşıyan 80. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, 4/1(a) maddesi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançlarının hesabında; idare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamının esas alınacağı öngörülmüştür. Buna göre maddenin 1/(b) bendinde sayılan istisnalara girmemesi koşuluyla hizmet akdi karşılığı elde edilen gelirlerden sigorta primi kesilmesi asıldır. Anılan Kanun'un 3. maddesinde ücret, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutar olarak tanımlanmış, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesinde de genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tarif edilmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesinin 1 inci fıkrasının (a)/(1) alt bendindeki “ücretler” kavramı içine asıl ücretle birlikte fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri gibi unsurlar da girmektedir. (3) numaralı alt bend gereğince, idare veya yargı makamları tarafından belirlenen ücretlerin prim hesabına esas alınabilmesi için bu tür kazançlara hak kazanmak yeterli olmamakta, işçilik alacaklarına ilişkin taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkta Mahkemece verilen karar sonrasında işçiye (sigortalıya) ödeme yapılmış olması aranmakta, bu durumda, yargı kararı ile hak kazanılan ücret niteliğindeki kazançların primlerinin sigortalı payının infaz sırasında sigortalıya yapılan ödemeden düşülmesi işverenin Kuruma karşı prim yükümlülüğünü kaldırmadığı da dikkate alınmak suretiyle, ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi, hizmet akdi daha önceki bir tarihte sona erdiği takdirde ise yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerekmektedir. İnceleme konusu eldeki davada; davacının davalı şirketler nezdinde çalışmasının bulunduğu 22.01.2016-23.01.2017 tarihleri arasında prime esas kazancının aylık net 3.600,00 TL olduğunu, maaşın asgari ücret kısmının hesabına işverence yatırıldığını, kalan ücretin ise davalı firmada ustabaşı olarak çalışan ... hesabına yatırıldığını iddia ettiği, Mahkemece 22.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan miktarlarda prime esas kazanç olduğunun tespitine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik inceleme ve araştırma ile gidilmiştir. Dosya kapsamında mevcut banka kayıtlarına göre davalı işyerinde ustabaşı olarak çalıştığı iddia olunan ... tarafından, ücret bordrolarında belirlenen ücret miktarlarının dışında davacıya bazı aylarda değişen miktarlarda ödeme yapıldığının, bazı aylarda ise hiç ödeme yapılmadığının anlaşılması karşısında Mahkemece, öncelikle davacıdan ... tarafından yapılan bu ödemelerin fazla mesai ücreti olarak mı yoksa ücret alacağı olarak mı ödendiği hususlarının sorulması, bu kapsamda tanık beyanlarına başvurulması, yapılacak araştırma ile yapılan ödemelerin fazla mesai ücreti alacağı olduğunun anlaşılması halinde davacıya yapılan ödemelere göre her ayın ayrı ayrı prime esas kazancına göre tespit kararı verilmesi, söz konusu ödemelerin ücret alacağına karşılık yapıldığının anlaşılması halinde ise hükme esas alınan bilirkişi raporundaki gibi her ay için ortalama olarak bulunan ücret miktarı esas alınarak prime esas kazanç tutarlarının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0565e8b6ece2c385 a5556272a55b338e