10. Hukuk Dairesi 2024/3348 E. , 2025/11513 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1591 E., 2023/2592 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/171 E., 2022/148 K. Taraflar arasındaki 2330 sayılı Kanun kapsamında malul olduğunun tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.12.2008' den sonra memuriyete başladığı, Elazığ İl Emniyet İstihbarat Şubesinde iken 16.04.2019 da kullandığı istihbarat şubesine ait .... plakalı araç ile göreve giderken ... Mahallesinde davacının araç kontrolünü kaybetmesi sebebiyle meydana gelen trafik kazasında yaralandığı, vazife malullüğü için Kuruma başvurulduğu, 09.03.2020 tarih 253 sayılı karar ile vazife malullüğü tespit kurulunun vazife malullüğünü kabul ettiği, davacının idari polisliğe geçtiği, davacının vazife malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi için Kuruma başvurduğu, Kurumun 10.04.2021 tarihli yazı ile talebi reddettiği, polis görev ve sorumluluklarına ilişkin 2559 sayılı Kanun 1 ve ek 7. maddelerde polisin emniyet ve asayişi sağlamak için faaliyet gösterdiğinin yazılı olduğu, olayın da bu kapsamda meydana geldiği, Danıştay 11. Dairesinin emsal kararları bulunduğu, görev yerine gidiş gelişlerin hizmetin parçası sayıldığını belirttiği, bu durumda 2330 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiği, Kanun'un 1. maddesindeki koşulların davacı yönünden gerçekleştiği, olayda kasıt bulunmadığı, görevin içeriğinin ise istihbaratçı olması sebebiyle açıklanamadığı, Kuruma sorulması gerektiği iddiasıyla 10.04.2021 tarihli işlemin iptali vazife malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamına girdiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, derdestlik, husumet, görev ve zamanaşımı itirazları olduğu, davacının yaralanmasına neden olan olayın 2330 sayılı Kanun kapsamında olmadığı ancak vazife malulü kabul edildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının emniyet teşkilatında görev yaptığı, istihbarat şubeye bağlı olarak çalıştığı, kaza tarihinde devlete ait aracı kullandığı ve yine emniyet tutanağına göre olayın görev sırasında meydana geldiği, dolayısıyla iç güvenlik ve asayişin korunması amacıyla görev yaptığının kabulü zorunlu olduğu, Kanun'un 2. maddesi kapsamında olayın meydana geldiği, Kurum vazife malullüğünü kabul etmiş ise de 2330 sayılı Kanun'un uygulanması isteğini tali kusurlu olduğu gerekçesi ile reddettiği, Kanun'da meydana gelen yaralanmaya esas olayda ilgilinin hiç kusurlu olmamasına ilişkin koşul bulunmadığı, vazife malullüğü ile ilgili düzenlemede kasıtlı olarak olaya neden olanlar için vazife malullüğü kabulüne engelleyen istisnalara kasıtlı eylem düzenlenmiş ise de davalı Kurum dahi olayda kasıt olmadığını kabul ettiği vazife malullüğü işlemi yaptığı, davacının trafik kazasının tek taraflı kaza olduğu bu tip kazalarda kasıt olmadıktan sonra kazaya neden olanın tali kusurlu bulunmasının neredeyse tüm kazalarda gerçekleştiği, tali kusurun Kanundan yararlanmayı engellemeyeceği, nitekim Danıştay 11. Dairenin 13.02.2018 tarih 2015/2197 Esas 2018/735 Karar sayılı ilamında da benzer bir olayda trafik kazasında yaralanan ve hakkında 2330 sayılı Kanun uygulanmayan çevik kuvvet polis memuru ile ilgili trafik kazası bakımından 2330 sayılı Kanundan yararlandırılması gerektiği sonucuna varıldığı, aynı Dairenin 09.02.2018 tarih 2016/429 Esas 2018/726 Karar sayılı ilamında da trafik kazasında 2330 sayılı Kanun'dan yararlanmak için yaralanma ölüm ya da sakatlanmanın görev ile ilgili olmasının yeterli olduğu yönetmeliğin 19. maddesine göre kasti eylem sonucu olay meydana gelmişse tazminat ödenmeyeceği dolayısıyla görevli kişinin kusurunun bulunmasının sonucu değiştirmeyeceği, kasıtlı eylem varsa yasadan yararlanamayacağı açıkça belirtildiği gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, 16.04.2019 tarihinde görevde iken geçirdiği trafik kazası sonucu vazife malülu sayılı davacının 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinin tespitine, aksine kamu görevlileri emeklilik daire başkanlığının 10.04.2021 tarihli işleminin iptaline karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesi kapsamında vazife malullüğü kabul edilen ve İdari Polis olarak görevine devam eden davacının yaralanması olayı, maddede tanımlandığı üzere iç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında veya 6353 sayılı Kanunla 2330 sayılı Kanun kapsamına alınan trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olduğu esnada ve bu görevlerin sebep ve tesiri sonucu gerçekleşmediğinden, ilgilinin vazife malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmemesi hususunda kurumlarınca yapılan işlemlerde bir yanlışlık bulunmadığı, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2330 sayılı Kanun kapsamında malul olduğunun tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b53337e01895b813 f8712fb0aba2863b This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2024/3348 E. , 2025/11513 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1591 E., 2023/2592 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/171 E., 2022/148 K. Taraflar arasındaki 2330 sayılı Kanun kapsamında malul olduğunun tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.12.2008' den sonra memuriyete başladığı, Elazığ İl Emniyet İstihbarat Şubesinde iken 16.04.2019 da kullandığı istihbarat şubesine ait .... plakalı araç ile göreve giderken ... Mahallesinde davacının araç kontrolünü kaybetmesi sebebiyle meydana gelen trafik kazasında yaralandığı, vazife malullüğü için Kuruma başvurulduğu, 09.03.2020 tarih 253 sayılı karar ile vazife malullüğü tespit kurulunun vazife malullüğünü kabul ettiği, davacının idari polisliğe geçtiği, davacının vazife malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi için Kuruma başvurduğu, Kurumun 10.04.2021 tarihli yazı ile talebi reddettiği, polis görev ve sorumluluklarına ilişkin 2559 sayılı Kanun 1 ve ek 7. maddelerde polisin emniyet ve asayişi sağlamak için faaliyet gösterdiğinin yazılı olduğu, olayın da bu kapsamda meydana geldiği, Danıştay 11. Dairesinin emsal kararları bulunduğu, görev yerine gidiş gelişlerin hizmetin parçası sayıldığını belirttiği, bu durumda 2330 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiği, Kanun'un 1. maddesindeki koşulların davacı yönünden gerçekleştiği, olayda kasıt bulunmadığı, görevin içeriğinin ise istihbaratçı olması sebebiyle açıklanamadığı, Kuruma sorulması gerektiği iddiasıyla 10.04.2021 tarihli işlemin iptali vazife malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamına girdiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, derdestlik, husumet, görev ve zamanaşımı itirazları olduğu, davacının yaralanmasına neden olan olayın 2330 sayılı Kanun kapsamında olmadığı ancak vazife malulü kabul edildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının emniyet teşkilatında görev yaptığı, istihbarat şubeye bağlı olarak çalıştığı, kaza tarihinde devlete ait aracı kullandığı ve yine emniyet tutanağına göre olayın görev sırasında meydana geldiği, dolayısıyla iç güvenlik ve asayişin korunması amacıyla görev yaptığının kabulü zorunlu olduğu, Kanun'un 2. maddesi kapsamında olayın meydana geldiği, Kurum vazife malullüğünü kabul etmiş ise de 2330 sayılı Kanun'un uygulanması isteğini tali kusurlu olduğu gerekçesi ile reddettiği, Kanun'da meydana gelen yaralanmaya esas olayda ilgilinin hiç kusurlu olmamasına ilişkin koşul bulunmadığı, vazife malullüğü ile ilgili düzenlemede kasıtlı olarak olaya neden olanlar için vazife malullüğü kabulüne engelleyen istisnalara kasıtlı eylem düzenlenmiş ise de davalı Kurum dahi olayda kasıt olmadığını kabul ettiği vazife malullüğü işlemi yaptığı, davacının trafik kazasının tek taraflı kaza olduğu bu tip kazalarda kasıt olmadıktan sonra kazaya neden olanın tali kusurlu bulunmasının neredeyse tüm kazalarda gerçekleştiği, tali kusurun Kanundan yararlanmayı engellemeyeceği, nitekim Danıştay 11. Dairenin 13.02.2018 tarih 2015/2197 Esas 2018/735 Karar sayılı ilamında da benzer bir olayda trafik kazasında yaralanan ve hakkında 2330 sayılı Kanun uygulanmayan çevik kuvvet polis memuru ile ilgili trafik kazası bakımından 2330 sayılı Kanundan yararlandırılması gerektiği sonucuna varıldığı, aynı Dairenin 09.02.2018 tarih 2016/429 Esas 2018/726 Karar sayılı ilamında da trafik kazasında 2330 sayılı Kanun'dan yararlanmak için yaralanma ölüm ya da sakatlanmanın görev ile ilgili olmasının yeterli olduğu yönetmeliğin 19. maddesine göre kasti eylem sonucu olay meydana gelmişse tazminat ödenmeyeceği dolayısıyla görevli kişinin kusurunun bulunmasının sonucu değiştirmeyeceği, kasıtlı eylem varsa yasadan yararlanamayacağı açıkça belirtildiği gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, 16.04.2019 tarihinde görevde iken geçirdiği trafik kazası sonucu vazife malülu sayılı davacının 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinin tespitine, aksine kamu görevlileri emeklilik daire başkanlığının 10.04.2021 tarihli işleminin iptaline karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesi kapsamında vazife malullüğü kabul edilen ve İdari Polis olarak görevine devam eden davacının yaralanması olayı, maddede tanımlandığı üzere iç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında veya 6353 sayılı Kanunla 2330 sayılı Kanun kapsamına alınan trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olduğu esnada ve bu görevlerin sebep ve tesiri sonucu gerçekleşmediğinden, ilgilinin vazife malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmemesi hususunda kurumlarınca yapılan işlemlerde bir yanlışlık bulunmadığı, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2330 sayılı Kanun kapsamında malul olduğunun tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b53337e01895b813 f8712fb0aba2863b ... ...