10. Hukuk Dairesi 2024/1953 E. , 2025/777 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1972 E., 2023/286 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/926 E., 2021/470 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı dava dilekçesinde özetle, olayın 02.01.2015 tarihinde davalı “ İnş. ve Eğ. Hiz. A.Ş.” unvanlı işyeri tarafından yürütülen inşaat faaliyetleri sırasında gerçekleştiğini, davacının işyerinde alt işveren ... İnş. Ltd.'ye bağlı elektrikçi olarak görev yaptığını, davacının olay esnasında inşaat alanından çıkmakta olduğunu, davacının hafriyat taşıyan diğer bir alt işveren ... Madenciliğe ait 34 HY 3191 plakalı kamyonun çarpması sonucu yaralandığını, olayın tamamen davalı işverenlerin kusurundan kaynaklandığını, meydana gelen maddi ve manevi kaybın tazmini için huzurdaki davanın ikame edildiğini belirtmiştir.
II. CEVAP Davalı İnş. ve Eğ. Hiz. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirketin yapmayı üstlendiği yerdeki proje inşasında işler bölümlere ayrılmış olup, delil listemizin iki numaralı ekinde sunulan sözleşmenin üçüncü maddesinde düzenlenen İşin Konusu başlıklı maddesi ile belirtilmiş olan ada parsel numarası ile verilmiş proje kapsamında A-B Etap platformatı elektrik tesisatı işlerinin sözleşme ve eklerinde verilen detaylara göre kısmi malzemeleri dahil olarak tüm işçiliği ... ... İnşaat Şirketine; delil listemizin üç numaralı ekinde sunulan sözleşmenin hafriyat işleri ... Madencilik Şirketine verilmiş olup müvekkil ... Projesinin inşası, projenin büyüklüğü de nazara alınmış ve işler bölümlere ayrılmış, sözleşmelerle işlerin tamamı anahtar teslim şekilde devredilmiştir, diğer davalı şirketlere verilen işleri bu şirketlere bırakarak işten el çekmiştir, müvekkil şirket tüm iş güvenliği ve sağlığı önlemlerini almış olup dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı herhangi bir fiili olmadığı gibi davacı yana gerekli eğitimler verilmiştir. Anılan sebeplerle haksız ve mesnetsiz olan davanın reddini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle;"... iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davaları nitelikçe sigorta tarafından karşılanmayan zararların giderilmesine ilişkin olup maddi tazminat belirlenir iken; maluliyet oranı, kusur oranı ve kanuni nedenler indirildikten sonra SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin indirilmesi suretiyle maddi tazminat miktarının belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda, tarafların kusur durumlarının tespiti amacıyla bilirkişi heyetince düzenlenen 14.10.2018 tarihli bilirkişi heyet raporu Mahkememizce denetlenerek kabul görmüş ve oluşa uygun bulunmuştur. Buna göre, davaya konu olayın meydana gelmesinde davalı İn. Eğ. Hiz. A.Ş.'nin %40, davalı ... İnş. ve Elekt. Tic. Ltd. Şti.'nin % 15, davalı ... Madencilik İnş. Nak. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %15 oranında kusurlu olduğu, dava dışı Ayhan Baycan'ın % 10 kusurlu olduğu, davacı kazalı işçinin %20 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı kazalı işçinin maddi tazminat talebi hakkında yapılan incelemede, tespit edilen kusur oranları doğrultusunda, davacının karşılanmayan zararlarının tespiti ile ilgili olarak hesap bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. 16.11.2020 tarihli bilirkişi raporu Mahkememizce denetlenmiş ve rapordaki değerlendirmeler ile tutarlar oluşa uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. SGK'nın müzekkere cevabından davacıya 4.338,25TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği anlaşılmakla davacının davaya konu olay nedeniyle uğramış olduğu toplam maddi zarar miktarından geçici iş göremezlik ödeneğinin mahsubu işlemi Mahkememizce aşağıdaki şekilde yapılarak; 510.073,04TL - (4.338,25TL ödenek*%80 kusur=3470,60TL) = 506.602,44TL karşılanmayan zararının olduğu sonucuna varılarak maddi tazminata yönelik davasının belirtilen miktar itibariyle kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı kazalı işçinin manevi tazminat talebi hakkında yapılan incelemede, Olay tarihinde 20 yaşında olan ve %49 oranında malul kalan davacının, gerek olay sırasında gerekse olaydan sonra derin bir acı ve üzüntü yaşadığı açıktır. Bu acı ve üzüntünün, davacının yaşadığı süre içerisinde de belirli bir oranda devam edeceğini kabul etmek gerekir. Bu nedenle, somut olayda manevi tazminatın koşulları oluşmuştur. Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Davacılar ... ve ... kazalı işçinin anne ve babası olup oğullarının uğradığı elim kaza nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır. Yargıtay uygulamalarına göre; bir kişinin cismani zarara uğraması durumunda, onun (ana, baba, eş, çocuk gibi) çok yakınlarından birinin de aynı eylem nedeniyle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğü ağır şekilde bozulmuşsa (örneğin eyleme uğrayan yakın kişi %100 işgöremez duruma gelmişse), onların da manevi tazminat isteyebilecekleri kabul edilmektedir. Kazalı işçinin %49 maluliyete uğradığı ve iş kazası sonucunda 20 yaşında bakıma muhtaç, kendi işini kendi göremeyecek hale geldiği anlaşılmıştır. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken; ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerekir. Belirtilen ilkeler gözetildiğinde, davacının olay nedeniyle yaşadığı ve bundan sonra da belirli oranda yaşayacağı acı ve üzüntüyü bir nebze olsun hafifletmek amacıyla, kazalı işçi için 80.000,00 TL manevi tazminat, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminat tutarının hakkaniyet ilkesine uygun olacağı sonucuna varıldığı..." gerekçesiyle; "1-Davanın kısmen kabulü ile Davacı ...'nın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile net 506.602,44 TL'nin maddi tazminatının kaza tarihi olan 02.01.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte; Davacı ...'nın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile net 80.000,00 TL'nin manevi tazminatının kaza tarihi olan 02.01.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte; Davacı ...'nın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile net 40.000,00 TL'nin manevi tazminatının kaza tarihi olan 02.01.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte; Davacı ...'nın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile net 40.000,00 TL'nin manevi tazminatının kaza tarihi olan 02.01.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte; Davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı İnşaat ve Eğitim Hizmetleri A.Ş., davada müvekkili şirketin işveren sıfatı ile sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından iş güvenliği ve sağlığı ile ilgili olarak tüm önlemlerin eksiksiz alındığını ve alınan önlemlerin kontrolünün sağlandığını, kazanın meydana gelmesinde davacı kazazedenin ve 3. şahsın tam ve ağır kusurunun bulunduğunu, ortaya çıkan zarardan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, işçilerin servis beklediği alanda meydana gelmesi sebebiyle iş kazası olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davanın reddine hükmedilmesinin gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açmada hukuki yararın bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının pasif dönemine ilişkin de hesaplamanın yapıldığını, yapılan bu hesaplamanın hatalı olduğunu, davacı lehine hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğu itirazında bulunmuştur. Davalı ... İnş. Elk. ve Tic. Ltd. Şti., ... Madencilik Şti.'nin tek başına asli kusurlu olduğunu, müvekkili şirket yönünden illiyet bağının kesildiğini, işverenin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, Mahkemece SGK raporu ile çelişkili ve hukuka aykırı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının kabul edilemeyeceğini, davacının anne-babasının da iş bu kaza nedeniyle manevi tazminat taleplerinin de reddinin gerektiğini, pasif devre zararının hesaplanmamasının gerektiğini, bu durumun yargısal ve kazai içtihatlarla sabit olduğunu, davanın reddi gerektiği itirazında bulunmuştur. Davalı ... Madencilik İnşaat Nak. ve Tic. Ltd. Şti., davacı ile müvekkili şirket arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığını, kazanın meydana gelme sebebinin davacının araçlar için ayrılmış şantiye yoluna çıkması ve yaya yolunda kalmamasından kaynaklandığını, asli kusurun davacıda olduğunu, davacı taraf dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun davranmadığını, maluliyet oranını kabul etmediklerini, müvekkili şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacılar lehine hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, müvekkili şirket kaza nedeniyle davacıya nakit yardımda bulunduğunu, tedavi giderlerini karşıladığını, ödemede bulunulduğu beyan edilip ilgili kayıtların sunulmasına rağmen ne hesap bilirkişisi ne de Mahkeme dikkate almadığını, davanın reddi gerektiği itirazında bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı İnşaat ...A.Ş. vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Madencilik ... Ltd. Şti. vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... İnşaat Ltd. Şti. vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir . C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme A) Davalılar vekillerinin davacılar yararına hükmolunan manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre İlk Derece Mahkemesince davacı kazalı Mehmet için 80.000,00 TL, davacı anne ve baba için ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B)Davalılar vekillerinin davacı ... yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Dosya kapsamından; Mahkemece hesaba dair 16.11.2020 tarihli kök rapor aldırıldığı, anılan raporlarda davacının sürekli iş göremezlik oranın Kurum Sağlık Kurulunun 20.04.2017 tarihli kararında belirlenen % 49 oranı olarak esas alındığı, davalılar İnşaat ... A.Ş. vekili ile ... Madencilik ...Ltd. Şti. vekilince hesap bilirkişi raporuna karşı süresi içerisinde sunulan itiraz dilekçesi ile davacı kazalının iddia edilen sürekli iş göremezlik oranını kabul etmediklerini beyan ettiği, davalı ... İnşaat ... Ltd. Şti. vekilince anılan rapora süresi içerisinde itiraz edildiği ancak sürekli iş göremezlik oranına dair açık bir itirazın bulunmadığı, Mahkemece davalılar firması ile ... firmasının bu yöndeki itirazın değerlendirilmeksizin anılan kök raporun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. 5510 sayılı Kanun'un 18. maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19. maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı; iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 95. maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır. Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir. Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Somut olayda, davacının sürekli iş göremezlik oranının %49 olduğuna ilişkin Kurum Sağlık Kurulu Kararının taraflar yönünden bağlayıcı olmadığı, davalılar firması ile ... firması vekilince süresinde ibraz edilen itiraz dilekçesinde Kurum tarafından tespit edilen sürekli iş göremezlik oranına da itiraz edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde Mahkemece sırasıyla Yüksek Sağlık Kurulu, Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Dairesinden rapor alınması; mevcut raporlar arasında çelişki oluşması ve itiraz halinde ise; raporlar arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulundan rapor alınmak suretiyle giderilmesinin ardından karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur. Mahkemece yapılacak iş, sürekli iş göremezlik oranına ilişkin davalılar ... A.Ş. ile ... Madencilik ... Ltd. Şti. vekillerinin itirazları gereği yukarıda açıklanan prosedür işletilerek davacının sürekli iş göremezlik oranını tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirleyip kesinleştirmek, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde davacının temyiz istemi bulunmadığı gözetilerek 16.11.2020 tarihli kök bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihleri değiştirilmeden hesaplama yapılması gerektiğini göz önünde bulundurmak, taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetecek ve oluşacak sonuca göre ayrıca davalı ... A.Ş. firma vekilince sunulan 09.10.2023 tarihli ibraname ve feragatname başlıklı belgenin de değerlendirilmesi suretiyle bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalılar vekillerinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davalılar vekillerinin davacı ... yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililerine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.