10. Hukuk Dairesi 2024/1724 E. , 2025/1454 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2020 E., 2023/1730 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/84 E., 2023/213 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinc davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirkete ait işyerinde 2018 yılı Nisan ayından beri makine montaj operatörü olarak çalıştığını, 04.08.2018 tarihinde çalışırken tarak makinesine bağlı makinenin temizlik ve bakımını yaptığı esnada elini makineye kaptırmak suretiyle kaza geçirdiğini ve sağ elinin 4 parmağının ampute edildiğini, davalı işverenin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uymadığını, sağ elinin 4 parmağı kesilen davacının sosyal ve iş hayatında yoksunluklara maruz kalacağını, psikolojik sorunlar yaşayacağını ve iş bulmasının zorlaşacağını beyan ederek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik ve manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının, davalı şirket nezdinde 16.04.2018 tarihinde işe başladığını, davacıya temel iş sağlığı ve güvenliği ile oryantasyon eğitimlerinin verildiğini, 04.08.2018 tarihinde harman halaç makinesinin durmasını beklemeden, aldığı tüm eğitimlere ve uyarı tabelalarına rağmen temizlik işlemine başlaması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde davacının tam kusurlu olduğunu ve davalı şirkete izafe edilecek bir kusur bulunmadığını, davacı tarafın, kazanın oluşumunda davalı şirketi kusurlu gösterme gayesi ile haksız menfaat sağlamaya çalıştığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle;".1-Davanın kısmen kabulü ile, a-Geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine, b-290.895,13 TL nin sürekli iş göremezlik tazminatın kaza tarihi olan 04.08.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-100.000,00 TL manevi tazminatın kaza arihi olan 04.08.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine.." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan maddi tazminat hesabına ilişkin bilirkişi raporunda davacı müvekkilin aylık gelirinin 'asgari ücret' üzerinden hesaplanması'nın hatalı olduğunu, her ne kadar davacı kazazede müvekkilin asgari ücret ile çalıştığı iddia edilip, bu doğrultuda hesaplama yapılmış ise de, müvekkilin yaptığı iş gereğince kalifiye elaman olduğu, maaşının asgari ücretten çok daha yüksek olduğunun muhakkak olduğunu, hükme esas alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunda müvekkile kusur izafe edilmesi hatalı olup müvekkil davaya konu iş kazasında kusursuz olduğunu, hatalı olarak tespit edilen kusur oranı üzerinden tazminat hesaplanması, gerçeği yansıtmadığı gibi kabulünün de mümkün olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarı hak ve nesafete uygun olmadığından kararı temyiz etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazaya sebebiyet veren davacının kusurlu davranışının burada başladığını, davacı temizlik işlemine başlamadan makinanın döner aksamının tamamen durmasını beklemiş olsaydı kazanın gerçekleşmeyeceğini, kazanın oluşu itibariyle mezkur kaza davacının temel iş sağlığı güvenliği ve oryantasyon eğitimlerinde verilen döner aksamlara ve çalışan makinelere tamamen durmadan müdahale edilmemesiyle ilgili kuralı ihlal ettiğinden dolayı gerçekleştiğini, bu kazanın meydana gelmesinde davacı tarafın tam kusurlu olduğunu ve müvekkil şirkete izafe edilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, haksız davanın reddi ile vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık,iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. 1- Davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 238.730,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Taraf vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR 1. Davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine, 2. Taraf vekillerinin maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına, 3. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! da6e4df5d5f66108 0e44abf5224293e4