Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/15385 E., 2025/1410 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/15385 E., 2025/1410 K. (04.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/15385
Karar No
2025/1410
Karar Tarihi
04.02.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/15385 E. , 2025/1410 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/377 E., 2024/215 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 60. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/474 E., 2024/79 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraflar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının taraflar vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle; sigortalının 28.10.2011 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının maluliyetini ve müvekkilinin kusurlu olduğuna dair iddiayı kabul etmediklerini beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Asıl dosya yönünden davanın kabulü ile 1-705.724,08 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 28.10.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Birleşen Ankara 65. İş Mahkemesinin 2021/661 Esas sayılı dava dosyası yönünden; Davanın kısmen kabulü ile 1-60.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 28.10.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; manevi tazminatın miktarına yön veren hukuksal ölçütler karşısında hükmedilen manevi tazminatın yüksek enflasyon ve paranın alım gücü karşısında oldukça düşük olduğunu, maddi tazminata ilişkin hükümde geleceğe yönelik değişmelerden ve hatalardan kaynaklanacak haklarının saklı tutulmamasının yargılama prensiplerine aykırı olduğunu, belli olmayan dönemler yönünden daha yüksek oranlı artış yönteminin benimsenmesi gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iş kazasında müvekkilinin kusuru olmadığını, işçinin ağır kusuru nedeniyle uygun illiyet bağının kesilmiş olduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi tazminattan sorumlu olmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 3.Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı işverenin husumet itirazının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, davalı ... Madencilik ve Teknolojileri Sanayi Tic. A.Ş. ile ... Enerji Mad. San. ve Tic. A.Ş. arasında 10.04.2013 tarihinde imzalanıp, 30.04.2013 yılında yürürlüğe girmesi kararlaştırılan "İşyerinin Devri ve Rödovans Sözleşmesi" ile işletmenin 30.04.2013 tarihinde davalı ... Enerji Mad. San. ve Tic. A.Ş.'ye tamamen devredildiğini, dava açılış tarihi olan 26.12.2015 tarihinde yasal olarak davalının sorumluluğunun kalmadığını, iş kazasında davalının kusurunun bulunmadığını, 02.06.2027 tarihine kadar 16 yıla yakın bir zamanın geçici iş göremezlik dönemi olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2023/3486 Esas 2023/3642 Karar sayılı 11.10.2023 tarihli kaldırma kararı doğrultusunda eksik bilgi ve belgelerin temini ile husumete ilişkin İlk Derece Mahkemesince yapılan değerlendirmede bir isabetsizlik olmadığı, davalı .... Madencilik ve Teknolojileri Sanayi Tic. A.Ş. ile dava dışı ... Enerji Mad. San. ve Tic. A.Ş. arasında 10.04.2013 tarihinde imzalanan İşyerinin Devri ve Rödovans Sözleşmesi ile işletmenin 30.04.2013 tarihinde dava dışı ... Enerji Mad. San. ve Tic. A.Ş.'ye tamamen devredildiği, ancak davaya konu iş kazasının 28.10.2011 tarihinde meydana geldiği ve talep olunan tazminat alacaklarının kaza tarihi itibariyle muaccel hale geldiği dikkate alındığında davalı işverenin hukuki sorumluluğunun olmadığına dair istinaf sebeplerine itibar edilemeyeceği, somut olayda, kusura ilişkin yapılan incelemede 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün ilgili maddeleri incelenmek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmış olduğu, fer'i müdahil vekilince, 16 yıla yakın sürenin geçici iş göremezlik dönemi olarak belirlenmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesi ile hesap raporuna itiraz edilmiş ise de Mahkemece hükme esas alınan hesap raporunda kaza tarihi olan 28.10.2011 tarihinden 02.06.2012 tarihine kadar geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı görülmekle bu yöndeki istinaf sebebinin yersiz ve dayanaksız olduğunun değerlendirildiği, tarafların sosyal ekonomik halleri, iş kazasının meydana geldiği tarih, tarafların kusur durumları ile davacının maluliyet oranı gözetildiğinde, Mahkemenin takdir edilen manevi tazminat miktarına ilişkin kararının isabetli olduğu gerekçesiyle taraflar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplere ek olarak Mahkemenin 28.03.2024 tarihli kararının "Hüküm" bölümünün 6/6. sahifenin "2." paragrafında, "Asıl ve birleşen dava yönlerinden davacı tarafından yapılan 5.919,80.-TL yargılama giderinden kabul ve red oranları dikkate alınarak takdiren 5.625,91.-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına" yönünde hüküm kurulmuş ise de hükümde bu bölüm yazılırken "davalıdan alınarak davacıya verilmesi" yerine sehven "davacıdan alınarak davalıya verilmesi" yönünde maddi hata yapıldığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 3.Fer'i müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. ve 77. maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4. maddeleridir. 3. Değerlendirme 1. Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. 3.Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ve fer'i müdahil vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.6100 sayılı HMK'nın 323. maddesinde yargılama giderleri sayılmış olup aynı Kanun'un 326. maddesinde ise Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, Mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı belirtilmiştir. 3.Somut olayda, Mahkemece verilen kararda kabul ve ret oranına göre yargılama giderlerinin paylaştırıldığı ancak maddi hata ile "davacıdan alınarak davalıya verilmesi" ibaresinin, "davalıdan alınarak davacıya verilmesi" şeklinde yazıldığı anlaşılmıştır. 4.Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Tarafların manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Davalı ve fer'i müdahil vekillerinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 3.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 4. İlk Derece Mahkemesi kararının; A) Hüküm kısmının 2. fıkrasının 5. bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere; "Asıl ve birleşen dava yönlerinden davacı tarafından yapılan 5.919,80 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranları dikkate alınarak takdiren 5.625,91 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına" rakam ve sözcüklerinin eklenmesi suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgili davacıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a247b39cad7a6a19 2ba8c4441cb203df

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı