Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/16022 E., 2025/5910 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/16022 E., 2025/5910 K. (15.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/16022
Karar No
2025/5910
Karar Tarihi
15.04.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/16022 E. , 2025/5910 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/49 E., 2024/17 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin son ücretinin 2.200,00 TL olduğunu, davacının işe girişinin SGK'ya 27.03.2010 tarihinde bildirildiğini ve ücretinin eksik gösterildiğini beyanla davacının 08.03.2010-27.03.2010 tarihleri arasında çalıştığının tespitine, gerçek ücret üzerinden primlerinin tamamlattırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; tespit davalarının kamu düzeninden olduğunu, bu davalarda kurum kayıtlarına itibar edilmesi gerektiğini, sadece tanık ifadelerine itibar edilmemesi gerektiğini, tanık dinlenecekse dinlenen tanıkların davalı iş yerinde çalışan bordro tanıkları olması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.04.2017 tarihli kararı ile '' Davanın kabulüne, Davacının, - 27.03.2010-30.06.2010 tarihleri arasında prime esas 93 gün, brüt 24,30 TL bildirilen günlük kazanç, brüt 62,25 TL tespiti istenilen günlük kazanç, brüt 37,95 TL günlük fark tutar. - 01.07.2010-31.12.2010 tarihleri arasında prime esas 180 gün, brüt 25,35 TL bildirilen günlük kazanç, brüt 64,50 TL tespiti istenilen günlük kazanç, brüt 39,15 TL günlük fark tutar, - 01.01.2011-30.06.2011 tarihleri arasında prime esas 180 gün, brüt 26,55 TL bildirilen günlük kazanç, brüt 67,05 TL tespiti istenilen günlük kazanç, brüt 40,50 TL günlük fark tutar, - 01.07.2011-31.12.2011 tarihleri arasında prime esas 180 gün, brüt 27,90 TL bildirilen günlük kazanç, brüt 69,08 TL tespiti istenilen günlük kazanç, brüt 41,18 TL günlük fark tutar, - 01.01.2012-06.06.2012 tarihleri arasında prime esas 156 gün, brüt 29,55 TL bildirilen günlük kazanç, brüt 73,80 TL tespiti istenilen günlük kazanç, brüt 44,25 TL günlük fark tutar ile davalı iş yerinde çalıştığının tespitine,'' dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 25.04.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli kararının süresi içinde davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2018/4640 E. - 2019/4613 K. numaralı ilamı ile ". Somut olayda; davacı vekili tarafından sunulan ve üzerinde işverenin imzası veya tarih bulunmayan listenin yazılı delil başlangıcı olarak nitelendirilemeyeceği açık olup, sadece tanık beyanları veya emsal ücret araştırması yapılarak sonuca gidilmesi hukuka uygun olmadığından, davacı tarafından iddianın ancak yazılı belgelerle kanıtlanması gerekmektedir. Prime esas kazancın miktarı dikkate alındığında bu konudaki talebin 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 288. ve 292. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200. ve 202.) maddelerindeki hükümler çerçevesinde ispatının gerektiği anlaşılmaktadır. Buna göre, hizmet tespiti yönünden verilen karar isabetli ise de, sigorta primine esas kazanç tutarı konusunda öngörülen yönteme uygun irdeleme ve değerlendirme yapılmaksızın, mahkemece tanık anlatımları ile emsal ücret araştırmasına dayanılarak istemin kabulüne karar verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 24.03.2022 kararı ile '' -Davanın kısmen kabulüne, Davacının, 01.10.2011-31.12.2011 tarihleri arasında prime esas 90 gün, brüt 27,90 TL bildirilen günlük kazanç, brüt 69,08 TL tespiti istenilen günlük kazanç, brüt 41,18 TL günlük fark tutar, -01.01.2012-06.06.2012 tarihleri arasında prime esas 156 gün, brüt 29,55 TL bildirilen günlük kazanç, brüt 73,80 TL tespiti istenilen günlük kazanç, brüt 44,25 TL günlük fark tutar ile davalı iş yerinde çalıştığının tespitine, Fazlaya ilişkin talebin reddine,'' kararı verilmiştir. Davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dairece; ''... Somut olayda, Mahkemece, bozma kararına uyulmuş ise de, bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ile ortaya çıkan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda, prime esas kazancın işverence Kuruma bildirilenin üzerinde olduğuna dair iddianın, hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmak kaydıyla işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatının mümkün olduğu göz önünde bulundurularak, bu nitelikte yazılı belge sunulamaması halinde, prime esas kazanç tespitine ilişkin istemin reddine karar verilmelidir. ''gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, işveren tarafından hazırlanan maaş bordrosunun gerçek ücret üzerinden hazırlanmadığını, davanın kabulüne dair kararı verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d729d77e4b0ea216 2f93abbc7177cd73

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı